Biome Boost
FOR ENGLISH CLICK HERE!Merhaba...
Biome Botanical, fazla ve derin temizliğin cildin doğal biyolojisini bozduğu düşüncesinden doğmuş, tamamen bitkisel ürünler geliştiren Avusturalyalı bir marka... Sabunlar, kozmetik ürünler ve aktibakteriyel ürünlerin cildimizin florasını bozarak, cilt yüzeyimize zarar verip antibiyotiklere direncimizi arttırdığını söylüyorlar ki, ben bu düşünceye zaten senelerdir katılıyorum. Çok fazla antibakteriyel ürün kullanmak, bence de cildimizdeki kötü bakterileri öldürmekle kalmayıp aynı zamanda bize gerekli iyi bakterileri de öldürerek cildimizi savunmasız bırakıyor. Bugün, markanın oldukça iddialı bir serumundan bahsetmek istiyorum. Biome Boost, prebiyotik bir cilt serumu...
Biome Botanical; dengesiz bir cildin, sedef hastalığı, alerji, egzama, dermatit gibi cilt rahatsızlıklarına, akne, kepek, rozesa ve yaraların geç iyileşmesi gibi durumlara daha yatkın olduğunu öngörerek; cildimizin kendi dengesine saldırmayı bırakmamız ve doğal bitkisel kaynakları kullanmaya başlamamızın zamanının geldiğine inanan bir marka...
Biome Botanical'ın şu anda satışta olan tek ürünü Biome Boost; üç adet prebiyotik içeriyor. Ciltte daha genç ve daha parlak bir görünüm elde etmeyi hedefliyor. İnce çizgi ve kırışıklıkları hafifleteceğini, cilde daha nemli hissettireceğini iddia ediyor. Hem kuru hem yağlı ciltlerin, cilt dengesini yeniden kazandırmayı vaadeden bu serum, cildin ph değeriyle de uyumlu...
Biome Boost'u iki aydır, gece bakımımda düzenli olarak kullanıyorum. Benim cildim; kuru, hassas, ince ve kızarıklıklarım var. Bunun dışında lekeli bir cilde sahip değilim. İtiraf etmem gerekirse, ürün elime geçtiğinde içerik listesini okuyup korkmuştum. Hayatımda ilk kez prebiyotik içeren bir ürünü kullanmak, bende endişe oluşturmuştu. Prebiyotiklerin bizim için ne kadar yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz ancak, bu içerikte bir ürünü ilk kez deneyimleyecek olmak gerçekten garip bir histi.
Biome Boost'u klasik bir serum gibi, cildimi temizleyip tonikledikten sonra uyguluyorum. Bir pompa ürün hem yüzüme hem boynuma yeterli geliyor ve ardından da nemlendiricimi sürüyorum. Bu serum, benim cildimde inanılmaz hızlı emiliyor, sanki cildim anında ürünü içiyor gibi hissediyorum. Ürünü ellerimle ısıtıp yüzüme tampon hareketlerle iyice uyguluyorum ve ürün o kadar hızlı emiliyor ki, yüzüme dokunduğumda kupkuru olduğunu görebiliyorum. Hemen ardından uyguladığım nemlendiricimin etkisini de gerçekten arttırıyor.
Biome Boost'u kullanmaya başladıktan yaklaşık 15 gün sonra, cildimin ışıl ışıl parlamaya başladığını gözlemledim. Sabahları parlak bir ciltle uyanıyorum ve iki ayın sonunda özellikle burun kenarlarımdaki kızarıklıklarım neredeyse kayboldu. Serumu kullanmaya başlamadan önce, her yüz temizliğimde mutlaka gerginlik hissederdim; artık suyun cildimde oluşturduğu kuruluğu daha rahat tolere edebiliyorum.
İkinci ayın sonunda, kapatıcı kullanmayı tamamen bıraktım çünkü, yüzümde kapatmam gereken kızarıklıklardan eser kalmadı. Senelerce mat görünen, makyajsız dışarı çıkmama müsaade etmeyen cildim sağlıkla parlamaya başladı ve ben bugün artık hiç ten makyajı yapmadan dışarı çıkabiliyorum. Asla mat ve hasta görünmüyorum.
Aşağıdaki fotoğrafta göz çevremde oluşmuş, içi dolu bir sivilcenin, Biome Boost uyguladığımın ertesi günkü değişimini görebilirsiniz. İki günün sonunda kalan kırmızılık da tamamen geçti. Biome Boost'u göz kenarımda olan egzamama sürdüğümde de sonuç aynı oldu, ertesi sabaha iyileşti. Dolayısıyla serumu lokal olarak da uyguladığımda sonuç elde edebildim. Kullanmaya başladığımdan bu yana da, cildimde kuruluğa bağlı pullanmalar yaşamıyorum; cilt tonum eşitlendi ve cilt tipimde çok kurudan normale eğilim göstermeye başladı ki, bu hayallerimin de ötesinde bir sonuç oldu.
Kullandığım ürünlerle ilgili abartılı sözler etmeyi hiç sevmiyorum fakat, bu serum gerçekten cildimi olumlu manada değiştirdi. Bu kadar memnun kalacağımı asla düşünmüyordum, daha önce kullandığım hiç bir bakım ürününden böyle güzel etki almadım. Ürünün antiageing etkisi de oldukça iyi ve ciltteki olumlu manada oluşan gerginliği hissedebiliyorsunuz.
İçeriği kullandığım tüm serumlardan farklı olan Biome Boost, aktif madde olarak LYCD içeriyor. LYCD; deri hücrelerinin oksijen alması yoluyla iyileşme sürecini teşvik eden, sağlıklı hücreler oluşturan bir maya hücresi... Serumda; Bifida fermantasyonu ile elde edilen bir maya türü de aktif olarak bulunuyor ki, bu maya antioksidan, nemlendirici ve yatıştırıcı etkiler göstererek, ciltteki UV hasarını önlemeye yardım ediyor. Biome Boost'daki diğer prebiyotik ise; GFF denilen, cildi nemlendiren ve cilt hücrelerinde hyalüronik asit oluşumunu tetikleyen bir maya grubu... Bunların yanı sıra, bu serum gliserin, B3 vitamini (niacinamide), hyaluronik asit ve kızılcık içeriyor. Biome Boost tamamen vegan ve içeriğinde herhangi bir koruyucu (paraben, bht...) içermiyor.
30 ml, ışık geçirmeyen beyaz bir pompalı şişede satılan Biome Boost; beyazımsı, akışkan bir yapıya sahip... Ne krem ne losyon, kendine has bir kıvamı var, diyebilirim. Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. Benim imkanım oldukça satın alacağım ve kullanmaya devam edeceğim tek serum olduğunu söylemeliyim.
Biome Botanical ne yazık ki, Türkiye'de satılmıyor ancak, buradan (tık tık) online olarak sipariş verebilirsiniz. Sadece paypal görünse de, Türkiye'ye gönderimleri var ve kredi kartıyla alışveriş yapılabiliyor. Bana kalırsa da, fiyatını sonuna kadar hakediyor. Son derece ilgili bir ekipleri olduğunu ve gerçekten çok şeker olduklarını da söylemeden geçemeyeceğim.
Sevgilerimle...











