HC Care Lightening Peeling Cleanser

Şubat 27, 2017 26 Comments A+ a-

Merhaba...

Aralık ayında ilk izlenim yazısını yazdığım HC Care ürünlerini, o zamandan bu yana düzenli olarak kullanıyorum. Bugün anlatacağım Lightening Peeling Cleanser, markanın yenileyici&aydınlatıcı peeling jel olarak tanımladığı bir ürün... 


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Peelingler cilt bakım rutinimin bir parçası... Haftada bir gün, düzenli olarak cildime peeling yapıyorum. Benim cildim çok kuru, ince ve hassas; dolayısıyla peeling seçiminde de titiz davranmaya çalışıyorum.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

HC Lightening Peeling Cleanser, cildi kuruluğun neden olduğu pul pul dökülmelere karşı korumayı ve cilt görünümünü yeniden canlandırmayı desteklemeyi hedefliyor. Ciltteki yüzeysel kirleri ve ölü hücreleri temizlerken, cildi yumuşak ve pürüzsüz bırakmayı vaadediyor. İçeriğindeki cilt tonu düzenleyen aktifler sayesinde de, ferah ve ışıltılı bir görünüm sağlamaya yardımcı olacağını iddia ediyor. 


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yüz ve boyun bölgesine, nemli cilde sabah ve akşam dairesel hareketlerle nazikçe masaj yaparak uygulanıp, bir süre bekletildikten sonra iyice durulanarak temizlenmesi öneriliyor. Ürünü göz çevremizden uzak tutmamız gerektiği özellikle belirtilmiş.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Bu peeling, jel kıvamında, şeffaf; içinde çok minik (tuz taneleri gibi) beyaz partiküllerle birlikte, benim için büyük sayılan kahverengi sert tanecikler de içeren bir ürün... Dürüst olmam gerekirse, kahverengi tanecikler aşırı yoğun miktarda değiller ancak, ürünü ilk gördüğümde beni oldukça korkutmuşlardı.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Ben bu peelingi haftada bir gün, duşta, cildim buharla iyice yumuşamışken, bir fındık büyüklüğünde alıp uyguluyorum. Yüzüme hiç bastırmadan, nazikçe bir dakika kadar masaj yapıp duruluyorum. Bu şekilde uygulamayla, benim hassas cildime bir zarar vermedi. Yüzüm acımadı ve çok fazla kızarmadı. Gerçekten güzel temizliyor ve düzenli kullanımda siyah nokta oluşumunu da önlediğini düşünüyorum. Ancak, benim için boynumda kullanmak mümkün değil, boynum yüzümden çok daha hassas ve hafifçe kaşısam dahi morarıyor. Zaten, boynuma peeling uygulamak gibi bir ihtiyacım da yok. Cildimdeki pul pul olmuş bölgeleri de temizleyip rahatlattığını ve bu konudaki iddiasını da gerçekleştirdiğini söyleyebilirim.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Peeling taneciklerinin içinde bulunduğu jelin, cildi nemlendirme özelliği kesinlikle var. Peelingi duruladıktan sonra, geriye yumuşak ve hafif nemli bir cilt bırakıyor. Benim cildim çok kuru, dolayısıyla peşinden mutlaka nemlendiricimi uyguluyorum ancak, yüzümü germemesi bile bana yetiyor. Normal ve yağlı ciltlere çok daha konforlu bir sonuç vereceğini düşünüyorum.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

HC Care Lightening Peeling Cleanser, tüm cilt tipleri için uygun bir peeling... 150 ml, yumuşak plastikten bir tüpte satılıyor. Ambalajının yapısı sayesinde ürün almak çok kolay... Miktarını göz önüne alınca, benim kullanım sıklığımla bir senede ancak biteceğini düşünüyorum. Ürünün üzerinde sabah-akşam kullanım önerilse de, HC Care yetkilisi Asena Hanım da bize yaptığı sunumda, haftada 1-2 kez kullanımın yeterli olacağını belirtmişti. Dolayısıyla, oldukça bereketli bir ürün olduğunu söyleyebilirim. Ürünün açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var.


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Ürünün içeriğinde bambu saplarının tozu var. Bahsettiğim beyaz peeling tanelerinin bunlar olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, Lightening Peeling Cleanser'ın şekerli bir peeling olduğunu da belirtmeliyim. Argan bitkisinin kabuk tozları da peeling taneciği olarak kullanılmış. Ürünün içindeki, cildimize peeling yaptığımız tüm tanecikler doğal kaynaklılar... Aynı zamanda bu peeling; hyaluronik asit, aloe vera, çay, cildi rahatlatan bir madde olan bisabolol ve cadı fındığı bitkisi içeriyor. İçerik listesinin sonlarında parfüm var. Bu ürünün hafif ve ferah bir kokusu var. Ve paraben içermiyor. 


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

HC Care markası hayvanlar üzerinde test yapmıyor ve ürünlerinde hayvansal katkı maddeleri kullanmıyor. Aynı zamanda bir Türk markası olması da, benim için tercih edilesi bir özelliği...
HC Care Lightening Peeling Cleanser ve tüm HC Care ürünlerine seçili eczanelerden ya da markanın online satış sitesinden ulaşabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin

Şubat 26, 2017 14 Comments A+ a-

Merhaba...

Fantastik kurgu romanlarıyla aram pek iyi değildir. Bununla birlikte, özel basım kitaplara da hiç dayanamam. Metis Yayınları 30. kuruluş yıldönümlerinin anısına Ursula K. Le Guin'in ünlü Yerdeniz serisini tek kitapta toplayınca, bana da bu özel baskıya kütüphanemde yer vermek düştü. 
Ursula Kroeber Le Guin, Kaliforniya'lı bir yazar... 1950'li yıllarda fantastik öyküler ve romanlar yazmaya başlayan yazarın Ulusal Kitap Ödülü, beş kez Hugo ve beş kez Nebula Ödülü, Kafka Ödülü gibi çok sayıda edebiyat ödülü var.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Tolkien'i ayrı tutarsak, neredeyse hiç okumadığım bir tür olan fantastik kurguda okuduğum ilk yazar, Ursula Le Guin... Ünlü Yerdeniz serisinden de övgüyle bahsetmeyen pek kimseyle karşılaşmadığımı da söylemeliyim. Bugün, serinin ilk kitabı olan Yerdeniz Büyücüsü'nü okuma hikayemden ve kitapla ilgili düşüncelerimden bahsedeceğim.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yerdeniz Büyücüsü, serinin ana kahramanı olan büyük büyücü Çevik Atmaca'nın çocukluğundan ve ilk gençlik yıllarından bahsediyor. Gerçek adı Ged olan ancak, insanların Çevik Atmaca olarak tanıdığı kahramanımız; annesini daha bebekken kaybettiği için, köyün cadısı olan teyzesi tarafından büyütülüyor.
Çocuk 13 yaşını doldurduğunda da, ilk ve gerçek ustası Ogion'la birlikte köyünü terk ediyor ve büyük bir büyücünün çırağı oluyor. Büyücülük yeteneği çok büyük olan Ged, ustası Ogion'un sabır dolu eğitiminden kısa sürede sıkılıp, büyücülük konusundaki yüksek sanatların öğretildiği Roke Adası'na gitmek istiyor. Öykünün ilerleyen kısımlarında, Çevik Atmaca yetişkin bir adam olduğunda, ustası Ogion'dan ayrılmanın pişmanlığını sıkça dile getirecektir.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Roke Adası'nda yetenekleriyle kısa sürede göze çarpan Çevik Atmaca çok çalışıp, kolay öğrenmesiyle öğretmenlerinin takdirini kazanıyor ve hısımlarından daha özel ve ilgili bir eğitime tabi tutuluyor.
Kendisine cahilde güvenen ve ergenliğinin verdiği hırs ve gururla yapmaması gereken bir büyü yapıp, istemeden çok korkunç bir varlığın kendisine musallat olmasına sebep oluyor. Bence, asıl hikaye ve yazarın okuyucusuna iletmek istediği asıl mesaj da burada başlıyor. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Çevik Atmaca bu olaydan sonra Roke Adası'ndan ayrılıp, kendisinin peşinden gelen ve onu ele geçirmeye çalışan "gölge"den kaçmaya başlıyor. Ve kaçtıkça, tüm enerjisini ve dikkatini kaçmaya odakladığından gittikçe güçsüzleşiyor. Bu arada, türlü maceralar da yaşıyor ancak, çok uzatmamak ve kopya vermemek adına bunlara değinmiyorum. Sonunda gerçek ustası Ogion; Çevik Atmaca'ya düşmanından kaçmamasını, aksine onun peşinden gitmesini öğütlüyor.
Ustasının öğüdüyle "gölge"nin peşine düşen Çevik Atmaca, kaçmak yerine kovalamaya başladığında; bu sefer yaratığın kendisinden kaçmaya başladığını fark ediyor. Avken avcı oluyor. Bu kovalamaca ve kovalamaca sürerken Ged'in korkularıyla yüzleşmesi sayfalarca maceralar eşliğinde sürüyor. Gölge, Ged'i sürekli aldatarak, ondan uzaklaşmaya çalışıyor.
Gölge'yi dünyanın sonuna kadar takip eden büyücümüz, tahmin edebileceğiniz gibi, sonunda düşmanını buluyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yerdeniz Büyücüsü'nü okurken zaman zaman zorlansam da, yazarın kitabın sonunda verdiği mesaj hem çok anlamlı hem de takdire değerdi. Kitabın sonunda Çevik Atmaca'nın kaçtığı, korktuğu ve sonunda kovaladığı en büyük düşmanının aslında onun ölümü (ya da onun gibi bir şey) olduğunu öğreniyoruz. Ve yazar bize diyor ki; en sonunda bir gün, bir şekilde öleceğinizi kabul ederseniz ve bunun bilincine gerçekten kavuşursanız, hiç kimse ve hiç bir güç sizi etkisi altına alamaz, sizi olduğunuz kişiden uzaklaştıramaz ve yolunuzdan döndüremez. Dünya'nın en güçlü insanı, mutlak sonunun gerçeğiyle barışmış olan insandır. En azından, kitabı bitirdiğimde, benim oturup düşündüğüm buydu. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

"Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta, 
yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca."

Sevgilerimle...

Dior Hydra Life Pro-Youth Sorbet Eye Cream (Dior Hydra Life Göz Kremi)

Şubat 24, 2017 34 Comments A+ a-

Merhaba...

Bloğumu uzun süredir takip edenler, hala aradığım göz kremini bulamamış olduğumu bilirler. Senelerdir hem uygun fiyatlı hem yüksek fiyatlı çeşitli markalardan göz kremleri deniyorum. Blog yazmaya başladığımdan bu yana da, kullandığım her göz kremi burada yerini buluyor. Bugün bahsedeceğim, Dior Hydra Life Creme Sorbet Yeux Pro-Jeunesse, Pro-Youth Sorbet Eye Cream'i iki ay boyunca sabah-akşam düzenli olarak kullanıp bitirdim. Artık, hakkındaki düşüncelerimi yazabilirim.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Dior'un "Nemlendirmenin ötesinde, cilt için gençlik kaynağı" sloganıyla satışa çıkardığı Hydra Life serisi, geniş bir ürün skalasına sahip... Cilde biyolojik yenilenme faydaları sağlamak üzere; üç saf bitki özünden elde edilen bir konsantre içerdiği belirtilen bu seri, siyah gül ve centella (yarı tropik, cildi ve yaraları iyileştiren bir bitki) içeriyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Hydra Life serisinin göz kremi; şişkinliği azaltmayı, göz altı morluklarını gözle görülür bir şekilde hafifletmeyi vaadediyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Benim göz altlarım kuru, ince kırışıklıklarım var ve çok mor. Göz altlarımdaki nemsizliğe çözüm olan göz kremleri bulmuş olsam da, beni asıl rahatsız eden göz altı morluklarımı toparlayan bir ürün bulamıyordum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Dior Hydra Life göz kremi; yumuşak yapılı, beyaz renkli, kokusuz bir ürün... Dior bu ürüne "sorbe krem" demiş ancak, bence oldukça yeterli bir nemlendirme performansına sahip. Çok az miktar kullanmak yeterli oluyor, dolayısıyla bence oldukça da bereketli. Mercimek büyüklüğünde aldığım kremi göz altlarıma ve gözümün dış kenarlarına bırakıp, yüzük parmağımla hafifçe tampon hareketler yaparak; gözümün dış kenarına geldiğimde de sekiz çizer gibi hafif masajla uyguladım. Krem çok kolay emiliyor ve bende ağır, yapışkan bir his bırakmadı. Kolay emildiği için de, hemen ardından makyajımı yapabildim. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Dior Hydra Life'ın benim bu güne kadar kullandığım en iyi göz çevresi kremi olmasının sebebi ise, vaadini yerine getirip göz altı morluklarımı çok ciddi anlamda toparlaması oldu. Bu kremin bende bu denli bir toparlanma oluşturacağını tahmin etseydim, öncesi-sonrası fotoğrafı çekerdim kesinlikle.
Ben senelerdir corrector kullanmadan dışarı çıkamayan biriyim. Kapatıcılar bana asla tek başlarına yeterli gelmez. Hydra Life'ı kullanmaya başladıktan yaklaşık bir ay sonra corrector kullanmayı bıraktım. Sonrasında, sadece fondötenimi göz altıma da kullanmak bana yeterli gelmeye başladı. Şimdilerdeyse, istersem hiç bir şey sürmeden dışarı çıkabiliyorum. 


https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Bu demek değil ki, artık göz altlarım ışıl ışıl!.. Tabi ki, değil. Hala çok hafif morluklarım var ancak, eskisi gibi dayanılmaz boyutta değiller, göze batmıyorlar. Hiç makyaj yapmadan dışarı çıktığımda artık kendimi kötü hissetmiyorum. Kremi kullandığım dönemde, bir miktar dinlenme fırsatı bulduğumu da söylemeliyim. Bunun da göz altlarımın toparlanmasına yardımcı olduğunu düşünüyorum ki, benim morluklarımın sebeplerinden biri de aşırı yorgunluk. Hem kremin etkisi hem de biraz dinlenme şansı bulmuş olmamın birlikte işe yaradığına inanıyorum. Yoksa, hiç bir bakım kremi tek başına mucizevi değildir.
Benim göz altlarımda şişliklerim olmadığı için, ürünün bu konudaki vaadini gözlemleyemedim. Hydra Life göz kreminin antiageing etkisi olmadığını ve kırışıklıklara dair bir iddiasının da bulunmadığını eklemeliyim.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Ürün gayet ağır ve cam bir kavonozda satılıyor. Kavonozun yanında ürünü kullanmamız için spatulası var. Ben kremi hep bu spatulayla aldım. Kavonozun tek sıkıntısı, içindeki krem azaldığında ambalaj tasarımından dolayı kalan ürünü almanın zor olması... Ben de, dipte ve kenarlarda kalan ürünü bir pamuklu çubukla toplayıp, seyahat kabına aktararak kremi bitirdim. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Göz kreminin içerisinde siyah gül ve centelladan başka gliserin, biotin, hyaluronik asit, peptitler, ebegümeci bitkisi, mayasıl otu, moringa gibi bitkiler bulunuyor. Bununla birlikte; içerik listesinin ortalarında parafin ve silikon yer alıyor. Dolayısıyla, silikona hassasiyeti olanların bu durumu değerlendirmesini öneriyorum. Krem, paraben içermiyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü olan Dior Hydra Life Creme Sorbet Yeux Pro-Jeunesse, Pro-Youth Sorbet Eye Cream; bir göz kreminden neredeyse tüm beklentilerimi karşılayan, göz altlarımı nemlendiren ve morluklarımı gerçekten tamamen hafifleten bir üründü. Fiyatından dolayı, en azından yakın zamanda tekrar satın alabileceğimi zannetmiyorum ancak, her fırsatta ve bütçe ayırabildikçe satın alacağım.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Dior ürünlerini Sephora'larda, Sevil ve Tekin Acar mağazalarında bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

L'oreal Infallible Sculpt Kontür Paleti

Şubat 22, 2017 19 Comments A+ a-

Merhaba...

Kontür uygulaması iyiden iyiye günlük makyajımın bir parçası haline gelmeye başladığından bu yana; önce kontür pudraları, sonra da krem yapılı ürünler makyaj koleksiyonumda yer almaya başladılar. 2016 yılının yaz mevsiminde hayatıma giren krem yapılı ürünlerden kimini çok sevdim, kimini ise satın aldığıma pişman oldum. Bugünkü yazımın konusu olan, L'oreal Infallible Sculpt kontür paleti geçtiğimiz yaz başında satın aldığım ancak, yazısını burada bulabileceğiniz kontür sticki bitirmeye inat edince kullanmaya geç başladığım bir ürün oldu.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Bildiğim kadarıyla iki rengi olan Infallible Sculpt kontür paletinin, bendeki rengi 01 Light... Aydınlatma için bir açık renk ve gölgelendirme için de bir koyu renk krem yapıda ürün içeriyor. Paletin içinde dik yamuk şeklinde dizayn edilmiş olan her iki ürünün panı, birbirine eşit büyüklükte...
L'oreal Infallible Sculpt, "krem pudra" olarak tanımladığımız ürünlerden... Palette krem yapıda olan ürünler, uyguladıktan sonra pudralaşıyorlar. Her iki ürün de yumuşak yapıdalar. Fırçayla veya süngerle gayet kolay alınabiliyor ve zahmetsizce cilde transfer oluyorlar.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Ürünlerin dağıtılmaları da oldukça kolay... Ben genellikle fırçayla kontür hattını belirleyip ardından süngerimle dağıtıyorum. İstersem belirgin, istersem hafif bir sonuç elde edebiliyorum. Ürünler dağıtılırken kaybolup gitmiyorlar. En iyi uygulamayı Nars ita tarzında düz formlu kontür fırçalarıyla yapıyorum. Real Techniques kontür fırçası gibi yuvarlak formlu fırçalarla istediğim görüntüyü elde etmekte zorlandığımı söylemeliyim. Kontür rengini süngerle dağıttığımda günlük makyajım için yeterli görüntüyü elde ederken, fırçayla dağıttığımda daha belirgin ve keskin bir görüntü elde ediyorum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Paletin aydınlatıcı rengi, pembe alt tonlu bir krem rengi... Tamamen mat, hiç bir ışıltı içermiyor. Yapısı incecik ve çok kolay dağıtılıyor. Mat ama aydınlık sonuç elde etmek için yapısının ideal olduğunu düşünüyorum. Burun üstü, çene, elmacık kemikleri, alın ortası, kaş kemiği gibi bölgelere aydınlık vermek için ve kontür hattını belirginleştirmek için kullanılması öneriliyor. Ben sarı alt tonlu olduğum için, pembe alt tonlu bu aydınlatıcıyı yüzümde kullanamıyorum. Bana çok pembe kalıyor ve sarı alt tonlu olan cildimle bütünleşmediği için, apayrı bir şekilde görünüp adeta bağımsızlığını ilan ediyor. Ben de, sadece kaş kemiğimin üzerinde kullanıyorum. Bazen de, tüm göz kapağıma renk eşitliği sağlaması için, farlarımın altına astar rengi olarak tercih ediyorum. Bu aydınlatıcının pembe alt tonlu olan açık tenlilerde güzel duracağını düşünüyorum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Paletin kontür rengi ise, soğuk tonlu bir kahverengi... İçerisinde turunculuk barındırmıyor. Benim cildimde gerçekten çok doğal duruyor. Ben, elmacık kemikleri belirginleştirmek için ve kocaman alnımı biraz olsun dar gösterebilmek adına alnımın dış köşelerine uyguluyorum. Bazen de, çene kemiğimin alt kısmına ve burun kenarlarıma da gölge vermek için kullanıyorum ancak, vaktim darsa bu adımı genellikle atlıyorum. İstediğim oranda dağıttığımda oldukça doğal bir sonuç yakalıyorum. Kontür ürünü de, aydınlatıcı gibi oldukça yumuşak ve ince yapılı... Bir süredir elimden düşürmediğim için de, kontür kısmının çukurlaştığını ve aydınlatıcıdan çok daha önce bitireceğimi söyleyebilirim. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Benim cildim kuru olduğu için sanırım; bu ürün bende tam bir mesai günü kalıyor. Üzerinden pudra bir ürünle geçmeye gerek duymuyorum. Ancak, bir kontür pudrasıyla sabitlenerek desteklendiğinde çok daha belirginleşip, kalıcı olduğunu söylemeliyim.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Toplamda 10 gr ürün içeren L'oreal Infallible Scupt kontür paleti, plastik ve sıkı kapanan bir ambalaja sahip... Çantama attığımda bir sorun yaşamıyorum. Kapağının yarısı şeffaf, kalan yarısının iç kısmında ise aynası var. Bu ayna, acil durumlarda iş görebilecek büyüklükte... Paletin içinden, her yüz şekline göre nasıl kontür yapılabileceğini anlatan bir kitapçık çıkıyor. Bunun yerine kullanışlı bir fırça koysalar, daha iyi olabilirmiş diye düşünüyorum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Paletin arkasını çevirdiğinizde de, ürünün yapısıyla ilgili bilgiler bulabiliyorsunuz. Silikon ve parafin içeren Infallible Sculpt paleti paraben içermiyor.
L'oreal Infallible Sculpt kontür paletini ve tüm L'oreal Paris ürünlerini Gratis, Rossmann gibi bir çok kozmetik mağazasında ve internet üzerinden bulmak mümkün... Önümüzde 8 Mart Kadınlar Günü indirimleri de varken, aklınızda olsun.

Sevgilerimle...

Schwarzkopf BC Bonacure Hairtherapy Moisture Kick Nem Yükleme Şampuanı

Şubat 20, 2017 24 Comments A+ a-

Merhaba...

Bugün, kuru saçlarıma çare arayışlarım sırasında satın aldığım Schwarzkopf BC Bonacure Hairtherapy Moisture Kick, nem yükleme şampuanından bahsedeceğim.
Öncelikle, büyük boy ürün gördüğümde kendimi kontrol etmeyi en yakın zamanda öğrenmem gerektiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Daha önce hiç denemediğiniz bir şampuanın 1 litrelik boyunu satın almak hiç mantıklı değil. Ancak, ben büyük boy ürün gördüğümde gözüm döndüğü ve hemen alıp eve götürmek istediğim için; şampuan arayışım sırasında karşıma 1000 ml BC nem yükleme şampuanı çıkınca dayanamadım.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

BC Moisture Kick nem yükleme şampuanı; normal, kuru ve kıvırcık saçlar için üretilmiş... Hyaluronik asit içeriyor ve bu sayede hücresel seviyede çalışarak saç yapısını onarmayı hedefliyor. Saçın nem dengesini yeniden kazanmasını ve optimum düzeyde nem tutmasını sağlayacağını iddia ediyor. Yumuşak, esnek, hacimli, parlak ve beslenmiş saçlar vaadediyor yani; benim saçlarım için istediğim her şeyi.
Tahmin edeceğiniz gibi, çok büyük umutlarla ve beklentilerle satın aldığım bu şampuan; ilk kullanımlarımda beni kendine hayran bıraksa da, çok zaman geçmeden bu hayranlığım değişti.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Şampuanı kullandığım ilk sefer, parmaklarımın arasından kayarcasına yumuşamış saç boylarım, açıkçası beni inanılmaz mutlu etti. Şampuan daha ilk yıkamada saç boylarıma o kadar fazla yumuşaklık ve parlaklık verdi ki, aradığım şampuanı sonunda bulduğumu düşündüm. Ancak, saç boylarını o kadar nemlendirip yumuşatıyor ki, o yumuşaklıktaki saçlardan hacimli olmalarını beklemek bence zaten mümkün değil. Dolayısıyla, şampuan hacim verme vaadini benim saçlarımda yerine getirmedi.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

BC Moisture Kick nem yükleme şampuanını kullanmaya başladıktan birkaç gün sonra, saç derimde kaşıntı ve pullanmalar oluşmaya başladı. Bu pullanmalar kısa sürede artıp, yaraya dönüştü. O dönem saç bakım rutinimde değiştirdiğim tek ürün şampuanım olduğu için de, daha önce markaya güvenimden dolayı hiç dikkat etmediğim içerik listesine baktım ve suçluyu buldum. Bu şampuan içerik listesinin ikinci sırasında SLS içeriyor ve ne yazık ki, SLS içeren tüm şampuanlar benim saçlarımda bu soruna sebep oluyor. Benim saç derimin uzun süredir bu maddeye karşı gösterdiği bir tepki bu ve şampuanın markasıyla ya da etkisiyle hiç ilgisi yok.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Ben bu şampuanı uzun süredir, saçlarımı ilk şampuanlamada, saç derime hiç değdirmeden, sadece saç boylarımı yumuşatmak ve nemlendirmek için kullanıyorum. Sonrasında saç diplerim için SLS içermeyen, günlük kullandığım şampuanıma geçiyorum. Yaklaşık bir senelik düzenli kullanımımla ancak bitirebildim. Oldukça bereketli bir ürün ve saç boylarımda bıraktığı etkiden de çok memnunum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Şampuanın verdiği nem, esneklik ve parlaklık gerçekten çok güzel ancak, benim saçlarıma vaadettiği doğal hacmi vermedi. Eğer, SLS sizde sorun oluşturmuyorsa ya da bu içerikten herhangi bir sebeple uzak durmuyorsanız ve kuru saçlarınız varsa, bu şampuanın küçük boylarından deneyebilirsiniz. Keratin, hyaluronik asit ve gliserin içeriyor. Silikonsuz ve parabensiz bir şampuan... Parfümlü ve çok baskın olmayan, benim hoşuma giden bir kokusu var. Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü olan, beyaz renkli bu şampuanın, az miktarı tek sefer için yeterli geliyor. 
Schwarzkopf BC serisinin her çeşidinde SLS olmadığını da belirtmeliyim. Dolayısıyla, bu seriden ürün seçerken içerik kısmına özellikle dikkat etmekte yarar olabilir.

Shwarzkopf profesyonel saç ürünlerini kuaförlerden ve internet üzerinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Maybelline Color Tattoo Krem Farlar (Işıltılı Seri)

Şubat 19, 2017 14 Comments A+ a-

Merhaba...

Bugünkü yazımda Maybelline Color Tattoo farların ışıltılı serisinden sahip olduğum üç rengi anlatacağım. Bendeki renkler; 35-on and on bronze, 65-pink gold, 05-eternal gold...
Maybelline Color Tattoo krem farlar, 24 saat göz kapağında kalma iddiasındalar. 24 saati test etmek, en azından benim için mümkün değil ancak, kalıcılıkları gerçekten harika!.. Color Tattoolar benim, Mac paint potlardan sonra denediğim ilk krem farlar... 

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Color Tattoo'ların yapıları yumuşak, sürümleri kolay... Hem fırçayla hem parmaklarımla uyguladığımda aldığım sonucu beğeniyorum. Fırçayla uyguladığımda daha yoğun bir renk elde ederken, parmaklarımla uyguladığımda daha doğal bir sonuç elde ediyorum. Farların genel olarak, toz farlarla da uyumu iyi... Toz farlarla geçiş sağlamak istediğimde beni zorlamıyorlar. Göz kapağına hızlıca sabitlenme özellikleri olduğundan, uygulama esnasında elimizi çabuk tutmamız gerekiyor ancak bu süre, panik yapmamızı gerektirecek kadar da kısa değil. Bir kez sabitlendiklerindeyse, yağ bazlı bir göz makyaj temizleyiciyle çıkartmadan, benim göz kapaklarımdan kıpırdamıyorlar.

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

35-On and on Bronze rengi, sahip olduğum bu üç far içerisinde en sevdiğim ve en sık kullandığım renk... Özellikle, farı ilk satın aldığım 2015 yaz mevsiminde neredeyse her gün bu farı kullanmıştım. Hala da sıklıkla kullanıyorum, farın çoğunu bitirdim sanırım. Anlayacağınız üzere, iki seneye yakındır bende ve yapısında hiç bir değişiklik olmadı. Bu far, adından da anlaşıldığı gibi ışıltılı bir kahve-bronz renge sahip... Tonu bence, çoğu kişiye yakışacak, günü tek başına bile kurtarabilecek, çok kullanışlı bir renk... Tek başına da kullandığım oluyor, bence sür çık diye tanımladığımız farlardan.

65-Pink Gold, açık pembe renkli, ışıltılı bir far... Çok iddialı ve çiğ bir renk gibi görünebilir. Ancak benim gibi açık tenliyseniz, asla abartılı bir duruşu yok. Özellikle parmağımla dağıtarak kullandığımda çok doğal bir duruşu oluyor. Mürdüm tonlarıyla da uyumu gerçekten çok güzel... Bu farı, en çok elimdeki mat pembe-mürdüm farların altına baz olarak kullanıyorum, bu şekilde mat farlara satenimsi bir görüntü veriyor. 

05-Eternal Gold ise, tam bir altın sarısı... Oldukça açık ve parlak... Dürüst olmam gerekirse, bu rengi hangi akla hizmet satın aldığımı bilmiyorum. Makyajımda "gold" diye tabir ettiğimiz tonları kullanmayı seviyorum ancak, bu renk o kadar açık ve parlak bir sarı ki, kullanmam mümkün değil. Fotoğraftan da anlaşıldığı gibi, el değmemiş halde, yepyeni duruyor.

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Maybelline Color Tattoo farların çok çabuk kuruduğunu söyleyen çok kişi duydum. Hatta bana, yakın çevremden farların kuruyup kurumadığını da soranlar oldu. Farların kapaklarını kullandıktan hemen sonra sıkıca kapatır ve ters olarak (cam kısmı yukarı dönük şekilde) saklarsanız hiçbir şey olmuyor. Üç far da, bir buçuk seneyi aşkın süredir bende ve yapılarında hiç bir değişiklik olmadı. 

Maybelline Color Tattoo farları; Gratis, Rossmann gibi kozmetik marketlerden, indirimsiz olarak 20 TL civarında bir fiyata satın alabilirsiniz. 

Sevgilerimle...

Fonex Argan Therapy 10 In 1 Hair Treatment

Şubat 17, 2017 30 Comments A+ a-

Merhaba...

Benim gibi ince telli ve kolayca karışan saçlara sahipseniz, saç tarama faslının nasıl işkenceye dönüşebileceği konusunda da ayrıntılı fikirleriniz vardır. Saçımı her yıkamamda saç kremi ve maske kullansam da; duştan çıktıktan sonra mutlaka durulanmayan, saç taramaya yardımcı bir ürün kullanıyorum. Aksi halde saçlarım koparak kırılıyorlar.
Fonex'in Argan Therapy serisini Başak'ta gördüğümde çok merak etmiştim ve kendisinden ürünleri denemek için öne almasını rica etmiştim. Bir süre sonra, canım arkadaşım bana bir kargo gönderdi ve paketi açtığımda karşımda Fonex Argan Therapy saç ürünlerini buldum. Beni çok mutlu eden hediyeleri için Başak'cığıma çok teşekkür ediyorum.


Bugün anlatacağım Fonex Argan Therapy 10 in 1 Hair Treatment saç bakım ürününü yaklaşık iki aydır saçımı her yıkadığımda kullanıyorum. 
Fonex Argan Therapy 10 etkili saç bakım ürünü; kuru ve yıpranmış saçları onarmayı, saçlara parlaklık vermeyi ve saç buklelerini kontrol altına almayı vaadediyor. Isıl işlemler sonucu kuruyan saç tellerini nemlendirmeyi, saçlara yumuşaklık ve pürüzsüzlük kazandırmayı hedefliyor.


Boyalı saçları dış etkenlerden korumaya yardımcı olmak, saçların daha kolay şekil almasını sağlamak ve saçları düzleştirmek; saçların daha kolay taranmasına yardımcı olmak, saçlara hacim vermek ve saç uçlarındaki çatallı görüntüyü önlemek de ürünün iddialarının arasında yer alıyor. Kısacası, tek ürünle kuru saçların olası her ihtiyacını çözeceğini iddia ediyor.


Ben Fonex Argan Therapy saç spreyini, önerildiği gibi, saçlarımı yıkadıktan sonra havluyla nemini alıp, saçlarıma püskürterek uyguluyorum. Tüm saç boylarıma ihtiyacım kadar püskürtme yapıyorum ve saçlarımı tarıyorum.


Bu ürün, benim kuru ve ince telli saçlarımın taranmasını gerçekten kolaylaştırıyor. Dolayısıyla taramadan kaynaklı, koparak saç dökülmesi sorunum ciddi şekilde azaldı. Isıya karşı da koruyuculuğu olduğunu düşünüyorum. Saçlarıma parlaklık veriyor ve saçlarımı yumuşatıyor.


Benim saçlarım röfleli... Röflelerime olumsuz bir etkisi olmadı. Saç bukleleri için, herhangi bir sonuç veriyor mu, bilemiyorum (saçlarım hafif dalgalı-düz arası) ancak; saçlarımı daha düz gösterdiğini kesinlikle söyleyebilirim. Saçlarıma hacim vermiyor, hatta sanki daha da sakinleştiriyor. Fakat, saçlarım kesinlikle daha sağlıklı ve parlak görünüyor. Verdiği parlaklık bir gün sürüyor, kalıcı bir etkisi yok. 


150 ml, pompalı bir şişede satılan Fonex Argan Therapy 10 etkili saç bakım ürünü; gliserin ve argan yağı içeriyor. Yağ içerdiği için, kullanım miktarını iyi ayarlayamazsanız sonuçtan hoşlanmayabilirsiniz ancak; doğru miktarda kullanımı ile saç tipiniz benimkine benziyorsa çok memnun kalacağınızı düşünüyorum. İçeriğinde bir çeşit PEG, silikon ve parfüm var. Ürünün temiz bir kokusu var, bana çiçekli sabunları hatırlatıyor. Kokusu kalıcı değil, saçlarımdan kokuyu almıyorum. Fonex Argan Therapy paraben içermiyor. Ürünün üretim ve son kullanma tarihlerini de şişe üzerinden okuyabiliyorsunuz. Ambalajının ürünü akıtma gibi bir sorunu yok ama benimkinin şeffaf kapağı çatladı.
Fonex bir Türk markası... Ürünlerine online satış sitelerinden buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ben, Argan Therapy 10 in 1 Hair Treatment saç bakım ürününden çok memnun kaldım. Şu anda sitesinde 15.75 TL'ye satılıyor.


Sevgilerimle...

The Body Shop Vanilla Chai Body Butter

Şubat 15, 2017 32 Comments A+ a-

Merhaba...

The Body Shop'un bu sene çıkardığı yılbaşı koleksiyonlarından Spiced Apple body butterı geçen hafta burada yazmıştım. Bugün ise, Vanilla Chai serisinin body butterından bahsetmek istiyorum. 

Yılın dört mevsimi çok kuru olan cildim, kış aylarında baş edilmesi çok zor bir hal alıyor. Özellikle alt bacaklarım bembeyaz, pul pul bir görünüme kavuşuyor ve yeterince nemlendirip önlem almazsam kaşıntıyla birlikte egzamaya çevirebiliyor. Dolayısıyla body butterlar bu soğuk havalarda en çok kullandığım ürünler...

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

The Body Shop'un Vanilla Chai body butterı krem renkli bir vücut nemlendiricisi... Katı ve yoğun bir yapısı var. Spiced Apple body buttera kıyasla daha katı bir yapıda ancak, onun gibi cilt tarafından kolay emiliyor. Bu vücut kreminin harika bir kokusu var ve bu koku benim için çok tehlikeli! Bana hep tarçınlı sütlacı hatırlatıyor ve ürünü ilk satın aldığımda, iki hafta boyunca sürekli sütlaç yiyerek dört kilo aldığımı utanarak itiraf ediyorum. Kokusu oldukça kalıcı olduğu için, uyguladıktan saatler sonra bile canınızın tatlı çekmesi bence mümkün...

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Vanilla Chai body butter, kuru ciltler için 24 saat nemlendirme vaadediyor. Benim cildime verdiği nem Spiced Apple kadar yoğun değil. Dolayısıyla bu kremin, normal ciltlere de uygun olduğunu düşünüyorum. Yağlı ciltlerinse, denemeden satın almamalarını tavsiye ediyorum.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Burada anlattığım Spiced Apple body butter bana tek başına yeterli nemi sağlarken, Vanilla Chai body butterı bir kuru yağ ile karıştırarak kullanıyorum. Bu şekilde verdiği nem oldukça artıyor. Etkisi ertesi gün de beni idare ediyor, bu bakımdan etkisini 24 saat koruduğunu söyleyebilirim. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Bu kremi genellikle duştan sonra tüm vücuduma uyguluyorum. Emilimi kolay ve yapış yapış bir his bırakmıyor. Ben yağ ile karıştırdığım için, giyinmeden önce bir-iki dakika bekliyorum ancak, tek başına kullanıldığında hiç beklemeden giyinebilirsiniz. Ağır bir his bırakmıyor. Kızarıklık, kaşıntı gibi bende alerjik bir reaksiyona sebep olmadı. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

200 ml ve 50 ml olarak iki boyda satılan The Body Shop Vanilla Chai body butter, plastik bir kavonozda satılıyor. Ambalajı oldukça sağlam ve kapağı sıkı kapanıyor. Akışkan bir krem olmadığı için taşımaya uygun olduğunu düşünüyorum. İçerisinde shea yağı, hassas ciltlere çok iyi gelen soya yağı, kakao yağı, brezilya fındığı yağı ve susam yağı bulunuyor. İçerik listesinde bulunan babassu yağı, hem kuru hem yağlı ciltler için çok faydalıdır; cildi rahatlatır, cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak egzamadan korur. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Aynı zamanda vanilya ve karamel de içeren The Body Shop Vanilla Chai body butterın açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. Bu harika içeriklerin yanında; bir çeşit PEG, silikon (içerik listesinin orta sıralarında) ve parfüm içeriyor. Paraben içermeyen bu vücut kremini, Vanilla Chai serisi raflardan kalkmadan incelemenizi öneririm. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

The Body Shop ürünlerine, markanın mağazalarından ve online satış sitesinden ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle...