Yerdeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerdeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Atuan Mezarları - Ursula K. Le Guin

Merhaba...

Altı kitaptan oluşan Yerdeniz serisinin, ilk kitabı Yerdeniz Büyücüsü ile ilgili yorumlarımı burada yazmıştım. Bugün, serinin ikinci kitabı Atuan Mezarları'ndan bahsetmek istiyorum. İlk yazımda, romanların yazarı Ursula K. Le Guin'den ve kitaplar hakkındaki genel yorumlarımdan bahsettiğim için, bu yazıda sadece bu kitapla ilgili yorumlarımı bulacaksınız.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Atuan Mezarları'nı okurken ana kahramanımız Çevik Atmaca'ya romanın ortalarına gelmeden rastlamıyoruz. Bu kitapta, Çevik Atmaca yani Ged, hikayeyi sonlandıran bir yan karakter olarak karşımıza çıkıyor. 
Kitap, romanın ana karakteri Tenar'ın ailesi tarafından çok sevilen ve çok mutlu bir çocuk olduğunu öğrenmemizle başlıyor. Daha sonra Tenar'ın Atuan Mezarları'nın büyük rahibesi oluşuna, ailesinden koparılmasına, zamanla onları unutmasına ve aldığı eğitimlere şahit oluyoruz. 
İlk kitapta, Çevik Atmaca'nın istemeden kendine bağladığı "gölge", "İsimsizler" olarak karşımıza çıkıyor ve onun hakkında Atuan Mezarları'nda oldukça fazla şey öğreniyoruz.
Kendilerine "İsimsizler" denilen ve karanlıklarda varlıklarını sürdüren bu yaratıklara hizmet etmek için eğitilen Tenar'dan ismi alınıyor ve küçük kız mezarların büyük rahibesi Arha oluyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Tüm roman neredeyse karanlıkta geçiyor, ta ki Çevik Atmaca mezarlara gelene kadar. Çevik Atmaca'nın Atuan Mezarları'na gelme sebebi ise, çok eski bir efsaneye, Erreth-Akbe'nin Halkası'na dayanıyor. Kitapta efsane şöyle bir anlatılsa da, bence hakkında çok ayrıntılı bilgi edinemiyoruz. Benim aklımda hala efsane hakkında sorular var ve ileriki kitaplarda yanıt bulacağını düşünüyorum. 
Beş yaşında mezarlara getirilmiş ve İsimsizler tarafından ele geçirilmiş olan Tenar, Çevik Atmaca'yla karşılaşıyor ve onun sayesinde içindeki iyiliğin yok edilemediğini öğreniyor. Birlikte Erreth-Akbe'nin Halkası'nı tamamlayıp, Atuan Mezarları'ndan kaçıyorlar.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yerdeniz'in ikinci kitabı Atuan Mezarları'nda İsimsizler hakkında aklımdaki sorular daha da netleşirken, aslında iradesi dışında kimliği elinden alınmış bir kız çocuğunun da özgürlük savaşına tanık oldum. Yazar, ne kadar umutsuz ve kötü koşullarda olursak olalım yine de; seçme şansımız olduğunu, çaresiz olmadığımızı oldukça etkileyici şekilde anlatmış. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Atuan Mezarları'nı ilk kitaptan daha hareketli bulduğumu ve çevirinin neredeyse hatasız olduğunu da eklemek isterim. Kitabın çevirmeni Çiğdem Erkal İpek, bence çok iyi bir çalışma yapmış. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

"... İşe yaramaz bir kötülüğe bağımlı geçirdiği, boşa harcanmış yıllarına ağladı. Acı acı ağladı, çünkü özgürdü. 
Öğrenmeye başladığı şey, aslında özgürlüğün yüküydü. Özgürlük ağır bir yüktür; ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiç bir zaman varamayabilir."

Sevgilerimle...

Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin

Merhaba...

Fantastik kurgu romanlarıyla aram pek iyi değildir. Bununla birlikte, özel basım kitaplara da hiç dayanamam. Metis Yayınları 30. kuruluş yıldönümlerinin anısına Ursula K. Le Guin'in ünlü Yerdeniz serisini tek kitapta toplayınca, bana da bu özel baskıya kütüphanemde yer vermek düştü. 
Ursula Kroeber Le Guin, Kaliforniya'lı bir yazar... 1950'li yıllarda fantastik öyküler ve romanlar yazmaya başlayan yazarın Ulusal Kitap Ödülü, beş kez Hugo ve beş kez Nebula Ödülü, Kafka Ödülü gibi çok sayıda edebiyat ödülü var.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Tolkien'i ayrı tutarsak, neredeyse hiç okumadığım bir tür olan fantastik kurguda okuduğum ilk yazar, Ursula Le Guin... Ünlü Yerdeniz serisinden de övgüyle bahsetmeyen pek kimseyle karşılaşmadığımı da söylemeliyim. Bugün, serinin ilk kitabı olan Yerdeniz Büyücüsü'nü okuma hikayemden ve kitapla ilgili düşüncelerimden bahsedeceğim.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yerdeniz Büyücüsü, serinin ana kahramanı olan büyük büyücü Çevik Atmaca'nın çocukluğundan ve ilk gençlik yıllarından bahsediyor. Gerçek adı Ged olan ancak, insanların Çevik Atmaca olarak tanıdığı kahramanımız; annesini daha bebekken kaybettiği için, köyün cadısı olan teyzesi tarafından büyütülüyor.
Çocuk 13 yaşını doldurduğunda da, ilk ve gerçek ustası Ogion'la birlikte köyünü terk ediyor ve büyük bir büyücünün çırağı oluyor. Büyücülük yeteneği çok büyük olan Ged, ustası Ogion'un sabır dolu eğitiminden kısa sürede sıkılıp, büyücülük konusundaki yüksek sanatların öğretildiği Roke Adası'na gitmek istiyor. Öykünün ilerleyen kısımlarında, Çevik Atmaca yetişkin bir adam olduğunda, ustası Ogion'dan ayrılmanın pişmanlığını sıkça dile getirecektir.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Roke Adası'nda yetenekleriyle kısa sürede göze çarpan Çevik Atmaca çok çalışıp, kolay öğrenmesiyle öğretmenlerinin takdirini kazanıyor ve hısımlarından daha özel ve ilgili bir eğitime tabi tutuluyor.
Kendisine cahilde güvenen ve ergenliğinin verdiği hırs ve gururla yapmaması gereken bir büyü yapıp, istemeden çok korkunç bir varlığın kendisine musallat olmasına sebep oluyor. Bence, asıl hikaye ve yazarın okuyucusuna iletmek istediği asıl mesaj da burada başlıyor. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Çevik Atmaca bu olaydan sonra Roke Adası'ndan ayrılıp, kendisinin peşinden gelen ve onu ele geçirmeye çalışan "gölge"den kaçmaya başlıyor. Ve kaçtıkça, tüm enerjisini ve dikkatini kaçmaya odakladığından gittikçe güçsüzleşiyor. Bu arada, türlü maceralar da yaşıyor ancak, çok uzatmamak ve kopya vermemek adına bunlara değinmiyorum. Sonunda gerçek ustası Ogion; Çevik Atmaca'ya düşmanından kaçmamasını, aksine onun peşinden gitmesini öğütlüyor.
Ustasının öğüdüyle "gölge"nin peşine düşen Çevik Atmaca, kaçmak yerine kovalamaya başladığında; bu sefer yaratığın kendisinden kaçmaya başladığını fark ediyor. Avken avcı oluyor. Bu kovalamaca ve kovalamaca sürerken Ged'in korkularıyla yüzleşmesi sayfalarca maceralar eşliğinde sürüyor. Gölge, Ged'i sürekli aldatarak, ondan uzaklaşmaya çalışıyor.
Gölge'yi dünyanın sonuna kadar takip eden büyücümüz, tahmin edebileceğiniz gibi, sonunda düşmanını buluyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yerdeniz Büyücüsü'nü okurken zaman zaman zorlansam da, yazarın kitabın sonunda verdiği mesaj hem çok anlamlı hem de takdire değerdi. Kitabın sonunda Çevik Atmaca'nın kaçtığı, korktuğu ve sonunda kovaladığı en büyük düşmanının aslında onun ölümü (ya da onun gibi bir şey) olduğunu öğreniyoruz. Ve yazar bize diyor ki; en sonunda bir gün, bir şekilde öleceğinizi kabul ederseniz ve bunun bilincine gerçekten kavuşursanız, hiç kimse ve hiç bir güç sizi etkisi altına alamaz, sizi olduğunuz kişiden uzaklaştıramaz ve yolunuzdan döndüremez. Dünya'nın en güçlü insanı, mutlak sonunun gerçeğiyle barışmış olan insandır. En azından, kitabı bitirdiğimde, benim oturup düşündüğüm buydu. 

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

"Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta, 
yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca."

Sevgilerimle...