kuru cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuru cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gece

Merhaba...

Bir önceki yazımı okuyanlar için bu giriş bir tekrar olacak fakat, bu yazı dizisiyle ilk kez karşılaşanlar için yinelemek istedim. Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 


Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim, bir önceki yazımda gündüz cilt bakım rutinimden (burada) bahsetmiştim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


kuru ciltler için cilt bakımı

Haftanın beş günü hatta bazen altı günü işim gereği makyaj yapmak zorunda olduğum için, gece cilt bakımımın en önem verdiğim adımı makyajımı ve ardından cildimi temizleme adımı oluyor. Düzgünce temizlenmemiş bir cilde ne sürersem süreyim, ne yaparsam yapayım sağlıklı bir sonuç alamayacağıma inanıyorum.
Zamanında evde gereksizce misel su stokladığım için, bu stoğu eritmek adına ara ara makyajımın önce kabasını alıyorum. Fakat bunu yaparken, pamuğa ürünü döküp cildimin ve/ya gözlerimin üzerine yerleştirip biraz bekletip pamuğu alıyorum. Uzun süredir yüzümü asla pamukla çekiştirmiyorum. Çoğu zaman bu adımı atlayıp makyaj temizleme yağına geçiyorum, zaten elimdeki misel sular bittiğinde benim için pamuklar da tarih olacak gibi görünüyor.


kuru ciltler için cilt bakım rutini

Kış ve ilkbahar aylarında Alverde markasının organik makyaj temizleme yağını kullandım, bittiğinde de Thalia Natural Beauty Innonative makyaj temizleyicisine geçtim. Aslında Thalia Innonative pamukla yüzümüzü sildiğimiz temizleyicilerden ancak, yağ içerdiği için ben makyaj temizleme yağı olarak hala kullanıyorum ve memnunum. Temizleme yağını kuru ellerime döküp yine kuru cildime masaj yaparak uyguluyorum ve yaklaşık bir dakika içinde tüm makyajım maskaram dahil tamamen çözünmüş oluyor. Ben iki aşamalı temizleme yaptığım için, hemen arkasından temizleme jeli kısmına geçiyorum. Bu kış ve ilkbaharda Diadermine High Tolerance yüz temizleme jelini bitene kadar gece rutinimde de kullandım. Sonrasında elimdeki deneme boy ürünlere geçtim. Bu kış temizleme rutinimde, her ayın hepimizin yaşadığı ve hormonlarımızın alt üst olduğu belli günlerinde  Sebamed Clear Face Cleansing Foam yüz temizleme köpüğünü kullandım. Bu ürün aslında akneye meyilli ciltler için fakat ph değeri 5.5 olduğu için benim kupkuru cildimde hiç bir gerginlik oluşturmadı ve o dönemi de sorunsuz atlatmama yardım ettiğini düşünüyorum. Haftada iki gün cilt temizleme rutinime Clinique Pep-Start 2-in-1 Exfoliating Cleanser'ı ekledim, bu incecik tanecikleri olan bir peeling ve cildimi hiç yormadan, çizmeden temizledi.

Kuru ciltler için bakım

Cildimi tamamen temizleyip kuruladıktan sonra (ben yüzümü annemin benim için hazırladığı bezlerle kuruluyorum ve her kurulama sonrası bu bezleri değiştiriyorum) tonik olarak Dior Lotion Tendre Tonifiante kullandım. Toniği elime bir miktar döküp yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Ardından haftanın iki günü The Ordinary Granactive Retinoid %2 Emulsion ve/ya haftanın üç günü Caudalie Vinoperfect Concentrated Brightening Essence kullandım. Her iki ürünün de asit oranı oldukça düşük ve bana 5-6 damla yeterli geldi. Bu ürünleri de yine ellerimle tampon hareketler yaparak yüzüme uyguladım.
Bu adımın hemen ardından göz serumuma geçtim. Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing Eye Serum'u göz çevreme nazikçe uyguladım. Ardından da yüz serumuma geçtim. Bu şekilde bir göz ürünü bir yüz ürünü olarak devam etmemin sebebi, aynı bölgeye üst üste uygulama yapmayarak cildimin ürünleri emmesine fırsat vermek... 


Kuru ciltler için bakım

Zeynuş'umun çok beğendiği ve bana da hediye ettiği Sephora Super Regenerating Oil-Serum'dan bir damlalık benim tüm yüzüme yetiyor ve tüm kış ve bahar boyunca çok memnun kalarak kullandım. Gerçekten cildime harika nem verdi ve yatıştırdı. Bu ürün sanırım artık satılmıyor, halbuki içeriği de güzeldi. Yüz serumumu uyguladıktan sonra Lavera Illuminating Eye Cream'i biraz yoğunca göz altlarıma uyguladım ve yüzük parmaklarımla masaj yaparak dağıtıp tamamen yedirmeye çalışmayarak maske gibi bıraktım. Bu şekilde göz altlarım kremi kendi kendine emiyor ve daha nemli bir sonuç elde ediyorum. Göz altları benimkiler gibi çöl kuruluğunda olanlara bu yöntemi denemelerini öneririm. 

Kuru ciltler için bakım

Nemlendirici seçimim kış ve ilkbahar boyunca Korres Wild Rose 24-Hour Moisturising&Brightening Cream oldu. Bu nemlendirici bana Zeynuşum ve Başak'cığımın doğum günü hediyesiydi ve Yunanistan'a gidip acilen yenisini almam gerek! Bu nemlendiriciyi yüzümle birlikte boynuma da uyguladım. Hızla emiliyor ve özellikle cildimdeki hassasiyetten kaynaklı kızarıklıklara çok iyi geldiğini şimdiden söylemeliyim. Cildimin aşırı kuru olduğu günlerde nemlendiricime Nip+Fab Dragon Blood Fix Hyaluronic Shot'tan yarım pompa karıştırdım, bu ürün nemlendiricinin etkisini bence gerçekten arttırıyor ama bir daha almam. Satıldığı yerden alışveriş yapmıyorum, çok da vazgeçilmez değil. Haftanın bir günü ise, tüm bu rutini es geçip yüzümü temizleyip tonikledikten sonra La Roche Posay Effaclar Duo(+) kullandım. Bu ürünü bittikçe almaya devam edeceğim çünkü, benim cildimde resmen mucizeler yaratıyor. Cilt altımda sivilce ya da yağ bezesi diyemeyeceğim ve dışarıdan asla belli olmayan, sadece dokunduğumda hissettiğim pütürler oluştuğunda Glamsight Ece'ciğim önermişti, o zamandan beri vazgeçemiyorum.
Son olarak, yatmadan hemen önce Nuxe kuru yağdan bir-iki pompa kadar yüzüme uyguladım. Lip balm olarak da, dudaklarımın durumuna göre Blistex Med-Plus ya da Lola Bomb Strawberry Daiguiri tercih ettim.

Kuru ciltler için bakım

Gece cilt bakım rutinim, gündüzden daha uzun ve daha aşamalı... Gece bakımımda antiageing etkiler alabilme ve cildimi yenileme-besleme amacıyla ilerlemeye çalışıyorum. Uzun vadeli olarak, bu cilt bakım rutini cildimde daha aydınlık ve daha sağlıklı bir görüntü elde etmeme yardım etti. Benim cildim aşırı kuru ve hassas olduğundan bakım aşamalarım size uzun gelmiş olabilir ancak, 30 yaş üstü çok kuru ciltli herkese önerebileceğim adımlar bunlar ve okuduğunuz kadar uzun sürmediğine emin olabilirsiniz. Tüm bu cilt bakım rutini 10 dakikamı almıyor bile! Yaz döneminde asit kullanmıyorum çünkü, asit kullanımı sırasında cilt daha da hassaslaşıyor ve güneş lekeleri konusunda daha riskli bir durumda oluyor. 

Kullandığım ürünlerle ilgili ayrıntılı yorumlarımı ve ürün içeriklerini tek tek sonraki yazılarımda paylaşacağım fakat, bu ürünleri kullanmak durumunda değilsiniz. Ben bu yazılarımda daha çok cilt bakımımdaki adımları paylaşmayı hedefledim. Hepimizin cildine iyi gelen ürünler farklı keza.
Sevgilerimle...

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gündüz

Merhaba...

Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 

Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gündüz cilt bakım rutinimden, bir sonraki yazımda da gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


Kuru ciltler için cilt bakımı

Benim için gündüz yaptığım cilt bakımı, cildimi beslemekten çok korumaya yönelik bir rutinden oluşuyor. Dolayısıyla bu rutindeki asıl amacım cildimi nemlendirmek ve gün içerisinde dış etkilerden korumak... 
Hafta içi tam zamanlı çalıştığım için sabah 6'da kalkıyorum. Uyanır uyanmaz da hiç vakit kaybetmeden cilt bakımıma başlıyorum çünkü, kahvaltımı evde yaptığım için mümkün olduğunca hızlı olmam gerekiyor. 
Kış ve sonbahar aylarında sabahları yüzümü Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli ile yıkadım, o bitince de Nivea Creme Care yüz temizleme kremine geçtim. Bu iki temizleyici de oldukça nazik ürünler ve cildimi kurutmuyorlar. Özellikle Diadermine High Tolerance'ın içeriği şahane! Nivea için aynı şeyi söyleyemesem de, sabahları kullanmak için hiç fena değil. Yüzümü yıkadıktan sonra cildimdeki fazla suyu kurulayıp tonik olarak Miniso Green Tea Repairing Sprey kullandım. Bu yüz misti bence tam bir fiyat-performans ürünü ve yazısını yazmak için de sabırsızlanıyorum. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu kış ve ikbahar boyunca göz kremi olarak Lavera Illuminating Eye Cream kullandım. Bu kremi şu an sadece akşamları kullanıyorum ve hala bitmedi, kullandığım en bereketli göz kremi çıktı. 

Cildim çok kuru olduğu için, sanırım yaşımın da etkisiyle, bu sene gündüz bakım rutinimde de serum kullanma ihtiyacı hissettim. Beyond Himalaya Deep Moisture Serum-in-Oil serumu bir-bir buçuk pompa kadar alıp ellerimin arasında ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bu serumdan çok memnun olduğumu şimdiden söylemeliyim. Bu sene gündüz nemlendiricisi olarak sürekli aynı ürünü kullanmadım ya da kullanamadım da diyebilirim. Zaman zaman Zeynuş'un ya da Başak'ın verdikleri testerları kullandım, bir ay kadar La Roche Posay Toleriane kullandım, sonrasında da Thalia Argan Musk nemlendiricime geri döndüm. Thalia Natural her alışverişimde Argan Musk nemlendiricinin 3-4 testerını yolluyor ve ben bu testerları bir kaba doldurunca neredeyse 30ml tam boy krem elde ettim. Yoğun yapılı ve başarılı bulduğum temiz içerikli bir nemlendirici Thalia Argan Musk ve geçen yazdan bu yana ara ara da olsa severek kullanıyorum. Hangi nemlendiriciyi kullanırsam kullanayım değişmeyen tek şey olarak, Kiko Hydra Pro-Glow nemlendiriciyle karıştırdım. Kiko'nun bu ürünü cilde şahane bir parlaklık veriyor ve cildimdeki donuk görüntüyü düzeltiyor. Tabi ki, bu sadece kozmetik olarak bir düzeltme yoksa bir bakım yapıp cildimi canlandırdığını düşünmeyin. Elimin içinde karıştırdığım iki nemlendiriciyi yüzüme nazikçe masaj yaparak uyguladım. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Yaz-kış güneş koruyucuyu cilt bakımımdan eksik etmiyorum. Kış ve ilkbaharda tercih ettiğim güneş koruyucular Loreal Sublime Sun Cellular Protect Spf30 ve Kiko City Filter Sunscreen Spf 50 Primer oldu. Kiko City Filter'ın yazısını buradan okuyabilirsiniz, incecik yapılı bir makyaj bazı; fakat yazın kullanmanızı önermem çünkü çok fazla koku maddesi içeriyor. Yine Sublime Sun da bana göre yaz için yeterli değil. 
Son olarak, Lola Bomb Strawberry Daiguri lip balmı dudaklarıma sürüp gündüz cilt bakım rutinimi tamamladım.

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu yazı oldukça uzun ve bu rutin de çok çetrefilli görünebilir ama uygulaması yazmasından çok çok daha kısa sürüyor, hatta bence okumasından da. Sabah cilt bakım rutinim toplamda 5-6 dk zamanımı ancak çalıyordur fakat, bu sayede gün içinde hem cildim nemini kaybetmiyor hem güneşin zararlı etkilerinden ve serbest radikallerden korunuyor hem de makyajım çok iyi görünüyor.
Şunu her zaman hatırlatmak istiyorum; cildimiz en büyük organımızdır ve ona ihtiyacı olan bakımı yaparsak o da görevini daha iyi yapar ve yılların hasarından da hem daha geç etkilenir hem de daha sağlıklı olur. Dolayısıyla, kısa süreli seyahatlerim dahil olmak üzere, cilt bakımımdan taviz vermiyorum. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Sevgiler...

Yves Rocher Hydra Vegetal Yüz Temizleme Jeli

Merhaba...

Sanırım, senelerdir cilt bakım rutinimde en az bir Yves Rocher ürününün olmadığı hiç olmadı. Markayı seviyorum, hiç anlaşamadığım ürünleri olsa da,  bir kaç ürününden de vazgeçemiyorum. Bugün anlatacağım Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli, yaz boyu kullandığım ve bitirdiğimde de, doğum günü indirimimi fırsat bilip hemen yenisini satın aldığım bir ürün... 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Yves Rocher'nin "nemlendirici ve ferahlatıcı yüz temizleme jeli" olarak tanımladığı bu ürün, akçaağaç özsuyu ve cadı fındığı (hamamelis) içeriyor. Sabun içermeyen bu yüz temizleme jeli; ferah ve yumuşak temizlik sağlamayı , cildi canlandırmayı ve nemlendirerek temizlemeyi vaadediyor. 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli; şeffaf, açık su yeşili renkli ve jel formunda, oldukça hafif bir ürün... Bir fındık büyüklüğündeki miktarı yüz temizliğim için yeterli geliyor. Fazlaca köpürmüyor ve bu benim sevdiğim bir özellik; aşırı köpüren temizleyiciler genellikle cildimi çok kurutuyor. Nemli yüzüme uygulayıp, ürünü ılık suyla duruluyorum. Ürünün göz çevresinden uzak tutulması öneriliyor ancak, ben göz çevreme de getiriyorum ve hiç bir olumsuz durumla karşılaşmadım. 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Beni bir süredir okuyanlar bilirler; ben makyajımı iki aşamada çıkarıyorum. Önce bir makyaj temizleme yağıyla makyajımı temizliyorum, ardından da yüz temizleme jeli ile makyaj çıkarıcının artıklarını temizliyorum. Dolayısıyla, temizleme jellerinden beklentim makyajını çıkartmaları değil, cildimi temizlemeleri ve bunu yaparken de kuru cildimi daha da kurutmamaları. Yves Rocher Hydra Vegetal serisi, cilde nem vermeyi hedefleyen ürünlerden oluşuyor ve bu temizleme jeli de vaadini gerçekleştirip cildimi kurutmadan, germeden gayet güzel temizliyor. Makyaj temizleyicimin artıklarını ve günlük kiri nazikçe temizleme performansını çok beğeniyorum. Cildimi de gerçekten ferah hissettiriyor

Yves Rocher yüz temizleme jeli
Yves Rocher yüz temizleme jeli

125 ml yumuşak, tüp ambalajda ve 390 ml pompalı şişede olarak iki boyda satılan Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli, mineral yağ ve paraben içermiyor. Organik glikol (su tutma kapasitesi ile cildi nemlendiren bir madde) ve B5 vitamini içeren Hydra Vegetal yüz temizleme jeli; aynı zamanda SLS ve parfüm içeriyor. Çok az köpürdüğü için olsa gerek, SLS'li yüz temizleyiciler gibi cildimi rahatsız etmiyor. Kokusu da varla yok arası ve çok hafif... Açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var.

Yves Rocher yüz temizleme jeli

125ml'lik boyundan çok memnun kalınca, 390 ml pompalı ambalajlı büyük boyunu satın aldığım Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jelini, cildiniz kuru/kuru-karma ve normalse deneyebilirsiniz. Hydra Vegetal yüz temizleme jelini ve tüm Yves Rocher ürünlerini, Yves Rocher mağazalarından ve markanın online satış sitesinden bulabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

Biome Boost

FOR ENGLISH CLICK HERE!

Merhaba...

Biome Botanical, fazla ve derin temizliğin cildin doğal biyolojisini bozduğu düşüncesinden doğmuş, tamamen bitkisel ürünler geliştiren Avusturalyalı bir marka... Sabunlar, kozmetik ürünler ve aktibakteriyel ürünlerin cildimizin florasını bozarak, cilt yüzeyimize zarar verip antibiyotiklere direncimizi arttırdığını söylüyorlar ki, ben bu düşünceye zaten senelerdir katılıyorum. Çok fazla antibakteriyel ürün kullanmak, bence de cildimizdeki kötü bakterileri öldürmekle kalmayıp aynı zamanda bize gerekli iyi bakterileri de öldürerek cildimizi savunmasız bırakıyor. Bugün, markanın oldukça iddialı bir serumundan bahsetmek istiyorum. Biome Boost, prebiyotik bir cilt serumu...


Biome botanical

Biome Botanical; dengesiz bir cildin, sedef hastalığı, alerji, egzama, dermatit gibi cilt rahatsızlıklarına, akne, kepek, rozesa ve yaraların geç iyileşmesi gibi durumlara daha yatkın olduğunu öngörerek; cildimizin kendi dengesine saldırmayı bırakmamız ve doğal bitkisel kaynakları kullanmaya başlamamızın zamanının geldiğine inanan bir marka...


Biome botanicals

Biome Botanical'ın şu anda satışta olan tek ürünü Biome Boost; üç adet prebiyotik içeriyor. Ciltte daha genç ve daha parlak bir görünüm elde etmeyi hedefliyor. İnce çizgi ve kırışıklıkları hafifleteceğini, cilde daha nemli hissettireceğini iddia ediyor. Hem kuru hem yağlı ciltlerin, cilt dengesini yeniden kazandırmayı vaadeden bu serum, cildin ph değeriyle de uyumlu...
Biome Boost'u iki aydır, gece bakımımda düzenli olarak kullanıyorum. Benim cildim; kuru, hassas, ince ve kızarıklıklarım var. Bunun dışında lekeli bir cilde sahip değilim. İtiraf etmem gerekirse, ürün elime geçtiğinde içerik listesini okuyup korkmuştum. Hayatımda ilk kez prebiyotik içeren bir ürünü kullanmak, bende endişe oluşturmuştu. Prebiyotiklerin bizim için ne kadar yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz ancak, bu içerikte bir ürünü ilk kez deneyimleyecek olmak gerçekten garip bir histi.


Biome botanicals

Biome Boost'u klasik bir serum gibi, cildimi temizleyip tonikledikten sonra uyguluyorum. Bir pompa ürün hem yüzüme hem boynuma yeterli geliyor ve ardından da nemlendiricimi sürüyorum. Bu serum, benim cildimde inanılmaz hızlı emiliyor, sanki cildim anında ürünü içiyor gibi hissediyorum. Ürünü ellerimle ısıtıp yüzüme tampon hareketlerle iyice uyguluyorum ve ürün o kadar hızlı emiliyor ki, yüzüme dokunduğumda kupkuru olduğunu görebiliyorum. Hemen ardından uyguladığım nemlendiricimin etkisini de gerçekten arttırıyor.


Biome botanicals

Biome Boost'u kullanmaya başladıktan yaklaşık 15 gün sonra, cildimin ışıl ışıl parlamaya başladığını gözlemledim. Sabahları parlak bir ciltle uyanıyorum ve iki ayın sonunda özellikle burun kenarlarımdaki kızarıklıklarım neredeyse kayboldu. Serumu kullanmaya başlamadan önce, her yüz temizliğimde mutlaka gerginlik hissederdim; artık suyun cildimde oluşturduğu kuruluğu daha rahat tolere edebiliyorum.
İkinci ayın sonunda, kapatıcı kullanmayı tamamen bıraktım çünkü, yüzümde kapatmam gereken kızarıklıklardan eser kalmadı. Senelerce mat görünen, makyajsız dışarı çıkmama müsaade etmeyen cildim sağlıkla parlamaya başladı ve ben bugün artık hiç ten makyajı yapmadan dışarı çıkabiliyorum. Asla mat ve hasta görünmüyorum.


Biome botanical

Aşağıdaki fotoğrafta göz çevremde oluşmuş, içi dolu bir sivilcenin, Biome Boost uyguladığımın ertesi günkü değişimini görebilirsiniz. İki günün sonunda kalan kırmızılık da tamamen geçti. Biome Boost'u göz kenarımda olan egzamama sürdüğümde de sonuç aynı oldu, ertesi sabaha iyileşti. Dolayısıyla serumu lokal olarak da uyguladığımda sonuç elde edebildim. Kullanmaya başladığımdan bu yana da, cildimde kuruluğa bağlı pullanmalar yaşamıyorum; cilt tonum eşitlendi ve cilt tipimde çok kurudan normale eğilim göstermeye başladı ki, bu hayallerimin de ötesinde bir sonuç oldu.


Biome botanicals

Kullandığım ürünlerle ilgili abartılı sözler etmeyi hiç sevmiyorum fakat, bu serum gerçekten cildimi olumlu manada değiştirdi. Bu kadar memnun kalacağımı asla düşünmüyordum, daha önce kullandığım hiç bir bakım ürününden böyle güzel etki almadım. Ürünün antiageing etkisi de oldukça iyi ve ciltteki olumlu manada oluşan gerginliği hissedebiliyorsunuz. 

İçeriği kullandığım tüm serumlardan farklı olan Biome Boost, aktif madde olarak LYCD içeriyor. LYCD; deri hücrelerinin oksijen alması yoluyla iyileşme sürecini teşvik eden, sağlıklı hücreler oluşturan bir maya hücresi... Serumda; Bifida fermantasyonu ile elde edilen bir maya türü de aktif olarak bulunuyor ki, bu maya antioksidan, nemlendirici ve yatıştırıcı etkiler göstererek, ciltteki UV hasarını önlemeye yardım ediyor. Biome Boost'daki diğer prebiyotik ise; GFF denilen, cildi nemlendiren ve cilt hücrelerinde hyalüronik asit oluşumunu tetikleyen bir maya grubu... Bunların yanı sıra, bu serum gliserin, B3 vitamini (niacinamide), hyaluronik asit ve kızılcık içeriyor. Biome Boost tamamen vegan ve içeriğinde herhangi bir koruyucu (paraben, bht...) içermiyor.


Biome botanical

30 ml, ışık geçirmeyen beyaz bir pompalı şişede satılan Biome Boost; beyazımsı, akışkan bir yapıya sahip... Ne krem ne losyon, kendine has bir kıvamı var, diyebilirim. Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. Benim imkanım oldukça satın alacağım ve kullanmaya devam edeceğim tek serum olduğunu söylemeliyim.



Biome botanical

Biome Botanical ne yazık ki, Türkiye'de satılmıyor ancak, buradan (tık tık) online olarak sipariş verebilirsiniz. Sadece paypal görünse de, Türkiye'ye gönderimleri var ve kredi kartıyla alışveriş yapılabiliyor. Bana kalırsa da, fiyatını sonuna kadar hakediyor. Son derece ilgili bir ekipleri olduğunu ve gerçekten çok şeker olduklarını da söylemeden geçemeyeceğim.

Sevgilerimle... 

Garnier Makyaj Temizleme Sütü

Merhaba...

Bugün Garnier kuru ciltler için makyaj temizleme sütünden bahsedeceğim.
Makyaj temizleme sütlerini, genel olarak makyaj temizlemek için değil, sabahları yüzümü silmek için kullandığımı buradaki yazımda anlatmıştım. Garnier'in makyaj temizleme sütünü de aynı amaçla iki şişe kullanıp bitirdim ve üçüncüsünü de açtım.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Garnier kuru ciltler için makyaj temizleme sütü; suya dayanıklı makyaj dahil, tüm makyajı çıkarıp cilde yumuşaklık vereceğini iddia ediyor. İçerisinde moringa tohumu suyu ve kiraz özü var. Moringa tohumu, suyu bile kirden arındırıp içilebilir hale getiriyormuş. Bu tohumun suyu, bu üründe temizleyici etkisi için, kiraz özü ise kuru cilde yumuşaklık vermesi için ürüne eklenmiş. Ürün yağlı bir his bırakmadan, cilde taze ve tatlı bir koku vereceğini söylüyor.
Garnier makyaj temizleme sütünü önceleri sabahları yüzümü silmek için kullanırken, üçüncü şişeye geçtiğimde içeriğine fena halde gözüm takılınca, akşamları makyajımın ön temizliğinde kulanmaya karar verdim.

Sabahları yüzümü temizlemek için kullandığımda, hafif ve güzel kokusuyla beni memnun eden, gerçekten vaadettiği gibi yağlı bir his bırakmadan cildimi yumuşatan ve gece kremimi güzel temizleyen bir ürün oldu.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Makyaj temizleme sütü olarak ise, bence gayet iyi iş çıkarıyor. Kare bir pamuğa fındık büyüklüğünde ürün döküp yüzümü siliyorum ve homojen bir şekilde cilt makyajımın kabasını temizliyor. Farları çıkarmak konusunda da iyi ancak, suya dayanıklı makyajı söktüğünü söyleyemeyeceğim. Bu konuda yetersiz kalıyor. Suya dayanıklı maskaraları çıkarmak için benim tavsiye edeceğim tek yöntem, yağ kullanmanız yönünde olur.

Ben makyajımı iki aşamada çıkarıyorum. Garnier makyaj temizliğimin ilk aşamasını oluşturuyor ve günlük makyajımın kabasını almada bana yeterli geliyor.

https://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Garnier kuru ciltler için makyaj temizleme sütü; 200 ml bir şişede satılıyor. Şişenin tıpalı kapağı gayet sağlam kapanıyor ve ürünü istediğim miktarda almamı sağlıyor. Ürünün ambalajı çok sert değil, bence kararında bir elastikiyeti var, ürünü almakta zorlanmıyorum. 
Açık pembe renkli, ince yapılı, krem formundaki bu makyaj temizleme sütü; gerçekten hafif ve güzel kokuyor. Cildimde kızarıklık ve tahriş oluşturmadı. Gözlerime denemek için bir-iki sefer hariç değdirmedim ancak, o seferlerin hiç birinde yanma hissi yaşamadım. Ürün paraben içermiyor. Tüm bunlara rağmen; mineral yağ, bol miktarda koruyucu ve SLS içeren bu makyaj temizleme sütünü tekrar satın almayacağım. 

Garnier kuru ciltler için makyaj temizleme sütü, bir çok kozmetik mağazada ve online olarak satılıyor. İndirimlerle çok uygun fiyata gelen bu ürünü, indirimsiz olarak 15-16 TL civarında bir fiyata satın alabilirsiniz.


Sevgilerimle...

La Roche Posay Hydraphase Intense Riche Nemlendirici

Merhaba...

Bu yazımda yaz başından bu yana kullanıp bitirdiğim La Roche Posay Hydraphase Intense Riche nemlendirici ile ilgili düşüncelerimi anlatacağım.

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/


Bioderma Hydrabio Serum

Merhaba...

Bugün instagram hesabımı açtığım günden bu yana, özel mesaj yoluyla hakkında en çok soru aldığım üründen bahsedeceğim. Bioderma Hydrabio çok kuru ciltler için yenileyici nem konsantresi içeren serum, uzun süredir kullandığım ve çok memnun olduğum bir cilt serumu...

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/

Yazılarımla ilk kez karşılaşan olabilir diye düşünerek, sıklıkla tekrarlıyorum; benim çok çok kuru bir cildim var. Kışın bu durum gerçekten can sıkıcı bir hal alırken havalar ısındıkça rahatlıyorum. 

Bioderma Hydrabio serum, çok kuru ciltler için, nemi cilde hapsetmeye, cildin nem tutma kapasitesini arttırmaya yönelik konsantre bir ürün... Tek başına da kullanılabiliyor. Ben, nemlendiricimin altına kullanıyorum. 


Moshos Garden NightxFight Elixir

Merhaba...

Bu yazımda, Moshos Garden NightxFight Elixir serumdan bahsedeceğim. Moshos Garden ürünlerini, en azından şimdiye dek denediklerimi, seviyorum. Burada anlattığım ve sürekli kullandığım kil maskesini alırken her seferinde sepetime denemek istediğim bir ürünlerini de ekliyorum. NightxFight Elixir'i de böyle bir alışverişimde satın almıştım.

http://kirmizirujlublog.blogspot.com.tr/


GlamGlow ThirstyMud Nem Maskesi

Merhaba...

Bugün bir nem maskesi hakkında yazacağım. GlamGlow markasını çoğunuzun duyduğunu tahmin ediyorum. Hollywood yıldızlarının kullandığı iddia edilen GlamGlow maskelerinden ThirstyMud isimli nem maskesinden bahsedeceğim.


Nem maskeleri, benim için vazgeçilmez... Cildim o kadar kuru ki, onlarsız bu durumla baş etmem gerçekten çok zor olurdu. Hem haftalık cilt bakım rutinimin bir parçası olarak hem de aşırı soğuk veya rüzgarlı havalarda cildim iyice çığrından çıkıp, acıyıp yanarak ve hatta çatlayıp kanayarak beni hayata küstürdüğünde kurtarıcı olarak kullanıyorum. Evlenmeden önce, genellikle maskelerimi kendim yapardım, acil durumlar içinse kenarda tek kullanımlık nem maskelerinden bulundururdum. Artık hem zamanım olmuyor hem de daha güzel kokan bir şeylere ihtiyacım var.


Makyajımın Gizli Kovboyları: Süngerler

Merhaba...

Bu yazımın konusu, makyaj süngerlerim...

Süngerlerle tanışmam bir yıl öncesine dayanıyor. Kuru cilt yapım yüzünden fondöten, bb krem gibi ten ürünleriyle barışamıyordum. Yıllarca, fondötenleri parmaklarımla ve fırçalarla uygulamaya çalışıp hayal kırıklığına uğradım. Ne sürsem, nasıl sürsem ürünler cildimde topaklandılar ve cilt kuruluğumu daha da belirginleştirdiler. Yani; daha iyi görünen bir cilt şöyle dursun, ben hep daha kötü görünen bir cilde sahip oldum. Dolayısıyla, uzun yıllar ten makyajından tamamen vazgeçtim.