kuru cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuru cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım Kremi

Merhaba...

L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım kremini bir süredir kullanıyorum ve ürünü bitirmek üzereyim. Bu seri, piyasaya çıktığında çokça reklamı yapılmış ve neredeyse herkes tarafından bolca övülmüştü. Ben de, popüler piyasanın etkisine kapılıp bu serinin hem gece hem gündüz kremini satın almıştım ancak; gece kremini hiç açmadan elimden çıkardım. Gündüz kremi hakkındaki düşüncelerim henüz tazeyken, blogda vakit kaybetmeden anlatmak istedim.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım kremi; 30-60 yaş arası olgun ciltlerin kullanımı için geliştirilmiş, kurumuş ve doğal ışıltısını kaybetmiş ciltlerin kullanımına sunulmuş bir ürün... Cilt üzerinde yağlı his bırakmadan, cilde rahatlık hissi vermeyi hedefleyen Mucizevi Yağ nemlendirici; cilde ışıltılı ve daha genç bir görünüm sağlamayı vaadediyor.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem
L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

Sarı renkli yarı saydam bir cam kavonozda satılan L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım kremi, klasik L'oreal nemlendirici tasarımına sahip... Kırık beyaz renkli ve bol parfümlü bu krem, yoğun kıvamlı bir ürün... Bu kıvamına rağmen, cilde uygulanmaya başladığı andan itibaren çok kolay dağılıp emiliyor. Ciltte ışıltılı, yumuşacık ve sağlıklı bir görünüm bırakıyor. Üzerine beklemeden makyaj yapılabiliyor ve yapısı dolayısı ile de iyi bir makyaj bazı oluyor.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

Mucizevi Yağ nemlendiricinin gerçekten çok baskın bir kokusu var. Eğer, benim gibi cilt bakımında kokulu ürünlerden hoşlanmıyorsanız; bu kremi sevmezsiniz. Kremin kokusu öyle hemen uçup gitmiyor ve çiçeksi bir parfümü yüzünüze boca etmişsiniz gibi kokuyor.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem
L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

Benim cildim çok kuru ve hassas, kış aylarında egzamaya meyilli... Ben L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım kremini sonbahar başından bu yana kullanıyorum. Sabahları temizlediğim yüzüme tonik ve serum uyguladıktan sonra, bir nohut tanesi kadar Mucizevi Yağ kremi ellerimin arasında ısıtarak yüzüme uyguluyorum. Cildime verdiği yumuşacık his oldukça güzel ama bunu içerdiği yoğun miktarda alkol denat dolayısıyla yapıyor. Serumla desteklediğim için benim çok kuru cildime havalar iyice soğuyana kadar yeterli geldi. Çok soğuk havalarda ise, benim için etkisiz kaldı.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem
L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

50 ml ürün içeren ve açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü olan Loreal Mucizevi Yağ kremin içeriğinin aktif maddelerinde; gliserin, silikon,alkol denat ve mineral yağ (likit parafin) bulunuyor. Bunları mera köpüğü çiçeği, shea yağı, argan yağı, kuşburnu yağı ve yasemin çiçeği ekstresi gibi bitkisel içerikler takip ediyor. Hyaluronik asit, salisilik asit, lavanta yağı gibi harika içeriklere de sahip bu krem; keşke aktif maddeleri bu kadar üzücü olmasaydı dedirterek bana adeta saç baş yolduruyor. Bol miktarda koku maddesi içeriyor. Bununla birlikte; paraben ve bht içermiyor.


L'oreal Paris Mucizevi Yağ Krem

Dürüst olmam gerekirse, cilt bakımımda Loreal ürünlerini pek tercih etmiyorum ancak; bu kremi almış olduğum için de kullanıp bitireceğim. Loreal içeriklerini günden güne geliştirip düzeltiyor ama benim tercih etmem için daha çok yolu var gibi görünüyor. Bu krem etil alkol içerdiğinden güneşli havalarda kullanmak lekeler açısından riskli olabilir ama geceleri makyaj bazı olarak gayet iyi iş görebilir. L'oreal Paris Mucizevi Yağ Günlük Bakım kremini ve tüm Loreal ürünlerini bir çok kozmetik mağazasından ve online olarak bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gece

Merhaba...

Bir önceki yazımı okuyanlar için bu giriş bir tekrar olacak fakat, bu yazı dizisiyle ilk kez karşılaşanlar için yinelemek istedim. Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 


Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim, bir önceki yazımda gündüz cilt bakım rutinimden (burada) bahsetmiştim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


kuru ciltler için cilt bakımı

Haftanın beş günü hatta bazen altı günü işim gereği makyaj yapmak zorunda olduğum için, gece cilt bakımımın en önem verdiğim adımı makyajımı ve ardından cildimi temizleme adımı oluyor. Düzgünce temizlenmemiş bir cilde ne sürersem süreyim, ne yaparsam yapayım sağlıklı bir sonuç alamayacağıma inanıyorum.
Zamanında evde gereksizce misel su stokladığım için, bu stoğu eritmek adına ara ara makyajımın önce kabasını alıyorum. Fakat bunu yaparken, pamuğa ürünü döküp cildimin ve/ya gözlerimin üzerine yerleştirip biraz bekletip pamuğu alıyorum. Uzun süredir yüzümü asla pamukla çekiştirmiyorum. Çoğu zaman bu adımı atlayıp makyaj temizleme yağına geçiyorum, zaten elimdeki misel sular bittiğinde benim için pamuklar da tarih olacak gibi görünüyor.


kuru ciltler için cilt bakım rutini

Kış ve ilkbahar aylarında Alverde markasının organik makyaj temizleme yağını kullandım, bittiğinde de Thalia Natural Beauty Innonative makyaj temizleyicisine geçtim. Aslında Thalia Innonative pamukla yüzümüzü sildiğimiz temizleyicilerden ancak, yağ içerdiği için ben makyaj temizleme yağı olarak hala kullanıyorum ve memnunum. Temizleme yağını kuru ellerime döküp yine kuru cildime masaj yaparak uyguluyorum ve yaklaşık bir dakika içinde tüm makyajım maskaram dahil tamamen çözünmüş oluyor. Ben iki aşamalı temizleme yaptığım için, hemen arkasından temizleme jeli kısmına geçiyorum. Bu kış ve ilkbaharda Diadermine High Tolerance yüz temizleme jelini bitene kadar gece rutinimde de kullandım. Sonrasında elimdeki deneme boy ürünlere geçtim. Bu kış temizleme rutinimde, her ayın hepimizin yaşadığı ve hormonlarımızın alt üst olduğu belli günlerinde  Sebamed Clear Face Cleansing Foam yüz temizleme köpüğünü kullandım. Bu ürün aslında akneye meyilli ciltler için fakat ph değeri 5.5 olduğu için benim kupkuru cildimde hiç bir gerginlik oluşturmadı ve o dönemi de sorunsuz atlatmama yardım ettiğini düşünüyorum. Haftada iki gün cilt temizleme rutinime Clinique Pep-Start 2-in-1 Exfoliating Cleanser'ı ekledim, bu incecik tanecikleri olan bir peeling ve cildimi hiç yormadan, çizmeden temizledi.

Kuru ciltler için bakım

Cildimi tamamen temizleyip kuruladıktan sonra (ben yüzümü annemin benim için hazırladığı bezlerle kuruluyorum ve her kurulama sonrası bu bezleri değiştiriyorum) tonik olarak Dior Lotion Tendre Tonifiante kullandım. Toniği elime bir miktar döküp yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Ardından haftanın iki günü The Ordinary Granactive Retinoid %2 Emulsion ve/ya haftanın üç günü Caudalie Vinoperfect Concentrated Brightening Essence kullandım. Her iki ürünün de asit oranı oldukça düşük ve bana 5-6 damla yeterli geldi. Bu ürünleri de yine ellerimle tampon hareketler yaparak yüzüme uyguladım.
Bu adımın hemen ardından göz serumuma geçtim. Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing Eye Serum'u göz çevreme nazikçe uyguladım. Ardından da yüz serumuma geçtim. Bu şekilde bir göz ürünü bir yüz ürünü olarak devam etmemin sebebi, aynı bölgeye üst üste uygulama yapmayarak cildimin ürünleri emmesine fırsat vermek... 


Kuru ciltler için bakım

Zeynuş'umun çok beğendiği ve bana da hediye ettiği Sephora Super Regenerating Oil-Serum'dan bir damlalık benim tüm yüzüme yetiyor ve tüm kış ve bahar boyunca çok memnun kalarak kullandım. Gerçekten cildime harika nem verdi ve yatıştırdı. Bu ürün sanırım artık satılmıyor, halbuki içeriği de güzeldi. Yüz serumumu uyguladıktan sonra Lavera Illuminating Eye Cream'i biraz yoğunca göz altlarıma uyguladım ve yüzük parmaklarımla masaj yaparak dağıtıp tamamen yedirmeye çalışmayarak maske gibi bıraktım. Bu şekilde göz altlarım kremi kendi kendine emiyor ve daha nemli bir sonuç elde ediyorum. Göz altları benimkiler gibi çöl kuruluğunda olanlara bu yöntemi denemelerini öneririm. 

Kuru ciltler için bakım

Nemlendirici seçimim kış ve ilkbahar boyunca Korres Wild Rose 24-Hour Moisturising&Brightening Cream oldu. Bu nemlendirici bana Zeynuşum ve Başak'cığımın doğum günü hediyesiydi ve Yunanistan'a gidip acilen yenisini almam gerek! Bu nemlendiriciyi yüzümle birlikte boynuma da uyguladım. Hızla emiliyor ve özellikle cildimdeki hassasiyetten kaynaklı kızarıklıklara çok iyi geldiğini şimdiden söylemeliyim. Cildimin aşırı kuru olduğu günlerde nemlendiricime Nip+Fab Dragon Blood Fix Hyaluronic Shot'tan yarım pompa karıştırdım, bu ürün nemlendiricinin etkisini bence gerçekten arttırıyor ama bir daha almam. Satıldığı yerden alışveriş yapmıyorum, çok da vazgeçilmez değil. Haftanın bir günü ise, tüm bu rutini es geçip yüzümü temizleyip tonikledikten sonra La Roche Posay Effaclar Duo(+) kullandım. Bu ürünü bittikçe almaya devam edeceğim çünkü, benim cildimde resmen mucizeler yaratıyor. Cilt altımda sivilce ya da yağ bezesi diyemeyeceğim ve dışarıdan asla belli olmayan, sadece dokunduğumda hissettiğim pütürler oluştuğunda Glamsight Ece'ciğim önermişti, o zamandan beri vazgeçemiyorum.
Son olarak, yatmadan hemen önce Nuxe kuru yağdan bir-iki pompa kadar yüzüme uyguladım. Lip balm olarak da, dudaklarımın durumuna göre Blistex Med-Plus ya da Lola Bomb Strawberry Daiguiri tercih ettim.

Kuru ciltler için bakım

Gece cilt bakım rutinim, gündüzden daha uzun ve daha aşamalı... Gece bakımımda antiageing etkiler alabilme ve cildimi yenileme-besleme amacıyla ilerlemeye çalışıyorum. Uzun vadeli olarak, bu cilt bakım rutini cildimde daha aydınlık ve daha sağlıklı bir görüntü elde etmeme yardım etti. Benim cildim aşırı kuru ve hassas olduğundan bakım aşamalarım size uzun gelmiş olabilir ancak, 30 yaş üstü çok kuru ciltli herkese önerebileceğim adımlar bunlar ve okuduğunuz kadar uzun sürmediğine emin olabilirsiniz. Tüm bu cilt bakım rutini 10 dakikamı almıyor bile! Yaz döneminde asit kullanmıyorum çünkü, asit kullanımı sırasında cilt daha da hassaslaşıyor ve güneş lekeleri konusunda daha riskli bir durumda oluyor. 

Kullandığım ürünlerle ilgili ayrıntılı yorumlarımı ve ürün içeriklerini tek tek sonraki yazılarımda paylaşacağım fakat, bu ürünleri kullanmak durumunda değilsiniz. Ben bu yazılarımda daha çok cilt bakımımdaki adımları paylaşmayı hedefledim. Hepimizin cildine iyi gelen ürünler farklı keza.
Sevgilerimle...

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gündüz

Merhaba...

Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 

Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gündüz cilt bakım rutinimden, bir sonraki yazımda da gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


Kuru ciltler için cilt bakımı

Benim için gündüz yaptığım cilt bakımı, cildimi beslemekten çok korumaya yönelik bir rutinden oluşuyor. Dolayısıyla bu rutindeki asıl amacım cildimi nemlendirmek ve gün içerisinde dış etkilerden korumak... 
Hafta içi tam zamanlı çalıştığım için sabah 6'da kalkıyorum. Uyanır uyanmaz da hiç vakit kaybetmeden cilt bakımıma başlıyorum çünkü, kahvaltımı evde yaptığım için mümkün olduğunca hızlı olmam gerekiyor. 
Kış ve sonbahar aylarında sabahları yüzümü Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli ile yıkadım, o bitince de Nivea Creme Care yüz temizleme kremine geçtim. Bu iki temizleyici de oldukça nazik ürünler ve cildimi kurutmuyorlar. Özellikle Diadermine High Tolerance'ın içeriği şahane! Nivea için aynı şeyi söyleyemesem de, sabahları kullanmak için hiç fena değil. Yüzümü yıkadıktan sonra cildimdeki fazla suyu kurulayıp tonik olarak Miniso Green Tea Repairing Sprey kullandım. Bu yüz misti bence tam bir fiyat-performans ürünü ve yazısını yazmak için de sabırsızlanıyorum. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu kış ve ikbahar boyunca göz kremi olarak Lavera Illuminating Eye Cream kullandım. Bu kremi şu an sadece akşamları kullanıyorum ve hala bitmedi, kullandığım en bereketli göz kremi çıktı. 

Cildim çok kuru olduğu için, sanırım yaşımın da etkisiyle, bu sene gündüz bakım rutinimde de serum kullanma ihtiyacı hissettim. Beyond Himalaya Deep Moisture Serum-in-Oil serumu bir-bir buçuk pompa kadar alıp ellerimin arasında ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bu serumdan çok memnun olduğumu şimdiden söylemeliyim. Bu sene gündüz nemlendiricisi olarak sürekli aynı ürünü kullanmadım ya da kullanamadım da diyebilirim. Zaman zaman Zeynuş'un ya da Başak'ın verdikleri testerları kullandım, bir ay kadar La Roche Posay Toleriane kullandım, sonrasında da Thalia Argan Musk nemlendiricime geri döndüm. Thalia Natural her alışverişimde Argan Musk nemlendiricinin 3-4 testerını yolluyor ve ben bu testerları bir kaba doldurunca neredeyse 30ml tam boy krem elde ettim. Yoğun yapılı ve başarılı bulduğum temiz içerikli bir nemlendirici Thalia Argan Musk ve geçen yazdan bu yana ara ara da olsa severek kullanıyorum. Hangi nemlendiriciyi kullanırsam kullanayım değişmeyen tek şey olarak, Kiko Hydra Pro-Glow nemlendiriciyle karıştırdım. Kiko'nun bu ürünü cilde şahane bir parlaklık veriyor ve cildimdeki donuk görüntüyü düzeltiyor. Tabi ki, bu sadece kozmetik olarak bir düzeltme yoksa bir bakım yapıp cildimi canlandırdığını düşünmeyin. Elimin içinde karıştırdığım iki nemlendiriciyi yüzüme nazikçe masaj yaparak uyguladım. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Yaz-kış güneş koruyucuyu cilt bakımımdan eksik etmiyorum. Kış ve ilkbaharda tercih ettiğim güneş koruyucular Loreal Sublime Sun Cellular Protect Spf30 ve Kiko City Filter Sunscreen Spf 50 Primer oldu. Kiko City Filter'ın yazısını buradan okuyabilirsiniz, incecik yapılı bir makyaj bazı; fakat yazın kullanmanızı önermem çünkü çok fazla koku maddesi içeriyor. Yine Sublime Sun da bana göre yaz için yeterli değil. 
Son olarak, Lola Bomb Strawberry Daiguri lip balmı dudaklarıma sürüp gündüz cilt bakım rutinimi tamamladım.

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu yazı oldukça uzun ve bu rutin de çok çetrefilli görünebilir ama uygulaması yazmasından çok çok daha kısa sürüyor, hatta bence okumasından da. Sabah cilt bakım rutinim toplamda 5-6 dk zamanımı ancak çalıyordur fakat, bu sayede gün içinde hem cildim nemini kaybetmiyor hem güneşin zararlı etkilerinden ve serbest radikallerden korunuyor hem de makyajım çok iyi görünüyor.
Şunu her zaman hatırlatmak istiyorum; cildimiz en büyük organımızdır ve ona ihtiyacı olan bakımı yaparsak o da görevini daha iyi yapar ve yılların hasarından da hem daha geç etkilenir hem de daha sağlıklı olur. Dolayısıyla, kısa süreli seyahatlerim dahil olmak üzere, cilt bakımımdan taviz vermiyorum. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Sevgiler...