Retinol Nedir? - The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

Merhaba... 

The Ordinary ülkemizde çok fazla merak edilen markalardan... Ben markaya ait bugüne kadar sadece iki ürün satın aldım, birini henüz açmadım. Diğeri ise, bugün bahsedeceğim The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane... Bu üründen bahsetmeden önce, hap bilgi olarak biraz retinollerden ve retinol kullanımından bahsetmek istiyorum. Ardından ürünle ilgili kişisel yorumlarıma geçeceğim. 


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

Retinol yani A vitamini, anti ageing özellikleri olan bir aktif madde... Uzun yıllar boyunca akne tedavisinde ve gözeneklerin arındırılmasında kullanılan bu içeriğin, ciltteki kırışıklıklar üzerinde de çok etkili olduğu fark edildiğinde adını da sıkça duyar olduk. 
Retinol; ince çizgilerin görünümünü azaltır, cildi pürüzsüzleştirir ve cilt lekelerinin düzelmesine yardımcı olur. Bunu iki şekilde yapar: ilki cildi soyarak, ikincisi cilt hücrelerine komutlar vererek. Bu madde cildimizde mucizeler yaratacak gibi görünse de, aslında her cilt tipi için uygun değil. Cildi soyduğu için rosecea hastaları ve egzamaya meyilli ciltler bu içerikten uzak durmalıdırlar. Aynı sebeple, çok hassas ciltli kişilerin de temkinli olması gerekir. Retinoller güneş ışığında düzgün çalışmadıklarından, bu içerikleri gece kullanmayı tercih etmek gerekir. Ve cildi çok hassaslaştıracaklarından en az Spf30 ve PA içeren güneş kremlerini asla aksatmadan kullanmak gereklidir


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

Retinoller hava ile temas ettiklerinde retinoik asite dönüşürler. Cilt hücrelerimiz retinoik asitlerin komutlarını algılayacak şekilde gelişmiş oldukları için, cilt hücreleri ile retinoik asit iletişime geçer. Retinoik asitin cilt hücrelerine verdiği komutsa şudur: Görevlerini sağlıklı ve normal olarak gerçekleştir! Retinolün günümüzde en önemli yaşlanma karşıtı madde kabul edilmesinin sebebi budur. Yani, retinol cildimizi düzeltmez; ona sadece, yaşlı ve hastalıklı davranma, normal ve sağlıklı çalış komutunu verir. Anti ageing bir içerik olduğu için, doktorunuz tarafından reçete edilmediği sürece bence 30 yaşından önce kullanmamanız gerekir. 
Retinolleri kullanmaya başlamadan önce, mutlaka çok iyi araştırma yapmalı, cildimizin ve yaşımızın bu maddeye uygun olup olmadığına karar vermeli ve doğru ürünü seçmeliyiz. Retinol içeren ürünlerin ambalajları gerçekten çok önemli çünkü, a vitamini ışıkla ve havayla temas etmemelidir. Dolayısı ile en doğru tercih, ışık almayan pompalı ambalajlardaki ürünleri kullanmamız olacaktır. 
Retinol kullanımına mutlaka düşük konsantrasyondan başlamalı ve cildimiz bu aktife alıştıkça kademeli olarak retinol yüzdesini arttırmalıyız. 


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane, saf retinol yerine "granactive retinoid" içeren bir ürün... Saf retinol içermediği için, retinolün ciltte oluşturabileceği hasarları ekarte ettiğini iddia ediyor. İçeriğindeki %2 oranında aktif retinoid ile yaşlanma belirtileriyle savaşmayı hedefliyor. 
Ben, uzun süredir retinolü cilt bakımıma eklemek istiyordum. Ancak, egzamaya çok meyilli ve hassas bir cildim olduğu için retinol bana pek uygun bir içerik değildi. The Ordinary'nin bu ürünü, retinolün olumsuz yanlarını oluşturmayacağını iddia ettiği için, en düşük konsantrasyonlu %2'lik versiyonunu satın aldım. Squalane bazlı bu ürün retinoller kadar etkili ve agresif değil ancak, onlardan daha yüksek teknolojiye sahip
The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane'nin serumdan sonra uygulanması öneriliyor. Ardından nemlendiricinizi uygulayarak cilt bakım rutininize devam edebiliyorsunuz. Ben, her ne kadar güvenli olduğunu iddia etse de, cilt tipimi göz önüne alarak bu ürünü her akşam kullanmaya cesaret edemedim. Haftada iki gece 4-5 damla kadar ürünü, cildimi temizleyip serumumu sürdükten sonra cildime tampon hareketlerle uyguladım. Kullandığım ilk akşam dahil cildimde asla bir yanma, kaşıntı, kızarıklık ve tahrişe sebep olmadı. Her gün, evden çıkmasam dahi, Spf 50+ güneş koruyucumu sürdüm ve güneş etkisini iyice arttırmaya başladığında, ilkbahar sonuna doğru da kullanmayı bıraktım


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane; 30 ml, pompalı bir şişede satılıyor. Koyu renk camdan şişesi, yine de ışığı geçirebilir endişesiyle ben hep dolap içinde, oda sıcaklığında sakladım. Ürünün pompası çok iyi çalışıyor ve istediğim kadar ürün almakta beni hiç zorlamadı. Sarı renkli, oldukça akışkan ve kokusuz olan Granactive Retinoid, çok ince kuru yağ gibi bir dokuya sahip... Ciltte çok kolay emiliyor, uyguladığımda yumuşak ve pürüzsüz bir doku bırakıyor ve yüzümü asla yağlı hissetmiyorum. Üzerine nemlendiricimi rahatça uygulayabiliyorum
Ben, The Ordinary Granactive Retinoid'i yaklaşık 6 ay boyunca, haftada iki gece düzenli şekilde kullandım. Kullandığım sürede, yanaklarımdaki kızarıklıklara iyi geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Fakat, mimik çizgilerimde herhangi bir yumuşama gözlemlemedim. Bununla birlikte, zaten çok kuru olan cildimin daha da kurumasına ve hassaslaşmasına sebep oldu. Cildim hiç bir nemlendirici ya da yağ ile toparlanamayacak kadar kurudu. Ben ürünü kullanmakta ısrar ettikçe, cildim pul pul hale geldi ve ne nemlendiricilerim ne makyajım yüzümde durmamaya başladı.


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

Ürünü kullanmaya başladığım ilk zamanlarda, kızarıklıklarımın toparlanması dolayısı ile çok mutluyken, zamanla cildimdeki hassaslığın ve kuruluğun kontrolümden çıkmaya başladığını fark ettim. Dolayısıyla, benim çok ince yapılı, kuru ve hassas cildim için, "en zararsız" retinolün bile uygun olmadığından artık eminim. Her sene yaz mevsiminde cildim kurudan normale dönerken, bu yaz dönmedi. Ağustos başına kadar cildimin aşırı kuruluğuyla savaşmak zorunda kaldım. 
The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane, sadece 7 adet içeriğe sahip ve bunlardan biri de bisabolol. Bisabolol, cildin onarılmasında büyük katkı sağlayan, benim çok sevdiğim içeriklerden biridir. Aynı zamanda bu ürün jojoba yağı da içeriyor. Açıldıktan sonra 6 ay içinde tüketilmesi gerekiyor. Bu ürünü, her gün kullansanız bile 6 ayda bitirebileceğinizi zannetmiyorum, miktarı çok fazla ancak, retinol gibi bir içeriği kullanım ömrü dışında asla kullanmamanızı öneririm. 


The Ordinary Granactive Retinoid 2% In Squalane

Umarım bu yazı size retinollerle ilgili bir fikir verebilmiştir. Bu içerik uzun süredir herkesin dilinde ve bir çok kişi için mucize bile olabilir. Ancak; cildiniz için ürün seçerken ihtiyaçlarınıza, cilt tipinize uygunluğunu iyi belirlemeniz gerekir. Normal cilt yapısına sahip biri için şahane etkiler gösteren bir içerik, benim gibi ince ve hassas ciltli biri için hoş olmayan sonuçlar verebilir. Dolayısıyla bu tür aktifleri kullanmadan önce mutlaka kendi araştırmanızı yapmanızı, cildinizi iyi tanımanızı ve kullanmaya en düşük konsantrasyonla başlamanızı öneririm

The Ordinary ürünlerini instagramda yurtdışından ürün getiren hesaplardan, yurtdışından ve The Ordinary online sitesinden satın alabilirsiniz. Marka ülkemize gönderim yapıyor mu, bilmiyorum. The Ordinary hayvanlar üzerinde test yapmayan bir marka ve fiyatları da (bizim kurları düşünmezseniz) oldukça uygun...

Sevgilerimle...

Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+

Merhaba...

Her yaz sonu, o sene kullandığım güneş koruyucuların yazısını yazıyorum. Bu yazılarım genellikle bir sonraki sene okunmaya başlıyorlar ancak, bir güneş koruyucuyu tüm yaz kullanmadan ve bitirmeden hakkında yorum yapmam mümkün değil. Bana uygun fiyatlı güneş koruyucu sorulduğunda aklıma ilk gelen ürün olan Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+ bu senenin ilk güneş koruyucu ürün yazısı olacak. 

Garnier Ambre Solaire

Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+ hem çocukların hem yetişkinlerin kullanımına uygun olduğunu iddia eden, hassas ciltlere uygun çok yüksek güneş koruması sağlamayı hedefleyen bir losyon-krem... Hem UVB hem UVA filtresi ihtiva ediyor (UVA ve UVB ile ilgili burada bir yazı yazmıştım). Güneşe çıkmadan önce göz çevresi hariç tüm vücuda eşit şekilde uygulanması öneriliyor. 
Garnier Kids Sensitive Advanced, beyaz renkli, ince yapılı, losyon-krem arası yapıya sahip bir güneş koruyucu... Çok hızlı emiliyor ve cilt üzerinde beyaz tabaka bırakmıyor. Bitişi hafif parlak ancak yağlı değil, uygulandığı bölgeye aynı zamanda hafif bir nem veriyor. 

Garnier Ambre Solaire

Ben, bu güneş koruyucuyu tüm yaz boyunca işe giderken kollarıma ve bacaklarıma uygulayarak kullandım. Deniz tatili yaptığımda ise, kullandığım asıl güneş koruyucuyu tazelemek için ek bir ürün olarak tercih ettim. Benim cildim oldukça hassas ve ince yapılı, güneşe karşı ciddi alerjim var. Bu koruyucu şehir hayatında vücudun açıkta kalan bölgelerine uygulamak için bence uygun bir alternatif... Ben yaz boyu hiç bir sorun yaşamadım. Ancak, ofiste çalıştığımı ve tüm gün güneşin altında olmadığımı da eklemeliyim. Deniz tatilinde ise, altına uyguladığım güneş koruyucumu destekledi. 
Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+ 'yi tek başına kullanmak da elbette mümkün... Ancak, her ne kadar suya dayanıklı olduğunu iddia etse de, güneşe karşı hassas ve alerjik bir cildiniz varsa, kesinlikle her terlediğinizde, denize girdiğinizde tazelemeniz gerekiyor. Su ile çok kolay akan bir yapıya sahip... Suyla temasınız olmasa bile, iki saatte bir ürünü tazelemeniz şart... Bu durumlara özen gösterirseniz, cildinizi güneşe karşı başarılı bir şekilde koruyacaktır. 

Garnier Ambre Solaire
Garnier Ambre Solaire

Bununla birlikte, alkol denat içerdiği için yüzde kullanıma uygun olmadığını düşünüyorum. Yüzünüze uygulamayı tercih ederseniz, sizi UVA ve UVB ışınlarının çoğu hasarından koruyabilir ancak, güneş lekelerinden koruyamaz. Düzenli güneş koruyucu kullandığı halde, güneş lekeleri oluştuğundan şikayet edenlerin büyük kısmının koruyucuları etil alkol içeriyor! Dolayısıyla, yüzünüz için tercih edeceğiniz güneş koruyucunun içeriğine -özellikle yazın- çok daha dikkat etmenizi öneririm. 
Çocuklarda kullanımı ile ilgili şahsi düşüncem de, olumlu yönde değil. Bunun ilk sebebi, ürünün içeriğinden önce spf derecesi... Dünya Sağlık Örgütü çocuklarda spf 30 UVB korumasının üzerine çıkılmamasını ancak, bu değerin altına da inilmemesini öneriyor. Bunun sebebi, Spf 30'un üzerinde güneş korumasının henüz doğal hammaddelerle üretilememiş olması. Spf 30 üzerindeki her güneş koruması "octocrylene" gibi yağda çözünen maddelerle güneş koruyucunun etki süresinin arttırılması ile elde ediliyor. Dolayısıyla, en doğru olan çocuklarımız için Spf30 bir koruyucu seçip, kremi yenileme sıklığımızı arttırmak. Solante gibi markaların çocuklar için olan güneş koruyucularının Spf30 da kalmasının da sebebi budur, yoksa yapamadıklarından değil. İkinci sebebi de, alkol denat içermesi... Bu koruyucu her ne kadar çocuklar için üretilmiş olsa da, ben kendi çocuğum için tercih etmezdim. 

Garnier Ambre Solaire

İçeriğinin ikinci sırasında gliserin olan Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+, su bazlı bir güneş koruyucu... Aktif UVB filtresi olarak octisalate (ethylhexyl salicylate) içeren bu güneş koruyucu, UVA koruyucu olarak avobenzone içeriyor. Nano seviyede titanyum dioksit içeren bu ürün, octocrylene içeriyor. İçeriğinde çok az miktar silikon var; parfüm, paraben, bht içermiyor. UVA ve UVB filtrelerinin gerçekten çok iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu özellikleri ile bana göre, piyasada bulabileceğiniz en iyi uygun fiyatlı güneş koruyuculardan biri... İçeriğine baktığımda hemen her cilt tipinin anlaşabileceğini düşünüyorum. 

Garnier Ambre Solaire

200 ml ışık geçirmez beyaz-turuncu renkli bir tüpte satılan Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+ 'nin açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. Güneş koruyucuların kullanım ömürlerinin sonunda aktif maddelerinin etkinliğini yitirdiğini tekrar hatırlatmak isterim.
Özellikle vücut kullanımı için oldukça uygun bulduğum Garnier Ambre Solaire Kids Sensitive Advanced Spf50+ ve tüm Garnier ürünlerini birçok kozmetik markette bulabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

Yves Rocher Couleurs Nature Kaş Kalemi

Merhaba...

Günlük hayatımda kaş kalemi neredeyse hiç kullanmıyorum. Benim zaten çok dayanıksız olan kaşlarımı kalemler iyice döküyorlar. Kaş kalemleri, seyahatlerimde kullandığım ürünler; dolayısıyla senede ancak bir tanesini kullanıp bitirebiliyorum. Bugün anlatacağım Yves Rocher Couleurs Nature kaş kalemi bu sene kullanıp bitirdiğim ürün ve kendisini kaşlarımda fotoğraflayamadan ani şekilde bitirdiğim için bu yazıda malesef bende duruşunu göremeyeceksiniz. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Yves Rocher Couleurs Nature kaş kalemi, kaşlarımızı kolayca şekillendirip belirginleştirmemiz için tasarlanmış bir ürün... İçerdiği shea yağı sayesinde yumuşak ve kaygan bir yapısı olmasını hedefliyor. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Yves Rocher kaş kaleminin 6 rengi var; bendeki 01 blonde. Kalemin arkasındaki kaş fırçası ile, uygulama yaparken ek bir fırçaya ihtiyaç duymadığınız için kullanım kolaylığı sağlıyor. Açıkçası, ben kendi fırçası olan kaş kalemlerini tercih ediyorum. Böylelikle seyahat çantamda ekstra bir fırça taşımamış oluyorum. Kalemin fırçası kıl ve tombik yapıda; hem uyguladığım kaş kalemini çok iyi dağıtıp doğallaştırıyor hem de kaşlarıma güzel şekil veriyor. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Yves Rocher Couleurs Nature kaş kaleminin yapısı ne çok sert ne çok yumuşak, marka bence yapısını güzel ayarlamış. Kaşlarımı dökmeyecek kadar yumuşak ve rahatça çizgi çekebileceğim kadar da sert bir yapısı var. Aşırı kremsi olmadığı için, uygularken dağılıp taşmıyor. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Blonde rengi, küllü bir açık sarı... İçerisinde kızıllık yok. Benim gibi beyaz tenli ve sarışın olanlara uyabileceğini düşünüyorum. Ben renginden oldukça memnun kaldım. Çok pigmentli bir kalem de olmadığı için abartılı durmuyor; yoğunluğunu istediğim gibi ayarlayabiliyorum. Ben kalemi hafif eğik tutup, kaş aralarıma ve boşluklara minik çizgiler çekerek uygulama yaptım. Bu şekilde açılı uygulama ile kaş kalemlerinin kaşlara daha az zarar verdiğini düşünüyorum. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Yves Rocher Couleurs Nature kaş kalemi, benim kaşlarımı koparmadı, dökmedi. Dediğim gibi, ben kısa süreli olarak, hep seyahatlerimde kullandım. Bu zaman zarflarında da beni oldukça memnun etti. Ambalajının şeffaf kapakları bir süre sonra gevşeyip, yeterince sağlam kapanmayabiliyor ancak, makyaj çantanızda taşıyorsanız sorun yaratmıyorlar. 

Yves Rocher Kaş Kalemi

Yves Rocher Couleurs Nature kaş kalemini ve tüm Yves Rocher ürünlerini markanın mağazalarından ve online satış sitelerinden bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle... 

Nascita Ocean Series Makyaj Fırçaları

Merhaba...

Blogda en az yazdığım makyaj ürünü fırçalar olabilir. Fırça anlatmak bence hem çok zor hem de fırça seçimini oldukça kişisel bulduğum için, elim bu konuda yazmaya pek gitmiyor açıkçası. Ancak, Nascita Ocean Series makyaj fırçalarını kullanmaya başlayınca, bu fırçalardan blogumda bahsetmem gerektiğine karar verdim. Şimdiden, bu yazının çok uzun olacağı konusunda sizleri uyarmalıyım; çünkü serinin ikisi hariç tüm fırçalarına sahibim ve hepsinden bahsedeceğim. Özellikle merak ettiklerinizi kalın siyahla belirttiğim fırça isimlerini takip ederek okuyabilir, bu şekilde yazıyı kendinize göre kısaltabilirsiniz. 

Nascita mavi makyaj fırçaları

Nascita Ocean Series, doğal - sentetik kıllara sahip ve profesyonel kullanıma uygun 10 adet fırçadan oluşuyor. Bu fırçalardan beş tanesi göz makyajı için, beş tanesi yüz makyajı için tasarlanmış. Her fırça, koleksiyonun adıyla müsemma olarak uca doğru mavi renk alan kıllara sahip... Genel olarak fırçaların kılları yumuşacık  ve esnek, her fırça kendi kullanım amacına uygun kıl yapısında tasarlanmış... 

Nascita mavi makyaj fırçaları

Nascita, bu serinin en büyük özelliğinin fırçaların gövde yapısının ergonomik kullanıma uygun özel tasarım olması olduğunu iddia ediyor. Uca doğru sivrilen fırça sapının orta kısmındaki dairesel tasarım, bence gerçekten fırça tutuşunu çok kolaylaştırarak uygulamada konfor sağlıyor. Fırçaların işlemeli metal halkaları ise, oldukça şık görünüyor. Her fırçanın sapında, numarasını okuyabiliyoruz. Ben fırçalarımı bu güne kadar dört kez yıkadım, yaz ortasından bu yana da neredeyse sadece bu fırçaları kullanıyorum ve saplarındaki yazılarda silinme olmadı. 

Nascita mavi makyaj fırçaları

Nascita Ocean Series makyaj fırçaları, 211'den 220'ye kadar numaralandırılmış. 211-215 arası numaralara sahip olanlar göz makyaj fırçaları iken; 216-220 arası numaralı olanlar yüz makyaj fırçaları... Tüm seri, makyajda her ihtiyacı karşılayacak fırçalara sahip olduğundan; sadece bu fırçalarla tüm makyajınızı çıkarabilir ve başka hiç bir fırçaya ihtiyaç duymayabilirsiniz. Bende sadece serinin 215 numaralı kısa saplı gölgelendirme fırçası (indirim bekliyorum, onu da alacağım) ve 219 numaralı geniş yapılı kontur fırçası (bu tarz fırçalar kullanmıyorum) yok. Elimdeki 8 Ocean Series fırçadan da çok memnun olduğumu şimdiden belirtmeliyim. Satın aldığım günden bu yana, sürekli bu fırçaları kullanıyorum; hunharca da yıkadım ve şimdilik ilk aldığım günkü gibi sağlam duruyorlar. Kıl dökmüyorlar, fırçalar saplarında oynamıyor ve yıkadıkça formlarını kaybetmiyorlar

Nascita mavi renkli makyaj fırçaları, genel olarak bir günde kuruyor. Serinin sık kıllı olan kapatıcı ve fondöten fırçaları en geç kuruyanlar; diğer fırçaların kuruması için bir gün geçmesine bile gerek yok. Oldukça hızlı temizleniyorlar, kir tutmuyorlar. Tüm fırçalarımı yıkadığım gibi, bunları da bebek şampuanı ile yıkayıp havlu üzerinde kurutuyorum

Nascita mavi makyaj fırçaları
Nascita mavi makyaj fırçaları
Üstteki 218 numaralı fırça-alttaki 220 numaralı fırça

218 Numaralı Tampon Fondöten Fırçası: Nascita Ocean Series makyaj fırçalarındaki favorilerimden ilki bu... Bana süngerle fondöten uygulamayı bıraktıran bu kabuki fırça, çanak şeklinde uca doğru genişleyen düz kıllara sahip... Oldukça sık ve yumuşak kıllara sahip olduğu için, neredeyse hiç ürün emmiyor. Dolayısıyla, günlük olarak tek pompa fondöten tüm yüzüme yetiyor. Çizgi izi bırakmıyor, tekrar tekrar kullanılabiliyor. Neredeyse hiç ürün emmediği için, kullandıktan sonra fırça kıllarının hala kuru olduğunu hissedebiliyorsunuz. Ürünü, adından da anlaşılabileceği gibi tampon hareketlerle uygulamak gerekiyor, bu şekilde ürünü eşit ve pürüzsüz şekilde yayıyor. Özellikle kremsi yapıdaki ten ürünleriyle çok iyi çalışıyor. 

220 Numaralı Kapatıcı Fırçası: Bugüne kadar kullandığım en iyi kapatıcı fırçası olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Uca doğru sivrilen çok sık kıl yapısına sahip bu fırça, sivri ucu sayesinde göz pınarlarıma kadar girebiliyor. Yumuşacık kılları sayesinde göz çevremi asla rahatsız etmeden, çok hızlı ve eşit şekilde kapatıcımı yayıyor. Bu fırçayı kullanmaya başlayınca, kapatıcıyı yaymak için önceden gerçekten çok zaman harcadığımı fark ettim. Çünkü, göz çevrem çok mor ve kapatıcılar da çizgilerime dolar; kapatıcı yaymak benim için hep stres kaynağı olmuştur. Bu fırçayla hızlı ve eşit şekilde ürünü yayabiliyorum. Aynı fondöten fırçası gibi, neredeyse hiç ürün emmiyor ve uygulama sonrasında hala kuru kalıyor. Tekrar tekrar kullanılabiliyor. Kapatıcımı göz altıma istediğim kadar bırakıp, sonra 220 numaralı fırçamla süpürme hareketleri yaparak yayıyorum. Şahane!

Nascita mavi makyaj fırçaları
Nascita mavi makyaj fırçaları
Üstteki 216 numaralı fırça-alttaki 217 numaralı fırça

216 Numaralı Eğimli Allık Fırçası: Bu fırça sık kıllı ama yumuşacık ve pofidik bir yapıya sahip... Yukarıda bahsettiğim 218 ve 220 numara gibi tok yapıda değil, çok daha esnek kıllara sahip... Açılı fırça yapısı sayesinde, en sevdiğim bronzer fırçalarından biri oldu. Bu fırça ile aynı anda hem kontur yapabiliyorum hem de bronzer uygulayabiliyorum. Alt kısmını yanaklarımdaki kontur hattına yerleştirip uygulama yaptığımda, kontur ve bronzer uygulama işlemini tek seferde halletmiş olduğumdan oldukça pratiklik sağlıyor. Aynı zamanda, şahane bir allık fırçası olarak da iş görüyor. Oldukça geniş yapıdaki bu fırça ile isterseniz pudra da uygulayabilirsiniz

217 Numaralı Oval Yapılı Allık Fırçası: Bu allık fırçasının kıl yapısı 216 numaralı fırçaya oldukça benziyor. Yumuşacık ve esnek kıllara sahip bu fırçanın kılları uca doğru sivriliyor. Bence, uca doğru sivrilen fırçalar makyajda gerçekten olumlu manada fark yaratıyor. Bu fırçayla, hafif süpürme hareketleri yaparak kontrollü şekilde allık uygulayabiliyorum. Hafif sivrilen ucu sayesinde kontur yapabiliyorum, istersem bronzer uygulayabiliyorum. Yine, benim gibi küçük yüzlüyseniz pudra fırçası olarak da kullanabilirsiniz. 

Nascita mavi makyaj fırçaları
Nascita mavi makyaj fırçaları
Üstteki 213 numaralı fırça-Alttaki 212 numaralı fırça

213 Numaralı Far Karıştırma Fırçası: Nascita Ocean Series göz makyajı fırçalarından hangisini alsam, deseniz; cevabım kesinlikle bu fırça olur. Kılları yumuşacık ve ne çok tok ne çok esnek olan bu fırça küçük yapısı ile özellikle gözün katlanma bölgesinde çok iyi çalışıyor. Uca doğru sivrilen kılları sayesinde, farı yukarılara çok getirmeden dağıtabilmemi sağlıyor; böylece göz makyajında bir kaç renk kullanarak gölgeleme yapmak istediğimde harika iş çıkarıyor. Küçük göz kapağına sahip olanlar için de, çok uygun olacağını düşündüğüm bu far karıştırma fırçası, sınırlı alanlarda renkleri karıştırmak ve dağıtmak için oldukça ideal... 

212 Numaralı Sivri Yapılı Far Fırçası: Oldukça sık kıllı bu fırça, "kalem fırça" olarak tanımladığımız tasarıma sahip... Özellikle kirpik dibine far uygulamak için çok ideal olan bu fırça ile, alt kirpik diplerinde de rahatça çalışabiliyorum. Ben bu tarz fırçaları, gözün dış köşesine v şeklinde gölge vermek için de sıkça tercih ediyorum. 

Nascita mavi makyaj fırçaları
Nascita mavi makyaj fırçaları
Üstteki 211 numaralı fırça-Alttaki 214 numaralı fırça

211 Numaralı Eğimli Eyeliner Fırçası: Sık kıllı, düz kesimli kıllara sahip bu açılı fırça, kirpik dibine eyeliner ve far uygulamak için oldukça güzel... Ben göz kalemini dağıtmak için de kullanıyorum. Bununla birlikte, bu fırça aynı zamanda bence çok iyi bir kaş fırçası... Kaşlarınızı farla dolduruyorsanız severek kullanabilirsiniz. 

214 Numaralı Geniş Açılı Far Fırçası: Sık kıllı, düz yapılı bu far fırçası; göz kapağına farı yerleştirmek için oldukça başarılı... Özellikle farı tamponlayarak yerleştirmede çok iyi çalışıyor ve farın pigmentini çok başarılı şekilde göz kapağına transfer ediyor. Düz ucuyla kirpik dibine far uygulamak için de oldukça uygun... 

Özellikle yüz fırçalarını çok başarılı bulduğum Nascita Ocean Series makyaj fırçalarını, bu yönde ihtiyacı olan herkese önerebilirim. Ben seriyi yedekledim ve elimde olmayan 215 numaralı fırçayı da ilk indirimde almayı planlıyorum. Bildiğim kadarıyla bu seri, Gratis için özel olarak üretilmişti ancak; bir süredir hiç bir Gratis'te göremiyorum. Nascita online sitesinde ise, serideki tüm fırçaları bulabilirsiniz. Nascita bir Türk markası ve bu fırçalar hiç bir hayvana zarar vermeden üretiliyor

Sevgilerimle... 

Soft&Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Merhaba...

Piyasada hem alüminyumsuz hem de ter kokusunu önleyen deodorant bulmak gerçekten zor... Bir de, bir deodoranta ayıracak büyük bütçeleriniz de yoksa, seçenekleriniz oldukça azalıyor. Bugün, Gratis'lerde satılan Soft&Gentle markasına ait iki alüminyumsuz deodorantı anlatıp, hem ikisinin karşılaştırmasını yapacağım hem de haklarındaki fikirlerimi paylaşmış olacağım. 

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Soft&Gentle deodorantlar, alüminyum içermeyen ve terlemeyi, ter kokusunu önlemeyi hedefleyen ürünler... Bu deodorantların hem basınçlı şişede hem de roll-on şeklinde versiyonları var; her versiyonun farklı çeşitlerini bulmak mümkün.

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Bu yaz mevsimi boyunca, Soft&Gentle deodorantların basınçlı şişede olanlarının Active çeşidini ve roll-on şeklinde olanlarının da Care çeşidini kullandım. Active olan basınçlı şişedeki versiyonu bitirdim, roll-on olan çeşidi kullanmaya devam ediyorum. Bu deodorantlar her cilt tipi için uygun, alkol ve alüminyum içermeyen ürünler... Her iki çeşidi de paraben içermiyor ancak; roll-on çeşidi bht ihtiva ediyor

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon
Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Soft&Gentle deodorantların Active çeşidi oldukça temiz kokulu, pudralı bir ürün... 150 ml basınçlı bir şişede satılıyor ve bu çeşidi mavi-beyaz renkli ambalajda tasarlanmış. Şişenin sprey kısmı oldukça başarılı... Kullanmadan önce şişeyi çalkalayıp, 15 cm uzaktan koltuk altlarına sıkarak uygulamak gerekiyor.  Deodorantı uyguladıktan sonra, koltuk altımda beyaz renkli pudra kalabiliyor ve ben bu durum olduğunda fazla pudra kalıntısını hafifçe silkelemek zorunda kalıyorum. Fakat, giysilerimde beyaz leke bırakmadığını ve kokusunun benim sevdiğim gibi hafif olduğunu belirtmeliyim. İddia ettiği gibi, gün içinde terlemeyi önlemiyor ki zaten terlemeyi önlemek sağlığımız açısından çok zararlı ve tehlikeli. Ben normal şekilde terledim fakat, ter kokusunu önlemede çok başarılı buldum. Bu yazın en sıcak günlerinde, sabah 7'de sıktığım deodorant, öğleden sonra 4'de hala mis gibi kokuyordu. Akşam eve geldiğimde de hala ter kokmuyordum. 

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Soft&Gentle deo-rollon Care ise, mor renkli ambalajda tasarlanmış... 24 saat ter kokusunu önlemeyi hedefleyen bu deo-rollon da terlemeyi önlemiyor. 50 ml ürün içeriyor ve kapağı oldukça sıkı kapanıyor. Roll-on kısmını da bence güzel tasarlamışlar, başlığı sert değil ve koltuk altında rahatça dönüyor; böylece kolayca uygulama yapabiliyorum. Ürünün ambalajı ile ilgili tek sıkıntım, roll-on kısmından sıvının sürekli akması... Bu sadece bendeki ambalajda mı böyle yoksa genel bir problem mi, bilemiyorum. Ancak, her sabah ürünün kapağını açıp uygulama yapmaya kalktığımda, ambalajdan akan deodorant ellerime bulaşıyor. 

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Soft&Gentle Care roll-on deodorantı, ben basınçlı şişedeki Active çeşidi kadar başarılı bulmadım. Sıradan bir günde ter kokusunu önlemede bence başarılı ancak, çok terlediğim aşırı sıcak havalarda beni gün sonuna doğru tamamen koruyamadı. Çok hafif de olsa bir koku sorunu yaşadım. Kış mevsimi için, bu çeşidinin çok daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu deodorantın da kokusu oldukça hafif ve temiz... Bu ürün de giysilerimde beyaz leke bırakmıyor ancak, ben giyinmeden evvel biraz kurumasını bekliyorum

Soft Gentle Dry Deodorant ve Deo-Rollon

Fiyatları oldukça uygun olan Soft&Gentle deodorantlar içerikleri ve ter kokusunu önleme performanslarıyla bence şans verilebilir ürünler. Sıcak havaların etkisini yavaş yavaş yitirdiği şu günlerde, çok daha yüksek performans göstereceklerini düşünüyorum. Ben Active çeşidinin roll-on versiyonunu da satın aldım; belki Care olandan daha iyi bulabilirim, diye düşünüyorum. İndirim zamanlarında fiyatları çok daha uygun oluyor. Aklınızda olsun. 

Sevgilerimle... 

Caudalie Makyaj Temizleme Yağı

Merhaba...

Makyaj temizleme yağları hayatıma girdiğinden beri, makyajımı çıkarmak benim için hem çok kolay hem çok konforlu hale geldi. Bugün bahsedeceğim Caudalie makyaj temizleme yağı bir süre önce kullanıp bitirdiklerimden biri...


Caudalie huile de soin

Genel bir alışkanlık olarak, banyo dolabında ayrı, duş rafında ayrı temizleme ürünleri tutuyorum. Bu şekilde bir düzen bana çok daha pratik geliyor. Duşta tuttuğum makyaj temizleme yağım bitince, yerine koyacak pompalı şişede bir ürün araştırmaya başlamıştım ki, aklıma canım Başak'cığımın (onun yazısı burada) çok beğendiği Caudalie makyaj temizleme yağı geldi. Ben araştırırken de muadillerine göre fiyatı oldukça makuldü ve hiç düşünmeden satın aldım. 


Caudalie huile de soin

Caudalie makyaj temizleme yağı, suya dayanıklı makyaj dahil tüm makyaj türlerini ciltten arındırmayı hedefliyor. Yağlı his bırakmadan cildi temizlemeyi vaadediyor. Üç pompa temizleme yağını avuç içimize alıp kuru cildimize gözlerimiz kapalı şekilde masaj yaparak uygulamamız ve makyajımızı bu şekilde yumuşattıktan sonra ılık suyla yüzümüzü durulamamız öneriliyor. 


Caudalie huile de soin

Ben, önerildiği şekilde ve tüm muadil ürünlerde yaptığım gibi, kuru cildime 2-3 pompa ürünü uyguladım. Önce gözlerimden başlayarak tüm maskaramı yumuşattıktan sonra yüzümün kalanına nazikça masaj yaparak makyajımı çözdüm. Ardından ılık suyla yüzümü yıkadım. Bu yağ, suyla buluştuğunda incecik bir süte dönüşüyor ve vaadettiği gibi ardında yağlı bir his bırakmadan tüm makyajı kolayca çıkarıyor. Benim günlük üç kat maskaramı bile hiç zorlanmadan arındırdı. Gözlerimi hiç yakmadı, cildimi tahriş etmedi. Kullandığım makyaj temizleme yağları içinde, makyajımı en hızlı çözenlerden biri olduğunu söyleyebilirim


Caudalie huile de soin

Caudalie makyaj temizleme yağı ayçiçeği yağı, hint yağı, tatlı badem yağı ve üzüm çekirdeği yağı içeriyor. Sls, fitalat, mineral yağ, paraben, bht içermiyor. İçeriğinin son sırasındaki parfüm doğal kaynaklı ve ürünün hafif bitkisel bir kokusu var. Açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. 


Caudalie huile de soin

100 ml, ışık geçirmeyen plastik pompalı bir şişede satılan Caudalie makyaj temizleme yağını bu tarz ürünleri kullananlara rahatlıkla önerebilirim. Bildiğim kadarıyla Caudalie hayvan deneyi yaptığı için ben artık satın alamayacağım ve bunun için gerçekten üzgün olduğumu belirtmeliyim. Caudalie makyaj temizleme yağını ve tüm Caudalie ürünlerini yetkili eczanelerden ve dermokozmetik satan online sitelerden satın alabilirsiniz.

Sevgilerimle... 

Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing Eye Serum

Merhaba...

Göz altı morluklarından yıllardır musdarip olduğumdan, bu sorunuma çare bulma arayışlarım her daim devam ediyor. Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing göz çevresi serumu, bu arayışlarımın sonucunda satın aldığım ve kullandığım süre boyunca beni oldukça memnun eden bir ürün oldu. 


Darphin Eye Serum

Darphin Soin Des Yeux Eye Care, tüm cilt tipleri için uygun bir göz serumu... Göz çevresindeki yorgunluk izlerinin, göz altı torbalarının ve göz çevresinde oluşan koyu halkaların azalmasına yardımcı olmayı hedefliyor. Göz çevresini rahatlatıp dinlenmiş bir görünüm kazandırmayı vaadediyor. Lens kullanıcıları için de uygun olduğu belirtiliyor. 


Darphin Eye Serum

Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing göz serumu, şeffaf renkli, neredeyse kokusuz, jel kıvamında bir ürün... Göz çevresine, göz kreminden önce uygulanıyor. Yarım pompası benim iki göz çevreme de yetiyor. Cilt tarafından çok kolay emiliyor ve hemen üzerine göz kremimi uygulayabiliyorum. 


Darphin Eye Serum

Ben Darphin Soin Des Yeux Eye Care serumunu, genel olarak akşamları cilt bakım rutinimde; göz çevrem çok kuru olduğu zamanlarda da sabah-akşam kullandım. Düzenli kullanımda göz altı morluklarımı kesinlikle hafiflettiğini söyleyebilirim. Göz çevrem gerçekten çok daha aydınlık ve sağlıklı bir görünüme kavuştu. Morlukları tamamen yok etmiyor ancak, gözle görülür bir etki elde edebildim ki, göz altı morlukları olanlar bunun bile ne kadar zor olduğunu bilirler. 


Darphin Eye Serum

Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing göz serumu, göz çevremi aynı zamanda çok iyi nemlendirdi. Gö kremimin etkisini arttırdı ve göz çevremi çok rahatlattı. Bu serumun kırışıklıklar için bir vaadi yok ancak, kullandığım süre içinde göz çevremde yeni çizgiler oluşmadı. Göz çevremde beyaz butonlara ve hassasiyete sebep olmadı


Darphin Eye Serum

İçeriğinin ikinci sırasında gliserin bulunan Darphin göz serumunun, içerik listesinin üçüncü sırasında passiflora (çarkıfelek) bitkisi özü var. Bunları asparagopsis armata isimli bir su yosunu ve poria cocs mantarı izliyor. Bu serum aynı zamanda hyaluronik asit, gül suyu ve peptit içeriyor. Paraben, bht, petrol ürünü, mineral yağ içermiyor. İçeriğinin %98'ini doğal kaynaklı ürünler oluşturuyor. 


Darphin Eye Serum

15ml, beyaz renkli, ışık almayan minik pompalı bir şişede satılan Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing göz serumu; açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrüne sahip... Bu süre içinde serumu ancak bitirebiliyorsunuz, oldukça bereketli. Ben 6 ayda ürünü zar zor bitirdim, kullanım ömrü kısıtlaması olmasa daha uzun süre bile yetebilirdi. Ambalajı oldukça sağlam, seyahatlerde taşınmaya çok uygun... 


Darphin Eye Serum

Kullandığım süre boyunca çok memnun kaldığım ve bütçeniz yeterse (benimkinin artık yeteceğini zannetmiyorum) denemenizi tavsiye edebileceğim bir ürün olan Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing göz serumunu yetkili eczanelerden ve dermokozmetik ürün satan internet sitelerinden satın alabilirsiniz. Darphin bildiğim kadarıyla hayvan deneyi yapmıyor. 

Sevgilerimle...