Loreal Glam Bronze Eau De Soleil

Merhaba...

Çok kuru ciltli biri olarak, makyaj malzemelerinde de krem ve likit ürünler kullanmayı çok seviyorum. Hem uygulanmalarını çok pratik buluyorum hem de benim cildimde bu tarz ürünler oldukça kalıcı oluyorlar. Bugün anlatacağım Loreal Glam Bronze Eau De Soleil bir süredir makyaj rutinime dahil ettiğim ve beğenerek kullandığım bir likit bronzer/fondöten...


Loreal Glam Bronze

Loreal Glam Bronze Eau De Soleil, aslında likit bir bronz fondöten... Ciltte doğal, sağlıklı bir bronzluk elde etmemizi vaadediyor. Güneş suyu anlamına gelen isminin hakkını bence, gayet başarılı şekilde veriyor. İçerisinde hafif ışıltıları olan bu bronzerın, minik ışıltıları ürün dağıtıldıkça etkisini yitirip, satine yakın bir bitiş sağlıyor. Ürünü kullanmadan önce iyice çalkalayıp, parmağımızı şişenin ağzına kapatarak bir damla ürün alacak şekilde kullanıp uygulama yapmamız öneriliyor.


Loreal Glam Bronze

Ben Loreal Glam Bronze likit bronzerı, önerildiği şekilde, çalkaladıktan sonra parmağıma alıp, uygulayarak kullanıyorum. İçerisinde hafif turunculuk barındıran orta tonlu bir kahverengi olan bu bronzer, bence kontur yapmak için kullanıldığında da, hiç fena durmuyor. İstediğim oranda uygulayıp dağıtabildiğim için de, yoğunluğunu ayarlayabiliyorum.


Loreal Glam Bronze

Loreal likit bronzerı, nemlendiricime ve ten ürünüme karıştırdığımda da oldukça doğal, bronz bir görünüm elde edebiliyorum. Ten ürünlerimle kolayca karışabiliyor. Bununla birlikte, ürünü tek başına fondöten olarak kullanmak da mümkün... Ten renginiz uygunsa, Loreal Glam Bronze'un hafiften ortaya bir kapatıcılığı var. İnce ve kremsi yapısıyla çok kolay dağıtılıyor ve uygulandığı bölgede kalıcılığı oldukça başarılı. Benim cildimde, tam bir mesai gününü rahatlıkla çıkarıyor. Kat kat uygulama yapmaya da uygun...


Loreal Glam Bronze
Loreal Glam Bronze

Loreal Glam Bronze Eau De Soleil'i, en çok, parmaklarımla ya da ince bir kaşık fırçayla istediğim bölgeye uygulayıp, nemli makyaj süngerimle dağıtarak kullanmayı seviyorum. Sık kıllı fırçalarla da bence iyi sonuç veriyor. 


Loreal Glam Bronze

20 ml, minik buzlu cam bir şişede satılan Loreal Glam Bronze Eau De Soleil; açıkldıktan sonra 24 ay kullanım ömrüne sahip... Şişenin bence tek eksisi, pompasının olmayışı; ağzı açık bir tasarıma sahip olduğu için, ürünü dökerek kullanırsanız, fazla ürün almanız çok olası olacaktır. Spf18 güneş koruması içeren Loreal likit bronzer; alkol denat, silikon ve parfüm içeriyor. Hafif, çiçeksi ve bence belli belirsiz bir kokusu var. Paraben içermiyor.


Loreal Glam Bronze

Loreal'in artık üretimden kaldıracağını duyduğum Glam Bronze likit bronzerı hala Rossmann, Gratis gibi mağazalarda indirim sepetlerinin içinde ve online kozmetik satış sitelerinde gördüğüm için, vakit kaybetmeden yazmak istedim. Çoğu yerde, indirimli olarak 20-25 TL civarında bir fiyata bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Moshos Garden Acapella Refreshing Toner

Merhaba...

Tonikler cilt bakım rutinimizde bence önemli bir yer teşkil eden ürünler... Bundan iki sene evvel cilt bakım rutinimde tonik kullanmayı pek önemsemiyordum ancak, toniklerin cilt temizliği sonrası cildimizin ph seviyesini düzenlediğini öğrendiğimden beri sabah-akşam ihmal etmeden kullanıyorum. Bugün anlatacağım Moshos Garden Acapella Refreshing Toner, yaklaşık dört ay boyunca düzenli kullanıp bitirdiğim bir tonik...


Moshos Garden Acapella Tonik

Moshos Garden Acapella Refreshing Toner; içeriğindeki bitki özleri ve çiçek suları ile cildin canlanmasına, kendini yenilemesine, cilt tonunun düzelmesine, gözeneklerin sıkılaşmasına yardımcı olmayı hedefliyor. Nemlendirici özellikte bir cilt bakım ürünü olduğunu iddia ediyor.
Bir pamuğa aldığımız yeteri kadar ürünü, temiz cildimize uygulayıp ardından nemlendirme rutinimize devam etmemiz öneriliyor. 

Görüntüsünü bitki çayına benzettiğim, açık sarı renkli, su kıvamında bir ürün olan Moshos Garden Acapella toniğin oldukça bitkisel ama benim için gayet hoş bir kokusu var. Parfüm ve yapay koku maddeleri içermediğinden, bu kokuyu içerisindeki bitkilerden alıyor ve ürünü uygular uygulamaz bu koku uçtuğu için de, koku hassasiyeti olanların bile rahatça kullanabileceğini düşünüyorum. 

Moshos Garden Acapella Tonik

Ben, Moshos Garden Acapella toniği akşam rutinimde; tamamen temizlediğim cildime ve boynuma, yeteri kadar ürünü bir kare pamuğa dökerek uyguladım. Ardından da, serum ve nemlendirici adımlarıma devam ettim. Yapısı gerçekten çok hafif ve cildimi nemli bırakıp rahatlatıyor. Özellikle hafif ve ferahlatıcı yapısıyla yaz akşamlarında benim için keyifli bir cilt bakımı adımı oldu. Havalar soğuduğunda da, etkisini yitirmeden aynı performansla kullanmaya devam ettim. Cildimi nemli bıraktığı için, üzerine uyguladığım hyaluronik asit içeren bakım ürünlerimin etkisini daha iyi göstermelerine de yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Moshos Garden Acapella Tonik

Moshos Garden Acapella Refreshing Toner
'in cildime bir canlılık verdiği ve tazelenmiş hissettirdiğini düşünüyorum ancak, kendi cildimde cilt tonumun düzelmesi ve gözeneklerimin sıkılaşması vaadlerini gözlemlemedim. Bir tonikten böyle iddialı beklentilerim de açıkçası yok.

Bu noktada, şunu belirtmek istiyorum; tonikler makyaj temizleyici değildir. Cilt temizliği sırasında, su ve temizleyicilerle bozulan cilt ph ımızı normal seviyeye çekerek, cildimizi nemlendiriciye hazırlarlar. Eğer, cildinizi toniklediğinizde pamukta kir görüyorsanız, sizin temizleme rutininizde yanlış bir şeyler var, demektir.

Moshos Garden Acapella Tonik

Moshos Garden Acapella Refreshing Toner; şeffaf, plastik bir şişede 200 ml ürün içeriğiyle satılıyor. Fotoğraflarda gördüğünüz benim kullandığım toniğin, firma bir süre önce ambalaj tasarımında değişiklik yaptı ancak, içeriği değişmedi. Marka bu ürünün tonik olarak kullanımının yanında, tüm vücutta da kullanılabileceğini söylüyor.

Ölmez otu, ıhlamur, lavanta, biberiye, ısırgan otu, gingseng ve greyfurt içeren Moshos Garden Acapella tonik; paraben, alkol ve kimyasal maddeler içermiyor. İçeriğindeki bitkilerse organikler... 

Moshos Garden Acapella Tonik

Moshos Garden PETA sertifikalı, hayvanlar üzerinde deney yapmayan, tamamen vegan bir  Türk markası... Moshos Garden Acapella Refreshing Toner ve markanın diğer tüm ürünlerini online satış sitelerinden inceleyebilir ve satın alabilirsiniz. Benim kullanıp memnun kalmadığım bir ürünleri henüz olmadı.

Sevgilerimle... 

Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes Krem Farlar

Merhaba...

Maybelline Color Tattoo krem farların ülkemizde olan ışıltılı serisinin üç rengini buradaki yazımda anlatmıştım. Bugün, aynı farların mat renklerinden, ülkemize gelen iki renginden bahsedeceğim. Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem farlardan 98 Creamy Beige ve 93 Creme De Nude sanırım ülkemize geçen sene geldiler ve ben de herkes gibi bu farların peşine düşüp satın aldım. Bir seneye yakındır da kullanıyorum. 

Maybelline mat krem farlar

Maybelline Color Tattoo krem farlar, krem jel formülleriyle 24 saat kalıcılık ve yoğun renkler vaadediyorlar. Kremsi mat dokuları sayesinde renklerin uzun süre canlılığını korumasını hedefliyorlar.
Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem farların bende olan Creamy Beige ve Creme De Nude renklerinden başka bir de Vintage Plum rengi de ülkemizde satılıyor ancak, ben o rengi kullanamayacağımı bildiğimdem satın almamıştım. 


Maybelline mat Krem Farlar

Maybelline Color Tattoo mat krem farların yapıları, ışıltılı seriden oldukça farklı... Gerçi, ışıltılı serideki her rengin formülü de bence aynı değil ama mat farlar ışıltılılara kıyasla daha sert yapıdalar. Her iki mat farın yapısı da birbiriyle aynı olmamakla birlikte, renkleri ışıltılı versiyonları kadar yoğun değil. Formüllerinin krem jel forumunda değil, yoğun kremsi bir dokuda olduğunu düşünüyorum. Uygulandıklarında kalıcılıkları gerçekten çok iyi, ben her göz makyajımda baz kullanıyorum ancak, bu farlar bazsız da ben silene kadar yerlerinden kıpırdamıyorlar

Maybelline Mat Krem Farlar
Maybelline Mat Krem Farlar

Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem farlardan 93 numara Creme De Nude, sarı alt tonlu bir kemik rengi... Mac Paint Pot Soft Ochre'ye muadil gösteriliyor ancak, bence Creme De Nude daha sarı ve açık bir renk ve yapı olarak da daha sert. Her ikisi de, benim gibi sarı alt tonlular için baz olarak kullanılmaya oldukça uygunlar...
Zannedersem, benim göz kapaklarım çok kuru olduğundan Creme De Nude rengini uygulamakta çok zorluk çekiyorum. Fırçayla homojen dağıtmam zaten mümkün olmuyor, parmaklarımla ısıtarak farı uygulamaya çalışıyorum. Ancak, homojen dağılmıyor ve pütür pütür durabiliyor. İnce bir tabaka olarak homojen uygulamayı başarırsam, günlük olarak iyi bir baz oluyor. Yaz aylarında nispeten daha iyi anlaştığım Maybelline Creme De Nude, havaların soğumaya başladığı şu günlerde benim için tekrar kullanılamaz hale geldi. 

Maybelline Mat Krem Farlar

Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem far 98 numara Creamy Beige ise, sıcak tonlu, gri tabanlı bir toprak rengi... Yapısı, Creme De Nude'dan daha yumuşak ve kremsi; dolayısıyla uygulanması ve dağıtılması çok daha kolay... Koyu bir renk olmadığı için de, günlük olarak kullanmaya çok uygun, (bende) çok doğal duran bir far olduğunu söyleyebilirim. Kahve tonlu makyajlara baz olarak da kullanılabilir. 

Maybelline Mat Krem Farlar

Creamy Beige'i hem fırçayla hem parmaklarımla uygulayabiliyorum. Hem göz kapağımda hem gözümün katlanma bölgesinde sık kıllı bir fırçayla nispeten rahat dağıtılıyor. Göz kapağımda parmaklarımla uygulama yaptığımda zaten bir sorun yaşamıyorum. 


Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem farlar, minik cam kavonozlarda 4 gr ürün içeriyorlar. Açıldıktan sonra 2 sene kullanım ömürleri var. Paraben içermiyorlar

Maybelline Mat Krem Farlar
Maybelline Mat Krem Farlar

Maybelline mat krem farlar, bekledikçe kenarlardan çatlamaya başladığı için, dayanıklılık sürelerinin ışıltılı seriden daha az olduğunu tahmin ediyorum ama kapakları alta gelecek şekilde ters saklarsanız ve kullandıktan hemen sonra kapaklarını sıkıca kapatırsanız kullanım ömürleri boyunca bozulmuyorlar. Ben yine de, 2018 yılı içinde bu farları bitirmeyi hedefliyorum. 

Maybelline Mat Krem Farlar

Maybelline Color Tattoo Creamy Mattes krem farları ve tüm Maybelline ürünlerini Gratis, Rossmann, Eve Shop gibi kozmetik marketlerden bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle...

Yves Rocher Hydra Vegetal Yüz Temizleme Jeli

Merhaba...

Sanırım, senelerdir cilt bakım rutinimde en az bir Yves Rocher ürününün olmadığı hiç olmadı. Markayı seviyorum, hiç anlaşamadığım ürünleri olsa da,  bir kaç ürününden de vazgeçemiyorum. Bugün anlatacağım Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli, yaz boyu kullandığım ve bitirdiğimde de, doğum günü indirimimi fırsat bilip hemen yenisini satın aldığım bir ürün... 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Yves Rocher'nin "nemlendirici ve ferahlatıcı yüz temizleme jeli" olarak tanımladığı bu ürün, akçaağaç özsuyu ve cadı fındığı (hamamelis) içeriyor. Sabun içermeyen bu yüz temizleme jeli; ferah ve yumuşak temizlik sağlamayı , cildi canlandırmayı ve nemlendirerek temizlemeyi vaadediyor. 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli; şeffaf, açık su yeşili renkli ve jel formunda, oldukça hafif bir ürün... Bir fındık büyüklüğündeki miktarı yüz temizliğim için yeterli geliyor. Fazlaca köpürmüyor ve bu benim sevdiğim bir özellik; aşırı köpüren temizleyiciler genellikle cildimi çok kurutuyor. Nemli yüzüme uygulayıp, ürünü ılık suyla duruluyorum. Ürünün göz çevresinden uzak tutulması öneriliyor ancak, ben göz çevreme de getiriyorum ve hiç bir olumsuz durumla karşılaşmadım. 

Yves Rocher yüz temizleme jeli

Beni bir süredir okuyanlar bilirler; ben makyajımı iki aşamada çıkarıyorum. Önce bir makyaj temizleme yağıyla makyajımı temizliyorum, ardından da yüz temizleme jeli ile makyaj çıkarıcının artıklarını temizliyorum. Dolayısıyla, temizleme jellerinden beklentim makyajını çıkartmaları değil, cildimi temizlemeleri ve bunu yaparken de kuru cildimi daha da kurutmamaları. Yves Rocher Hydra Vegetal serisi, cilde nem vermeyi hedefleyen ürünlerden oluşuyor ve bu temizleme jeli de vaadini gerçekleştirip cildimi kurutmadan, germeden gayet güzel temizliyor. Makyaj temizleyicimin artıklarını ve günlük kiri nazikçe temizleme performansını çok beğeniyorum. Cildimi de gerçekten ferah hissettiriyor

Yves Rocher yüz temizleme jeli
Yves Rocher yüz temizleme jeli

125 ml yumuşak, tüp ambalajda ve 390 ml pompalı şişede olarak iki boyda satılan Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jeli, mineral yağ ve paraben içermiyor. Organik glikol (su tutma kapasitesi ile cildi nemlendiren bir madde) ve B5 vitamini içeren Hydra Vegetal yüz temizleme jeli; aynı zamanda SLS ve parfüm içeriyor. Çok az köpürdüğü için olsa gerek, SLS'li yüz temizleyiciler gibi cildimi rahatsız etmiyor. Kokusu da varla yok arası ve çok hafif... Açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var.

Yves Rocher yüz temizleme jeli

125ml'lik boyundan çok memnun kalınca, 390 ml pompalı ambalajlı büyük boyunu satın aldığım Yves Rocher Hydra Vegetal yüz temizleme jelini, cildiniz kuru/kuru-karma ve normalse deneyebilirsiniz. Hydra Vegetal yüz temizleme jelini ve tüm Yves Rocher ürünlerini, Yves Rocher mağazalarından ve markanın online satış sitesinden bulabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

1 Ürün 2 Yorum: Urban Decay Naked Skin Kapatıcı-Fair Neutral

Merhaba... Bugün canım Zeynuş'umla birlikte Urban Decay'in çok övülen Naked Skin kapatıcısı ile ilgili düşüncelerimizi yazıyoruz. Zeynuş'um benim blogumu güzelleştirirken, beni de Glamsight'da okuyabilirsiniz. Bu harika ve her detaya deyinen yazısı için çok teşekkür ederek, lafı daha fazla uzatmadan, sözü Zeynep'e bırakıyorum. 


Naked concealer

Merhaba!

Bugün sizlerle geçtiğimiz senenin Black Friday döneminde Sephora'nın 2. ürüne %50 indirim kampanyasıyla çok merak ederek aldığım Urban Decay Naked Skin Kapatıcı'yı paylaşacağım.
Urban Decay Naked Kapatıcı, geçtiğimiz sene makyaj guruları arasında en çok sevilen iki kapatıcıdan biriydi. Diğeri ise  sansasyonel Tarte Shape Tape idi ve Urban Decay ile birbirlerine muadil gösteriliyorlardı. Çok istediğim Tarte kapatıcıya ulaşma fırsatına nail olamadığımdan dolayı almaya karar verdim.
Toplamda 14 tonu bulunan fakat ülkemizde 11'nin satışa sunulduğu Urban Decay kapatıcı birkaç kat uygulansa dahi doğal, eşit, aydınlık ve yarı mat bitişe sahip bir uygulamaya sahip olacağını, ikinci bir cilt gibi durup yapay görünüme sahip olmayacağını ve bununla birlikte tam kapatıcılık sağlayıp çizgilere dolmayacağını iddia ediyor. 
Matrixyl 3000, Sodyum Hyalüronat, Yeşil Çay Özü, Litchiderm gibi içeriklerle de cildinize nem sağlamak, kırışıklık karşıtı bakım yapmak, cilt sıkılaştırmak gibi yaşlanma karşıtı bakım yapacağı konusunda vaatlerde bulunuyor.
Urban Decay Naked Kapatıcı'nın bendeki rengi Fair Neutral, serinin en açık rengi olan bu kapatıcı sarı alt tonlarda sarıya, pembe alt tonlarda somon/pembeye çeken nötr bir alt tona sahip. Rengi bir çok markanın en açık renginden daha açık. İzlediğim videolarda bunu görüp duyunca büyük bir beklenti ve hevesle almıştım, fakat rengi benim ten rengimden daha koyu çıktı. Dolayısıyla vadettiği aydınlık görünümü deneyimleyemedim. Diğer kapatıcılarla arasındaki ton ve alt ton farkını fotoğrafta görebilirsiniz. -Benim tenime bugüne kadar ton olarak en uyan kapatıcı Mufe Ultra Hd -Y21 rengi-

Naked concealer

Bu ürünün en sevdiğim yanı kesinlikle ambalajı ve aplikatörü oldu. Ambalajı zaman içinde soyulma silinme gibi sorunlar yaşamıyor, dolayısıyla ilk günkü gibi bir ambalaja sahip oluyorsunuz; verilen meblağı düşününce bu zaten olması gereken bir özellik diyebiliriz. Aplikatörü pedal şeklinde yassı bir formda ve oldukça esnek, materyali Urban Decay sitesinin tüy formda dediği, süngerimsi bir yapıya sahip, tek seferde iki göze yetecek kadar ürün alıyor; bu özellikleri kapatıcının uygulanmasını oldukça kolaylaştırıyor. 

Naked concealer
Naked concealer

Ben göz çevresi sorunlu biri değilim, morluklarla ilgili bir problem yaşamıyorum, ya da varsa da beni rahatsız etmiyor belki. Buna rağmen kapatıcılığı benim için sınıfta kaldı.
Markanın tam kapatıcılık iddiasının aksine kapatıcılığı az ve üst üste uygulamayla orta kapatıcılığa çıkartılır. Tek sorun, tek katta bile kendini belli eden, eşit dağılmayan, cilde yedirdikçe homojen olmayan bir şekilde dağılıp sonrasında oldukça kuru bir görünüme sebep olan bu ürünü üst üste uyguladığınızda daha yapay ve kuru bir görünüme sebep olup alttaki ürünü de yerinden oynatarak dalgalı bir görünüme sebep olması ve sabitlenmemesi. Ciltte ise hiçbir kuruluğu ve yağlanmayı affetmeyip kuru bölgeleri vurgulayıp yağlı bölgelerde (bu bende burun çevresine tekabül ediyor) ayrışması. Kapatıcılığını göstermek için şahane eğitimli hemşirelerimizin mahvettiği kolumdaki morluğu yaptığım uygulamanın fotoğraflarında kol çizgime bile olduklarını görebilirsiniz.
Sanırım bir avazda bu kapatıcının tüm sorunlarını sıraladım. 
Bu kapatıcıyı 4 mevsimde de denedim ki ürünün performansı mevsim ve cilt koşullarına göre nasıl performans sergiliyor test edebileyim.  En iyi sonucu geçiş mevsimlerinde aldım. Cildimde çatlma pullanma veya burun alın çevresinde fazla yağlanma yokken günü kurtarabiliyordu. Kış koşullarında kuruyup pullanabilen bölgelere fazla tutunurken, yazın nemin de artmasıyla terleyen yağlanan ciltte hızlıca çözünüp kapatıcılığını kaybediyor ve gözeneklere çizgilere doluyor.

Naked concealer
Uygulamayı süngerle yapınca kapatıcılığı daha da azalıyor, fırçayla uygularsam fırçanın çizgileri de ürünü yedirirken kalıyor ve parmakla düzeltmek gerekiyor. Benim en iyi performans aldığım uygulama göz altıma sürdükten sonra 30 saniye kadar bekledikten sonra parmakla pıt pıt yaparak yedirmek oldu. Ciltte ise yine aynı şekilde fakat bekleme süresi koymadan yapınca daha kapatıcı ve ciltteki kusurlara tutunma seviyesini biraz azalmış bir duruşa sahip oldum.
Bahsettiğimiz ürün tam kapatıcı ve ikinci bir cilt gibi durmayı vadeden yüksek fiyatlı bir ürün değil de, market rafından uygun fiyata aldığımız büyük iddiaları olmayan bir kapatıcı olsa bu performans eksikliğinden bu denli rahatsız olmayabilirdim. Nitekim, söylenen vaatlerin neredeyse hiçbirini görmeyip ortalama altı bir performansla karşılaşınca hoş olmayan bir şaşkınlık yaşadım. Bunun yanı sıra ürünü açtıktan 1 ay sonra üründe bir performans kaybı yaşadığımı hatırlıyorum net olarak, bunun sebebi kış ayının kendini çok daha belli etmesi miydi, yoksa ürünün havayla temasıyla yapısında farklılaşma olması mıydı bundan emin değilim. Naked Kapatıcı'yı aldıktan bir süre sonra Tarte Shape Tape kapatıcıyı da alma şansım oldu ve onu henüz kullanmaya başlamadım fakat birkaç kez dayanamayıp denedim ve Naked Kapatıcı'yı ona nasıl muadil gösterdiklerine inanamadım. Yapı ve performans olarak aralarında kıyas götürmez, büyük bir fark var.
Buna rağmen eklemek istediğim çok mühim bir nokta var, yaşadığım bu olumsuz tecrübe ve görüş bu serinin tüm renkleri için değil sadece ve sadece bende bulunan serinin en açık rengi Fair Neutral için geçerli. Diğer renklerinde çok daha farklı, vaatlerini yerine getiren bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Naked concealer
Naked concealer

Ben oldukça beyaz tenli biri olarak sınır çizgilerde açık tonlu ürünleri deniyorum ve yıllar içinde yaptığım gözlem şu oldu; uygun veya yüksek fiyatlı olsun, markalar klasik olarak üretilen en açık renklerde ten ürünlerinin ötesine geçiş yaptıklarında formülasyon ve yapıda büyük bir sapma oluyor.

Naked concealer

Uygulandıktan hemen sonra
Uygulandıktan 1.5 saat sonra

Örnek vermek gerekirse; çok sevilen Nars Radiant Creamy Concealer'ın en açık 2. rengi Vanilla ciltte güzelce dağılır ve bütünleşirken en açık rengi Chantilly oldukça kuru görünüme sahip, kurutucu ve homojen olmayan bir yapıya sahip. Revlon Colorstay Fondötenlerin eski formülasyonunda, en açık ikinci rengi 150 Buff şahane bir yapı ve ciltte duruşa sahipken, en açık rengi 110 Ivory ağdalı bir yapıya ve ciltteki tüm kusurları vurgulayan maske gibi bir duruşa sahip. Ürünlerde ton beyaza yaklaşırken ürün yapılarında ciddi değişimler olabiliyor ve hepsinin olmasa da, bir çok markanın kimyagerler bu sorunu ne öngörebiliyor, ne de görebiliyor.
Urban Decay Naked Kapatıcı, silikon bazlı bir kapatıcı, paraben içermiyor, yaşlanma karşıtı içerikler formülasyonun alt sıralarında yer alıyor, 5ml, indirimsiz 99TL'ye satılmakta, seçili Sephora mağazalarında veya Urban Decay'in online sitesinden ulaşabilirsiniz.

Naked concealer

Urban Decay Naked Kapatıcımı Project Pan'e koyup bitirmeye azmetmiştim, fakat bu kapatıcıyı çok merak eden sevgili Blana'ya verdim ki, cilt tonumuz oldukça yakın olduğundan büyük ihtimal aynı rengi alacağından boşuna parasını harcamasın.
Bu güzel hikayecik de paylaşmanın önemini vurgularken bugün benim burada konuk yazar olarak ağırlanmama vesile oluyor.
Sevgili Blana'ya beni tekrar konuk ettiği için, Blog yaşantısının hayatıma kattığı birkaç güzel şeyden ve nadir güzel insanlardan olduğu, son 1 senedir hayatımda edindiği yer, paylaşım ve dostluk için çok teşekkür ediyorum.
Kendisi de şu anda Glam Sight'ta bu kapatıcıyla deneyimlerini 1 Ürün 2 Yorum kapsamında paylaşıyor. Benim bu yoğun ve olumsuz izlenimim yanında kendisinin deneyimleri ne yönde olmuş, ben mi manyağım, ürün mü başarısız emin olmak isterseniz - ki istersiniz bence- kendisini hemen şurada bulabilirsiniz.
Glam Sight(tık tık)

Herkese selamlar, bazılarınıza sevgiler!

Zeynuş

Biome Boost (English Version)

Hello there...

BiomeBotanical is an Australian brand that is born from the thought that excess and deep cleanse break down the nature of the skin. The brand develops entirely herbal products. Soaps, cosmetic antibacterial products are thought to damage our skin flora and surface and increase our antibiotic resistance which I am fully agree with. Using too many antibacterial products, I think, not only kills harmful bacteria on our skin, but also kills the useful ones and leaves our skin vulnerable. Today, I would like to introduce you to very assertive product of the brand. Biome Boost, a prebiotic skin serum...

Biome botanical

Biome Botanical; predicting that an unbalanced skin is more prone to skin irritations such as psoriasis, allergies, eczema, dermatitis, conditions like acne, dandruff, rosacea and late healing of wounds and the brand believes that it is time for us to stop attacking our own skin-balance and start using natural herbal resources...

Biome botanicals

Biome Botanical's only product on sale is Biome Boost; contains three prebiotics. It aims to achieve a younger and brighter look on the skin. The product propose to lighten fine lines and wrinkles, make the skin more humidified. While promising to regain skin balance of both dry and oily types, it is also well compatible with the skin's pH value.
I have been using the Biome Boost regularly for two months for night-care. My skin is dry, sensitive, thin and red. Apart from that, I do not have a stained skin. I have to admit that I was afraid to use when I read the content list of the product. For the first time in my life, I was worried to use a product containing prebiotics. We all know how useful the prebiotics are, but it was a really strange feeling to experience a product for the first time in this context.

Biome botanical

I apply Biome Boost after cleaning and toning my skin like a usual serum. One pump is sufficient both for my face and neck, then I apply my moisturizer. The serum is absorbed incredibly fast by my skin. I warm the product with my hands and apply well. The product is absorbed so quickly, when I touch my face, I can fell the dryness. It also enhances the effect of the moisturizer which I apply immediately after.

Biome botanical

About 15 days after I started using the Biome Boost, I noticed that my skin began to shine brilliantly. I wake up with a bright skin in the mornings, and at the end of two months, my redness at the edges of my nose has almost disappeared. Before I started using the serum, I felt face tension absolutely every time when I was cleaning my face; I can now more conveniently tolerate the dryness that water creates on my skin.
At the end of the second month, I completely stopped using the concealer because there was no trace of redness that I had to conceal on my face. My skin was looking dull before and never allowed me to go out without makeup, has now started to shine healthily and I can go out without any skin makeup. I am not looking dull and sick anymore.

Biome botanical

In the following photo, you can see the change of acne after I applied Biome Boost. At the end of two days, the remaining redness was completely gone. The result was the same when I applied the Biome Boost on the eczema on my eye contour, it was healed till the next morning. So when I applied the serum locally, I could get positive results. Ever since I started to use it, I do not have any skin instability; the skin tone was equalized and my skin has started show a tendency to be normal from the very dry typ, which was far beyond my dreams and expectations.

Biome botanical

I do not like to make exaggerated comments about the products I use, but this serum really changed my skin very positively. I never thought that I would be so pleased. I never had such a good effect on any care product I used before. The anti-aging effect of the product is also very good and you can feel that your skin tension is changing positively.
Biome Boost, which is different from all the serum I use, contains LYCD (Live Yeast Cell Derivative, also called Biodyne) as the active agent. LYCD; is a skin respiratory factor that helps skin cells to promote the healing process through the uptake of oxygen. A yeast strain derived from Bifida fermentation is also found in the product, helping to prevent UV damage to the skin by providing antioxidant, moisturizing and sedative effects. The other prebiotic in Biome Boost is GFF; it increases the absorption into the skin and makes other ingredients in a solution more potent. It is used as a moisturizing agent and has antioxidant effects. It causes epidermal cells to produce hyaluronic acid, and helps protect the skin from environmental stress... Besides of these, the serum contains glycerin, B3 vitamin (niacinamide), hyaluronic acid and cranberry. Biome Boost is completely vegan and does not contain any preservatives (paraben, bht ...)

Biome botanical

Biome Boost is sold in a 30 ml, light-tight white pumped bottle. The product has a whitish, fluid structure ... I can say neither cream nor lotion, has its own consistency. There is a 12-month lifetime after opening. I should also mention that this is the only serum I will continuously use and buy as much as I can.

Biome Botnanical

Unfortunately, BiomeBotanical is not available in Turkey but you can order it online here. They have shipping to Turkey and you can use a credit card. I think it definitely deserves its price. I also should say that they are dealing with their customers very well and sweetly.


Sincerely...

Biome Boost

FOR ENGLISH CLICK HERE!

Merhaba...

Biome Botanical, fazla ve derin temizliğin cildin doğal biyolojisini bozduğu düşüncesinden doğmuş, tamamen bitkisel ürünler geliştiren Avusturalyalı bir marka... Sabunlar, kozmetik ürünler ve aktibakteriyel ürünlerin cildimizin florasını bozarak, cilt yüzeyimize zarar verip antibiyotiklere direncimizi arttırdığını söylüyorlar ki, ben bu düşünceye zaten senelerdir katılıyorum. Çok fazla antibakteriyel ürün kullanmak, bence de cildimizdeki kötü bakterileri öldürmekle kalmayıp aynı zamanda bize gerekli iyi bakterileri de öldürerek cildimizi savunmasız bırakıyor. Bugün, markanın oldukça iddialı bir serumundan bahsetmek istiyorum. Biome Boost, prebiyotik bir cilt serumu...


Biome botanical

Biome Botanical; dengesiz bir cildin, sedef hastalığı, alerji, egzama, dermatit gibi cilt rahatsızlıklarına, akne, kepek, rozesa ve yaraların geç iyileşmesi gibi durumlara daha yatkın olduğunu öngörerek; cildimizin kendi dengesine saldırmayı bırakmamız ve doğal bitkisel kaynakları kullanmaya başlamamızın zamanının geldiğine inanan bir marka...


Biome botanicals

Biome Botanical'ın şu anda satışta olan tek ürünü Biome Boost; üç adet prebiyotik içeriyor. Ciltte daha genç ve daha parlak bir görünüm elde etmeyi hedefliyor. İnce çizgi ve kırışıklıkları hafifleteceğini, cilde daha nemli hissettireceğini iddia ediyor. Hem kuru hem yağlı ciltlerin, cilt dengesini yeniden kazandırmayı vaadeden bu serum, cildin ph değeriyle de uyumlu...
Biome Boost'u iki aydır, gece bakımımda düzenli olarak kullanıyorum. Benim cildim; kuru, hassas, ince ve kızarıklıklarım var. Bunun dışında lekeli bir cilde sahip değilim. İtiraf etmem gerekirse, ürün elime geçtiğinde içerik listesini okuyup korkmuştum. Hayatımda ilk kez prebiyotik içeren bir ürünü kullanmak, bende endişe oluşturmuştu. Prebiyotiklerin bizim için ne kadar yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz ancak, bu içerikte bir ürünü ilk kez deneyimleyecek olmak gerçekten garip bir histi.


Biome botanicals

Biome Boost'u klasik bir serum gibi, cildimi temizleyip tonikledikten sonra uyguluyorum. Bir pompa ürün hem yüzüme hem boynuma yeterli geliyor ve ardından da nemlendiricimi sürüyorum. Bu serum, benim cildimde inanılmaz hızlı emiliyor, sanki cildim anında ürünü içiyor gibi hissediyorum. Ürünü ellerimle ısıtıp yüzüme tampon hareketlerle iyice uyguluyorum ve ürün o kadar hızlı emiliyor ki, yüzüme dokunduğumda kupkuru olduğunu görebiliyorum. Hemen ardından uyguladığım nemlendiricimin etkisini de gerçekten arttırıyor.


Biome botanicals

Biome Boost'u kullanmaya başladıktan yaklaşık 15 gün sonra, cildimin ışıl ışıl parlamaya başladığını gözlemledim. Sabahları parlak bir ciltle uyanıyorum ve iki ayın sonunda özellikle burun kenarlarımdaki kızarıklıklarım neredeyse kayboldu. Serumu kullanmaya başlamadan önce, her yüz temizliğimde mutlaka gerginlik hissederdim; artık suyun cildimde oluşturduğu kuruluğu daha rahat tolere edebiliyorum.
İkinci ayın sonunda, kapatıcı kullanmayı tamamen bıraktım çünkü, yüzümde kapatmam gereken kızarıklıklardan eser kalmadı. Senelerce mat görünen, makyajsız dışarı çıkmama müsaade etmeyen cildim sağlıkla parlamaya başladı ve ben bugün artık hiç ten makyajı yapmadan dışarı çıkabiliyorum. Asla mat ve hasta görünmüyorum.


Biome botanical

Aşağıdaki fotoğrafta göz çevremde oluşmuş, içi dolu bir sivilcenin, Biome Boost uyguladığımın ertesi günkü değişimini görebilirsiniz. İki günün sonunda kalan kırmızılık da tamamen geçti. Biome Boost'u göz kenarımda olan egzamama sürdüğümde de sonuç aynı oldu, ertesi sabaha iyileşti. Dolayısıyla serumu lokal olarak da uyguladığımda sonuç elde edebildim. Kullanmaya başladığımdan bu yana da, cildimde kuruluğa bağlı pullanmalar yaşamıyorum; cilt tonum eşitlendi ve cilt tipimde çok kurudan normale eğilim göstermeye başladı ki, bu hayallerimin de ötesinde bir sonuç oldu.


Biome botanicals

Kullandığım ürünlerle ilgili abartılı sözler etmeyi hiç sevmiyorum fakat, bu serum gerçekten cildimi olumlu manada değiştirdi. Bu kadar memnun kalacağımı asla düşünmüyordum, daha önce kullandığım hiç bir bakım ürününden böyle güzel etki almadım. Ürünün antiageing etkisi de oldukça iyi ve ciltteki olumlu manada oluşan gerginliği hissedebiliyorsunuz. 

İçeriği kullandığım tüm serumlardan farklı olan Biome Boost, aktif madde olarak LYCD içeriyor. LYCD; deri hücrelerinin oksijen alması yoluyla iyileşme sürecini teşvik eden, sağlıklı hücreler oluşturan bir maya hücresi... Serumda; Bifida fermantasyonu ile elde edilen bir maya türü de aktif olarak bulunuyor ki, bu maya antioksidan, nemlendirici ve yatıştırıcı etkiler göstererek, ciltteki UV hasarını önlemeye yardım ediyor. Biome Boost'daki diğer prebiyotik ise; GFF denilen, cildi nemlendiren ve cilt hücrelerinde hyalüronik asit oluşumunu tetikleyen bir maya grubu... Bunların yanı sıra, bu serum gliserin, B3 vitamini (niacinamide), hyaluronik asit ve kızılcık içeriyor. Biome Boost tamamen vegan ve içeriğinde herhangi bir koruyucu (paraben, bht...) içermiyor.


Biome botanical

30 ml, ışık geçirmeyen beyaz bir pompalı şişede satılan Biome Boost; beyazımsı, akışkan bir yapıya sahip... Ne krem ne losyon, kendine has bir kıvamı var, diyebilirim. Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. Benim imkanım oldukça satın alacağım ve kullanmaya devam edeceğim tek serum olduğunu söylemeliyim.



Biome botanical

Biome Botanical ne yazık ki, Türkiye'de satılmıyor ancak, buradan (tık tık) online olarak sipariş verebilirsiniz. Sadece paypal görünse de, Türkiye'ye gönderimleri var ve kredi kartıyla alışveriş yapılabiliyor. Bana kalırsa da, fiyatını sonuna kadar hakediyor. Son derece ilgili bir ekipleri olduğunu ve gerçekten çok şeker olduklarını da söylemeden geçemeyeceğim.

Sevgilerimle...