Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black Maskara

Merhaba...

Loreal False Lash Superstar maskaranın ilk versiyonunu çok kısa bir süre deneyebilmiş, o sıra gözümde arpacık çıkması dolayısıyla da hijyenik sebeplerle kullanmaya devam edememiştim. Bugün blogda, bu maskaranın ikinci versiyonu olan Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black maskaradan bahsedeceğim.

Loreal False Lash Superstar

Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black maskara, kirpiklere dolgunluk ve uzunluk vererek kullanıcıyı kırmızı halı makyajına taşımayı ve fotoğraflarda harika kirpikler ile göz alıcı bir görüntü yakalamayı vaadediyor. Çift taraflı bu maskara kirpiklere yoğun siyah renk vermeyi hedefliyor.
Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black; bir tarafı maskara bazı, bir tarafı siyah renkli maskara olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Maskaranın baz kısmı 1 numara,  maskara kısmı 2 numara ile ambalaj üzerinde belirtilmiş, bu sayede ilk hangi kısımdan başlayacağımızı kolayca anlayabiliyoruz. 

Loreal False Lash Superstar

Red Carpet Black maskaranın baz kısmı beyaz renkli, kıl fırçaya sahip... Kıl fırçası kum saati şeklinde dizayn edilmiş, bu sayede dış kısımdaki ve orta kısımdaki kirpiklerime çok başarılı bir şekilde tutunabiliyor ve tek seferde bazı uygulayabiliyorum. Fırçanın küt ucu dolayısıyla iç kısımdaki kirpiklere erişmek için biraz özen göstermek gerekebiliyor. Maskaranın baz tarafının fırça ucuna biraz fazla ürün gelebiliyor, dolayısıyla buna dikkat edip gerektiğinde fırçayı sıyırmak gerekli. Bazın yapısı bence oldukça başarılı olmuş; ne ıslak ne kuru. Kirpiklerde beyaz bir katman bırakıyor fakat, bu beyazlık kolayca ve yormadan kapatılabiliyor

Loreal False Lash Superstar

Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black'in maskara tarafı ise, hafif kavisli kıl bir fırçaya sahip... Bu kısım yapı olarak bence baz kısmından biraz daha kıvamlı fakat, ürünün fırçanın ucuna fazla gelme durumu burada da var. Ben her kullanımda fırçanın ucunu biraz sıyırıp bu sorunu kolayca çözebiliyorum. Maskara iddia ettiği gibi, simsiyah ve kirpiklerimi güzel boyuyor. Bazın beyaz görüntüsünü tek katta çok başarılı ve kolay bir şekilde kapatıyor. Ben ilk olarak kavisli kısmını üstte tutarak maskarayı uyguluyorum, bu sayede daha kıvrık kirpikler elde ediyorum. Daha yoğun ve dolgun bir görüntü istediğimde de, kavisli kısmı ters çevirerek, kubbe tarafıyla bir kat daha uygulama yapıyorum. Böylece oldukça belirgin ve hacimli kirpikler elde ediyorum

Loreal False Lash Superstar

Benim kirpiklerim uzun, ortalama yoğunlukta ve sarılar... Maskaralardan beklentim kirpiklerime hacim vermeleri çünkü, takma kirpik etkisini gerçekten çok seviyorum.  Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black benim bu beklentimi yeterince karşılıyor. İstersem maskara kısmını tek başına kullanarak yine simsiyah ama daha doğal görünümlü kirpikler de elde edebiliyorum. Bazını diğer maskaralarımla birlikte kullanabiliyorum. Kirpikleri birbirine biraz yapıştırıyor ama ben bu görüntüyü seviyorum. Ayrıca, maskaranın yumuşacık yapısı çok kolay uygulama sağlıyor. 


Ben makyajımı yağlarla temizliyorum, dolayısı ile maskaraların temizlenme kolaylıkları benim için çok fark etmiyor. Ancak,  Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black maskaranın yağlarla oldukça kolay temizlendiğini, misel sularla da kolayca yumuşadığını söyleyebilirim. Gün içerisinde benim kirpiklerimde göz altıma akma, bulaşma yapmıyor fakat; 10 saatin sonunda gözümün üst kısmına hafifçe bulaşıyor. Onu da, parmaklarımla bile silebiliyorum. 


Loreal False Lash Superstar

Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black maskaranın her iki tarafı 6,5 ml ürün içeriyor ve açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var. Paraben içermeyen bu maskara içeriğinin orta sıralarında (her iki fazında da) alkol denat içeriyor. Bana antiseptikleri hatırlatan hafif bir kokusu var. False Lash Superstar veriyonunun kokusu bana aşırı ağır gelmişti fakat, Red Carpet Black'in kokusunu özellikle koklamazsam almıyorum ve beni rahatsız da etmiyor. Yukarıdaki fotoğrafta hem koyu renk göz makyajında hem de daha aydınlık göz makyajında bende nasıl göründüğünü görebilirsiniz.
Loreal False Lash Superstar Red Carpet Black maskarayı Gratis, Rossmann, Eve Shop gibi Loreal makyaj ürünleri satan bir çok kozmetik mağazasında bulabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

La Roche-Posay Effaclar Duo (+)

Merhaba...

Bugün, kullananların hakkında tam bir görüş birliğine varamadığı; kiminin etkisiz olduğunu, kiminin cildini daha da kötü hale getirdiğini, kimininse cildine çok iyi geldiğini düşündüğü bir cilt bakım ürünüyle ilgili kendi deneyimimi yazıyorum. La Roche-Posay Effaclar Duo (+), bir buçuk sene evvel hayatıma giren bir ürün ve yazısını yazmayı bu kadar uzun süre beklememin sebebiyse en az iki tüp kullanıp aklımda soru işareti kalmamasını sağlamak istemem oldu. 

 Effaclar Duo

La Roche-Posay Effaclar Duo (+); La Roche Posay termal suyu içeriği ile cilt bozukluklarını düzeltmeyi, tıkalı gözenekleri açmayı ve akne lekelerini düzeltmeyi hedefleyen bir cilt bakım ürünü... Cilt bozukluklarına eğilimli, tıkalı gözeneklere sahip, akneye meyilli ve yağlı ciltler için tavsiye edilen bu nemlendirici; kırmızı ve kahverengi akne lekelerini engellemeye de yardımcı olacağını iddia ediyor. Jel-krem dokusunun cilde ferahlık vereceğini, 24 saat nemlendirme sağlayacağını, cildi yağlandırmayacağını ve yapışkanlık hissi bırakmayacağını vaadediyor. Makyaj altında da iyi duracağı belirtilmiş. 

Effaclar Duo

Beni bir süredir okuyorsanız bilirsiniz; benim cildim çok kuru ve aknelenmeye de eğilimli değil. Tüm hayatım boyunca on tane sivilce çıkarmamışımdır. Benim sorunum cildimin pul pul dökülmesi, egzama ve matlık... Dolayısıyla böyle bir ürüne ihtiyaç duyacağımı gerçekten hiç düşünmemiştim.
Şimdiden söylemeliyim ki, La Roche-Posay Effaclar Duo'nun sivilceler ve sivilce izleri konusunda ne kadar başarılı olduğunu bilmiyorum. Kullananlar, bu ürünün önce cilt altındaki sivilceleri kusturup sonrasında cildi iyileştirdiğini söylüyorlar. Bunun tersine, cildinde daha çok sivilce çıkmasına neden olduğunu ve bu sivilcelerin asla geçmediğini belirtenler de var. Benim kullanım amacım sivilceler olmadığı için, bu konuda bir yorumum da yok


Effaclar Duo

Bir buçuk sene evvel, yaz aylarında kullandığım bir güneş koruyucu baz cilt altımda pütürcükler oluşmasına sebep oldu. Bu pütürcükler dışarıdan bakıldığında hiç belli olmuyordu fakat, ben yüzüme her dokunduğumda onları çok net hissediyordum ve bu beni çok rahatsız ediyordu. Neticede, kozmetik olarak bir şey görünmese de, cildinizde olmaması gereken bir şeyler var ve bu gerçekten çok rahatsız edici bir durum. Dokunduğumda yanaklarımın alt kısmından itibaren tüm çene hattım pütür pütürdü. Peeling yapmak, bazı kullanmayı bırakmak hiç bir düzelme de sağlamadı. Ben bir çare bulmak amacıyla araştırma yaparken, Glamsight Ece'cim bana La Roche-Posay Effaclar Duo(+) denememi önerdi. Cildim çok hassas ve ince yapılı olduğu için, önerirken tereddüt de etti ve ürünün benim kuru cildime uygun olmadığını söyleyip, cildimin hassas yapısı sebebiyle de dikkatli kullanmam konusunda uyardı. Ürünü satın aldıktan sonra da, Ece'nin yol göstermesiyle kullanmaya başladım. Ece'cim o dönemde sanki dermatoloğummuş gibi benimle gerçekten ilgilendi ve gün gün cildimin durumunu da takip etti; dolayısıyla ona cidden kocaman bir teşekkür borcum var!


Effaclar Duo

Ben, La Roche-Posay Effaclar Duo'yu önce haftada iki gün sadece gündüz ve cildimdeki pütürlü bölgeye kullanmaya başladım. Kullanmaya başladığımda sonbahardı ve ben o sıra çalışmadığım için çok fazla dışarı çıkmıyordum. Soğuk havayla çok fazla temas etmediğim için, cildim de nem konusunda çok sıkıntı çıkarmadı. Ece'nin sıkı sıkı uyarmasıyla da, her gün -evden çıkmasam bile- spf50+ güneş koruyucumu sürdüm. Bu ürünü kullanırken güneşten korunmak gerçekten çok önemli, cildi hafif hafif soyduğu için eğer güneşten çok iyi korunmazsanız cilt lekeleriniz oluşabilir.
İlk kullandığım hafta, La Roche-Posay Effaclar Duo (+) cildimi her sürdüğümde hafifçe yaktı ama ilk haftadan sonra cildim ürüne alışmaya başladı ve yanma hissi bir daha olmadı. İkinci haftanın sonundan itibaren de, cildim ürüne iyice adapte olunca, pütürlü bölgeye sabah-akşam kullanmaya başladım. Birinci ayın sonunda, cildimdeki tüm pütürler yok oldu ve La Roche-Posay Effaclar Duo (+) sürdüğüm bölge sanki kimyasal peeling yapmışım gibi yepyeni ve pürüzsüz hale geldi. Aşağıdaki fotoğrafta çok net olarak yüzümün yenilenmiş bölümünü görebilirsiniz, daha beyaz ve pürüzsüz görünüyor



Bir ayın sonunda cildim bu hale gelince, bu kez yüzümün yarısı daha aydınlık ve sağlıklı yarısı ise, eski halinde kaldı. Ben de, yine Ece'nin önerisiyle bu kez sadece akşamları La Roche-Posay Effaclar Duo'yu tüm yüzüme uygulamaya başladım. Ürünü kullanmaya başlamamın ikici ayının sonunda, tamamen yenilenmiş bir cildim oldu! Sonrasında da, La Roche-Posay Effaclar Duo (+)'yu haftada bir gün olarak, akşam cilt bakım rutinimde sürekli kullanmaya başladım. Hala da, haftada bir gece sadece bu ürünü kullanmaya devam ediyorum. Bu arada, bu ürünü kullanırken cildime tonik harici başka bir cilt bakım ürünü uygulamadığımı da belirtmeliyim.  

Şunu belirtmeliyim ki; Efflaclar Duo'yu gece kullanmaya başladığımda yastığımda çok incecik de olsa soyulmuş cildimi bulabiliyordum. Ece'de böyle bir etki olmadığını hatırlıyorum, sanırım ürünün bende çok hızlı ve bu şekilde etki etmesinin sebebi cildimin çok ince yapılı olması. Ama süreç değişse de, cildi soyarak yenilediğini düşünüyorum. Sanırım bu şekilde, kademe kademe cildin alt katmanlarındaki sorunları da düzeltiyor.
Artık, güneş koruyucu makyaj bazlarını çok nadir kullanıyorum ve o zamandan bu yana güneş koruyucusu olarak yazın Solante'den asla vazgeçmiyorum. Fakat, cildimde o günden bu güne hiç bir dokusal bozukluk olmamasına La Roche-Posay Effaclar Duo (+)'yu haftada bir gece kullanıyor olmamın da katkısı olduğundan eminim. Herkeste böyle bir etkiyi tabi ki yapmayacaktır ama cilt yapısı benimkine benzer olanlar için denemeye değer bir alternatif olduğunu düşünüyorum. 


 Effaclar Duo

Gelelim en sevdiğimiz kısım olan, ürünün içeriğine... Ne yazık ki, bu ürün silikon bazlı... İçeriğinin üçüncü sırasında silikon var, bu sayede cildimizi yumuşak hissediyoruz ve iyi de bir makyaj bazı olabiliyor. Aktif maddelerinden niacinamide, B3 vitamini olarak da bilinen içerik, cilt tonu eşitsizliklerine en faydalı içeriklerden biri... Niacinamide'in acneye eğilimli ciltlerde anti enflamatuar (iltihap önleyici) olarak çok etkili olabildiğine yönelik araştırmalar var. Ürünün içeriğinde çok az miktarda çinko ve salisilik asit de bulunuyor. La Roche-Posay Effaclar Duo (+); alkol, paraben, bht içermiyor, içeriğinin son sırasında ise parfüm var

La Roche-Posay Effaclar Duo (+), 40 ml beyaz bir tüpte satılıyor, ürünün ağzı incecik ve kontrollü bir şekilde ürün miktarını ayarlayabiliyorsunuz. Beyaz renkli, markanın belirttiği gibi krem-jel formunda olan bu ürün, uygulandıktan sonra cilde hoş bir ferahlık veriyor. Cildi yağlandırmıyor, yapış yapış his bırakmıyor, dokusu oldukça ince ve hafif, çok kolay emiliyor ancak nemlendirme performansı benim gibi çok kuru ciltler için tabi ki yeterli değil; zaten ürünün kuru ciltlere yönelik bir iddiası yok. Kokusu oldukça hafif olan bu ürünün açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. 
La Roche-Posay Effaclar Duo (+) ve tüm La Roche Posay ürünlerini eczanelerden ve dermokozmetik satışı yapan online sitelerden bulabilirsiniz. Bu ürünü kullandıysanız aşağıya kendi yorumunuzu bırakabilirsiniz, böylece merak edenler için hepimiz ortak bir arşiv oluşturabiliriz. 

Sevgilerimle...

Diadermine High Tolerance Hassas Ciltler İçin Yüz Temizleme Jeli

Merhaba...

Hassas ciltler için yüz temizleme jeli seçmek gerçekten zordur. Bugün, bir süredir kullandığım ve siz bu yazıyı okurken muhtemelen çoktan bitirmiş olacağım oldukça nazik bir temizleme jeli olan Diadermine High Tolerance hassas ciltler için yüz temizleme jelinden bahsedeceğim. 

Diadermine  Yüz Temizleme Jeli

Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli hassas ve düşük toleranslı ciltlerin ihtiyaçları için geliştirilmiş bir ürün... Bu temizleme jeli, cildi ve makyajı nazikçe temizlemeyi hedefliyor. Cildi nemlendirmeyi ve bakım yapmayı vaadediyor. Göz çevresinde de kullanılabiliyor ve yağ içermiyor. İster pamuk ister ellerle cilde uygulanıp durulanması öneriliyor. 

Diadermine Yüz Temizleme Jeli

Benim cildim çok kuru, hassas ve kızarık... Cilt yapım oldukça ince ve burun kenarlarımda kılcal damarlarım var. Diadermine High Tolerance yüz temizleme jelini özellikle sabahları kullanmayı tercih ediyorum. Akşamları da çift aşamalı cilt temizleme rutinimin son aşaması olarak kullanıyorum. 
Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli; sabahları cildimi hassaslaştırmadan, kurutmadan nazikçe temizliyor. Yüzümü yıkadıktan sonra asla cildimde gerginlik hissetmiyorum. Böylece cildim ekstradan kızarmamış oluyor. Özellikle bu sene kızarıklıklarım çok artmışken, bu temizleyici en iyi arkadaşlarımdan oldu. Akşamlarıysa, makyajımı yağlarla temizledikten sonra bu ürünü cildimi temizlemek için son aşama olarak kullanıyorum. 

Diadermine Yüz Temizleme Jeli

Makyaj temizleme performansı açısından Diadermine hassas yüz temizleme jeli, sadece çok hafif ten makyajlarında başarılı... Bu derece nazik bir üründen yoğun makyajları çıkarmasını beklemek, bence zaten ürüne büyük haksızlık olacaktır. Firma, neden makyaj temizleme vaadi vermiş gerçekten bilemiyorum; oysaki bu beklenti olmaksızın bence piyasada uygun fiyatlı ve temiz içerikli bulabileceğimiz en iyi yüz temizleme jellerinden biri.

Diadermine Yüz Temizleme Jeli

Şeffaf, jel kıvamında bir yapısı olan Diadermine High Tolerance yüz temizleme jelinin kokusu oldukça hafif ve ferah... Yumuşacık yapısını ürünü kullanırken hissediyorum. Gerçekten hassas, nazik ve çok konforlu bir temizleme sağlıyor. Cildimi ferahlatıyor. Cildimi hiç kurutmadığı için koşarak nemlendirici sürme ihtiyacı hissetmiyorum. 
İçeriğinin ikinci sırasında gül suyu olan Diadermine hassas yüz temizleme jeli; şeffaf, pompalı bir ambalajda satılıyor. Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü olan bu ürünü her yıkamada bir pompa kullanmak bana yeterli geliyor. SLS, SLES ve ya köpürten bir madde içermediği için köpürmüyor. Hyaluronik asit, panthenol ve laktik asit içeren bu ürün; silikon, paraben, bht ve parfüm içermiyor

Diadermine Yüz Temizleme Jeli

İçeriği temiz ürünleri ülkemizde sıklıkla uygun fiyatlara bulamıyorken, hassas bir cildiniz varsa ya da ürün içeriklerine önem veriyorsanız Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeline bakabilirsiniz. Ben, zaman içerisinde bu serinin diğer ürünlerini de incelemeyi düşünüyorum. 
Diadermine High Tolerance hassas ciltler için yüz temizleme jelini ve tüm Diadermine ürünlerini bir çok kozmetik markette bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle...

Miniso Green Tea Repairing Spray

Merhaba...

Bugün cilt bakım rutinimde bahsettiğim ve yazısını yazmayı gerçekten çok istediğim Miniso Green Tea Repairing Spray yüz mistini anlatıyorum. Miniso mağazası açıldığında satın aldığım bu yüz mistini bir süre yedeğimde bekletmiş ve elimdeki tonikler bitince de gündüz rutinime dahil etmiştim. Bana göre tam bir fiyat-performans ürünü olan bu misti kış boyu ve ilkbaharın ortalarına kadar kullanıp bitirdim

Miniso yüz misti

Miniso Green Tea Repairing Spray; nemlendirici, onarıcı ve yatıştırıcı yüz spreyi olarak tariflenmiş bir ürün... Cilt temizliğinden sonra tonik olarak ya da gün içinde cilde nem takviyesi yapmak ve ferahlamak için kullanılması öneriliyor. 
Miniso yüz mistlerinin bir kaç çeşidi var. Benim bugün anlatacağım yeşil çaylı olanı... Ben bu yüz mistini, az önce de söylediğim gibi, her sabah cildimi temizledikten sonra tonik olarak kullandım. Ürünün çok çok hafif bitkisel bir kokusu var ama bence bu koku oldukça ferah... Şişenin püskürtme mekanizmasını oldukça başarılı yapmışlar, oldukça kontrollü ve homojen uygulama yapmaya fırsat tanıyor. Ancak, püskürtme mekanizması bu spreyi makyaj üzerine sıkabileceğim kadar da ince ürün sıkmıyor; dolayısıyla bence Miniso Green Tea Repairing Spray ya tonik olarak ya da makyajsızken ferahlamak amaçlı bir yüz spreyi olarak kullanıma daha uygun

Miniso yüz misti

Miniso Green Tea Repairing Spray, cildime çok hoş bir ferahlık verdiği gibi, cildimi oldukça başarılı bir şekilde rahatlattı. "Hydrating" kelimesinin benimki gibi çok kuru cilt tipleri için anlamlı olacağını sanmıyorum ancak, tonik olarak kullanımda, temizleyicinin verdiği gerginliği aldı ve cildimi nemlendiriciye hazırladı. Gün içerisinde ferahlamak amaçlı kullandığımdaysa, kendimi gerçekten tazelenmiş hissettiğimi söylemeliyim. 

Miniso yüz misti

İçeriğinin ikinci sırasında cadı fındığı olan Miniso Green Tea Repairing Spray; üçüncü sırada propylene glycol, dördüncü sırasında gliserin ve beşinci sırasında ise çay içeriyor. Propylene glycol organik bir alkol çeşidi olmakla birlikte, çok hassas ciltlerde alerjiye sebep olabilir. Bu maddeye karşı bir hassasiyetiniz yoksa Miniso Green Tea Repairing Spray'in aktif maddelerinin oldukça iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İçerik listesinin sonlarına doğru iki çeşit PEG içeren Miniso yüz misti; paraben ve bht içermiyor

Miniso yüz misti

Orta yumuşaklıkta plastik bir ambalajda satılan Miniso Green Tea Repairing Spray, 150 ml ürün içeriyor. Ambalajı şeffaf olmadığı için güneş ışığı geçirmiyor, bu da ürünü koruyor. Oldukça uzun ömürlü olduğunu düşünüyorum keza ben 4-5 ay kadar her sabah kullandım. Cildimde herhangi bir probleme yol açmadığı gibi, hiç bir beklentim olmamasına rağmen oldukça memnun kaldım.

Miniso yüz misti

Yazımın başında da söylediğim gibi tam bir fiyat-performans ürünü olduğunu düşündüğüm (ben 10 TL'ye satın almıştım) Miniso Green Tea Repairing Spray'i uygun fiyatlı ve iş gören bir yüz misti arayanlar deneyebilirler. Bu yüz mistini ve markanın tüm ürünlerini Miniso mağazalarından bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Loreal Hydra Genius Aloe Water - Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Merhaba... 

Şimdiden söylemeliyim ki, bu biraz atarlı bir yazı olacak. Normalde sakin bir insan olsam da, arada bana da bir isyan gelmiyor değil. Dolayısıyla mız mız söylenen blog yazılarından hoşlanmayan okuyucularım önceki yazılarıma geçebilirler, genel olarak son derece ciddi bir tarzım olduğunu düşünüyorum. 
Bugün, daha ülkemize gelmeden evvel, tamamen aceleden yanlışlıkla satın aldığım Loreal Hydra Genius Aloe Water'dan bahsedeceğim. Ülkemizde bu ürün Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu olarak biliniyor ve bildiğiniz gibi bu aralar herkesin elindeki "muhteşem(!)" ürün! Ben bu nemlendiriciyi Midilli tatilinden dönerken free shoptan serinin "Hydra Fresh Genius Water" ürünüyle karıştırıp satın aldım. Benim almak istediğim ürün bir tonik ve ambalaj olarak da isim olarak da çok benziyorlar, acelem de olunca dikkat etmemişim. 


Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Loreal Hydra Genius Aloe Water'ın iki çeşidi var: normalden karmaya ciltler ve kuru ve hassas ciltler için. Bendeki, cilt tipime de uygun olan kuru ve hassas ciltler için olan çeşidi ve tüm yorumlarımı da bu çeşidin üzerinden yapacağımı hatırlatmak isterim. Bu nemlendirici, özel likit dokusu ile anında nemlendirme ve ferahlık sağlayacağını; aloe vera ve hyaluronik asit içeren formülü ile cildi yoğun bir şekilde nemlendireceğini ve 72 saat boyunca nemi cilde hapsedeceğini iddia ediyor. 



Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu
Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Loreal Hydra Genius Aloe Water; çok açık su yeşili renginde, ince yapılı, ciltte kolay dağılan bir nemlendirici... Losyon yapıdaki bu ürün, oldukça şık, pompalı bir şişede satılıyor. 1-2 pompa kadar losyon tüm yüze yetiyor. Uyguladıktan hemen sonra cilde hafif bir serinlik/ferahlık verdiğini ve cilt yüzeyinde yumuşacık ve pürüzsüz bir his bıraktığını da söylemeliyim. 70 ml ürün içeriyor ve açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var.



Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Benim bu ürünü nasıl kullandığıma gelirsek, hiç bir şekilde cevabını vereceğim. Ben sabah rutinimde, bu nemlendiriciyi 3-4 kez denedim ve bir grup influencerın "parfüm" olduğunu iddia ettikleri alkol kokusuna dayanamayarak kullanmayı bıraktım. O koku olmasaydı da, mevcut içeriğiyle zaten kullanmazdım. Serinin benim aradığım Hydra Fresh Genius Water toniğinin oldukça başarılı olduğunu biliyorum ve o toniğin içeriği de hiç fena değil. Hatta, Loreal'in son zamanlarda daha iyi içeriklere sahip ürünleri piyasaya çıkarmaya başladığını da memnuniyetle görüyorum. 


Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu'nun içeriğinin üçüncü sırasında silikon, beşinci sırasında alkol denat var. Kozmetik ürünlerindeki alkol çeşitleriyle ilgili burada ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Ürün içeriklerinin aktif maddeleri dediğimiz, içerik listesinin ilk beş maddesine silikon ve alkol denat eklerseniz, o ürün cildinizi pürüzsüz hissetmenizi sağlayacağı gibi aynı zamanda incecik yapılı ve kolay emilen şahane bir nemlendirici kullanmışsınızın sahte etkisini de yaratır. Zaten bu maddelerin amacı da bu! Malesef olayın aloe vera ve hyaluronik asitle pek de bir ilgisi yok. Aloe vera ve hyaluronik asit içeriğin 10. ve 11. sırasındalar ve üründe oran olarak daha azlar. Loreal Hydra Genius Aloe Water'daki koku maddeleri ise, içerik listesinin son sıralarında... Bu arada, bu nemlendiricinin paraben ve bht içermediğini eklemeliyim



Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Kuru ve hassas ciltler için piyasaya çıkarılmış fakat aktif madde olarak cildi kurutan ve yapısını bozan alkol denat içeren ürünleri; özellikle yaz aylarının başlangıcındayken ve cilt lekeleri için yılın en tehlikeli zamanına girerken şahsen kullanmıyorum



Loreal Nem Terapisi Aloe Vera Suyu

Bu ürünle ilgili bir inceleme yazısı yazmayı düşünmüyordum ama nedenini anlayamadığım şekilde aşırı övülür oldu. İçeriğiyle ilgili gerçek bilgiyi ise, sadece iki bloggerın yazdığını ve ya instagramda paylaştığını gördüm: @larcencielblog ve @bubenimpartim. Üstelik ürün birine pr gönderisi olarak gelmişti ve buna rağmen dürüstçe yazdı. Tabi ki, benim takip etmediğim ya da bilmediğim daha çok kişi yazmıştır. Zaten bizim görevimiz de bu! Her ürün hepimizde çalışmıyor belki ama bazı içerikler hepimizde aynı şeyi yapıyor! Ben yazarım, kullanıp kullanmamaya neticede siz karar verirsiniz. Fakat, şahane bir nemlendirici, cildimi yumuşacık yaptı, cildim neme doydu dersem; ne kadar inandırıcı olurum, buna yine siz karar verin. 
Hiç bir firmanın pr ürünü göndermediği bir blog yazarı olduğum için (çünkü içerik yazıyorum), belki bu derece rahatça yazabildiğim düşünülebilir. Fakat, aklıma hep Yalan Dünya dizisinde Tülay karakterinin "Zengin adam çirkin olur mu?" repliği geliyor. Bu mentaliteyle "Bedava ürün kötü olur mu?" sorusu aklımı kurcalıyor ve içimden bir gülme geliyor.
Sevgilerimle...

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gece

Merhaba...

Bir önceki yazımı okuyanlar için bu giriş bir tekrar olacak fakat, bu yazı dizisiyle ilk kez karşılaşanlar için yinelemek istedim. Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 


Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim, bir önceki yazımda gündüz cilt bakım rutinimden (burada) bahsetmiştim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


kuru ciltler için cilt bakımı

Haftanın beş günü hatta bazen altı günü işim gereği makyaj yapmak zorunda olduğum için, gece cilt bakımımın en önem verdiğim adımı makyajımı ve ardından cildimi temizleme adımı oluyor. Düzgünce temizlenmemiş bir cilde ne sürersem süreyim, ne yaparsam yapayım sağlıklı bir sonuç alamayacağıma inanıyorum.
Zamanında evde gereksizce misel su stokladığım için, bu stoğu eritmek adına ara ara makyajımın önce kabasını alıyorum. Fakat bunu yaparken, pamuğa ürünü döküp cildimin ve/ya gözlerimin üzerine yerleştirip biraz bekletip pamuğu alıyorum. Uzun süredir yüzümü asla pamukla çekiştirmiyorum. Çoğu zaman bu adımı atlayıp makyaj temizleme yağına geçiyorum, zaten elimdeki misel sular bittiğinde benim için pamuklar da tarih olacak gibi görünüyor.


kuru ciltler için cilt bakım rutini

Kış ve ilkbahar aylarında Alverde markasının organik makyaj temizleme yağını kullandım, bittiğinde de Thalia Natural Beauty Innonative makyaj temizleyicisine geçtim. Aslında Thalia Innonative pamukla yüzümüzü sildiğimiz temizleyicilerden ancak, yağ içerdiği için ben makyaj temizleme yağı olarak hala kullanıyorum ve memnunum. Temizleme yağını kuru ellerime döküp yine kuru cildime masaj yaparak uyguluyorum ve yaklaşık bir dakika içinde tüm makyajım maskaram dahil tamamen çözünmüş oluyor. Ben iki aşamalı temizleme yaptığım için, hemen arkasından temizleme jeli kısmına geçiyorum. Bu kış ve ilkbaharda Diadermine High Tolerance yüz temizleme jelini bitene kadar gece rutinimde de kullandım. Sonrasında elimdeki deneme boy ürünlere geçtim. Bu kış temizleme rutinimde, her ayın hepimizin yaşadığı ve hormonlarımızın alt üst olduğu belli günlerinde  Sebamed Clear Face Cleansing Foam yüz temizleme köpüğünü kullandım. Bu ürün aslında akneye meyilli ciltler için fakat ph değeri 5.5 olduğu için benim kupkuru cildimde hiç bir gerginlik oluşturmadı ve o dönemi de sorunsuz atlatmama yardım ettiğini düşünüyorum. Haftada iki gün cilt temizleme rutinime Clinique Pep-Start 2-in-1 Exfoliating Cleanser'ı ekledim, bu incecik tanecikleri olan bir peeling ve cildimi hiç yormadan, çizmeden temizledi.

Kuru ciltler için bakım

Cildimi tamamen temizleyip kuruladıktan sonra (ben yüzümü annemin benim için hazırladığı bezlerle kuruluyorum ve her kurulama sonrası bu bezleri değiştiriyorum) tonik olarak Dior Lotion Tendre Tonifiante kullandım. Toniği elime bir miktar döküp yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Ardından haftanın iki günü The Ordinary Granactive Retinoid %2 Emulsion ve/ya haftanın üç günü Caudalie Vinoperfect Concentrated Brightening Essence kullandım. Her iki ürünün de asit oranı oldukça düşük ve bana 5-6 damla yeterli geldi. Bu ürünleri de yine ellerimle tampon hareketler yaparak yüzüme uyguladım.
Bu adımın hemen ardından göz serumuma geçtim. Darphin Dark Circles Relief and De-Puffing Eye Serum'u göz çevreme nazikçe uyguladım. Ardından da yüz serumuma geçtim. Bu şekilde bir göz ürünü bir yüz ürünü olarak devam etmemin sebebi, aynı bölgeye üst üste uygulama yapmayarak cildimin ürünleri emmesine fırsat vermek... 


Kuru ciltler için bakım

Zeynuş'umun çok beğendiği ve bana da hediye ettiği Sephora Super Regenerating Oil-Serum'dan bir damlalık benim tüm yüzüme yetiyor ve tüm kış ve bahar boyunca çok memnun kalarak kullandım. Gerçekten cildime harika nem verdi ve yatıştırdı. Bu ürün sanırım artık satılmıyor, halbuki içeriği de güzeldi. Yüz serumumu uyguladıktan sonra Lavera Illuminating Eye Cream'i biraz yoğunca göz altlarıma uyguladım ve yüzük parmaklarımla masaj yaparak dağıtıp tamamen yedirmeye çalışmayarak maske gibi bıraktım. Bu şekilde göz altlarım kremi kendi kendine emiyor ve daha nemli bir sonuç elde ediyorum. Göz altları benimkiler gibi çöl kuruluğunda olanlara bu yöntemi denemelerini öneririm. 

Kuru ciltler için bakım

Nemlendirici seçimim kış ve ilkbahar boyunca Korres Wild Rose 24-Hour Moisturising&Brightening Cream oldu. Bu nemlendirici bana Zeynuşum ve Başak'cığımın doğum günü hediyesiydi ve Yunanistan'a gidip acilen yenisini almam gerek! Bu nemlendiriciyi yüzümle birlikte boynuma da uyguladım. Hızla emiliyor ve özellikle cildimdeki hassasiyetten kaynaklı kızarıklıklara çok iyi geldiğini şimdiden söylemeliyim. Cildimin aşırı kuru olduğu günlerde nemlendiricime Nip+Fab Dragon Blood Fix Hyaluronic Shot'tan yarım pompa karıştırdım, bu ürün nemlendiricinin etkisini bence gerçekten arttırıyor ama bir daha almam. Satıldığı yerden alışveriş yapmıyorum, çok da vazgeçilmez değil. Haftanın bir günü ise, tüm bu rutini es geçip yüzümü temizleyip tonikledikten sonra La Roche Posay Effaclar Duo(+) kullandım. Bu ürünü bittikçe almaya devam edeceğim çünkü, benim cildimde resmen mucizeler yaratıyor. Cilt altımda sivilce ya da yağ bezesi diyemeyeceğim ve dışarıdan asla belli olmayan, sadece dokunduğumda hissettiğim pütürler oluştuğunda Glamsight Ece'ciğim önermişti, o zamandan beri vazgeçemiyorum.
Son olarak, yatmadan hemen önce Nuxe kuru yağdan bir-iki pompa kadar yüzüme uyguladım. Lip balm olarak da, dudaklarımın durumuna göre Blistex Med-Plus ya da Lola Bomb Strawberry Daiguiri tercih ettim.

Kuru ciltler için bakım

Gece cilt bakım rutinim, gündüzden daha uzun ve daha aşamalı... Gece bakımımda antiageing etkiler alabilme ve cildimi yenileme-besleme amacıyla ilerlemeye çalışıyorum. Uzun vadeli olarak, bu cilt bakım rutini cildimde daha aydınlık ve daha sağlıklı bir görüntü elde etmeme yardım etti. Benim cildim aşırı kuru ve hassas olduğundan bakım aşamalarım size uzun gelmiş olabilir ancak, 30 yaş üstü çok kuru ciltli herkese önerebileceğim adımlar bunlar ve okuduğunuz kadar uzun sürmediğine emin olabilirsiniz. Tüm bu cilt bakım rutini 10 dakikamı almıyor bile! Yaz döneminde asit kullanmıyorum çünkü, asit kullanımı sırasında cilt daha da hassaslaşıyor ve güneş lekeleri konusunda daha riskli bir durumda oluyor. 

Kullandığım ürünlerle ilgili ayrıntılı yorumlarımı ve ürün içeriklerini tek tek sonraki yazılarımda paylaşacağım fakat, bu ürünleri kullanmak durumunda değilsiniz. Ben bu yazılarımda daha çok cilt bakımımdaki adımları paylaşmayı hedefledim. Hepimizin cildine iyi gelen ürünler farklı keza.
Sevgilerimle...

Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gündüz

Merhaba...

Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 

Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gündüz cilt bakım rutinimden, bir sonraki yazımda da gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


Kuru ciltler için cilt bakımı

Benim için gündüz yaptığım cilt bakımı, cildimi beslemekten çok korumaya yönelik bir rutinden oluşuyor. Dolayısıyla bu rutindeki asıl amacım cildimi nemlendirmek ve gün içerisinde dış etkilerden korumak... 
Hafta içi tam zamanlı çalıştığım için sabah 6'da kalkıyorum. Uyanır uyanmaz da hiç vakit kaybetmeden cilt bakımıma başlıyorum çünkü, kahvaltımı evde yaptığım için mümkün olduğunca hızlı olmam gerekiyor. 
Kış ve sonbahar aylarında sabahları yüzümü Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli ile yıkadım, o bitince de Nivea Creme Care yüz temizleme kremine geçtim. Bu iki temizleyici de oldukça nazik ürünler ve cildimi kurutmuyorlar. Özellikle Diadermine High Tolerance'ın içeriği şahane! Nivea için aynı şeyi söyleyemesem de, sabahları kullanmak için hiç fena değil. Yüzümü yıkadıktan sonra cildimdeki fazla suyu kurulayıp tonik olarak Miniso Green Tea Repairing Sprey kullandım. Bu yüz misti bence tam bir fiyat-performans ürünü ve yazısını yazmak için de sabırsızlanıyorum. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu kış ve ikbahar boyunca göz kremi olarak Lavera Illuminating Eye Cream kullandım. Bu kremi şu an sadece akşamları kullanıyorum ve hala bitmedi, kullandığım en bereketli göz kremi çıktı. 

Cildim çok kuru olduğu için, sanırım yaşımın da etkisiyle, bu sene gündüz bakım rutinimde de serum kullanma ihtiyacı hissettim. Beyond Himalaya Deep Moisture Serum-in-Oil serumu bir-bir buçuk pompa kadar alıp ellerimin arasında ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bu serumdan çok memnun olduğumu şimdiden söylemeliyim. Bu sene gündüz nemlendiricisi olarak sürekli aynı ürünü kullanmadım ya da kullanamadım da diyebilirim. Zaman zaman Zeynuş'un ya da Başak'ın verdikleri testerları kullandım, bir ay kadar La Roche Posay Toleriane kullandım, sonrasında da Thalia Argan Musk nemlendiricime geri döndüm. Thalia Natural her alışverişimde Argan Musk nemlendiricinin 3-4 testerını yolluyor ve ben bu testerları bir kaba doldurunca neredeyse 30ml tam boy krem elde ettim. Yoğun yapılı ve başarılı bulduğum temiz içerikli bir nemlendirici Thalia Argan Musk ve geçen yazdan bu yana ara ara da olsa severek kullanıyorum. Hangi nemlendiriciyi kullanırsam kullanayım değişmeyen tek şey olarak, Kiko Hydra Pro-Glow nemlendiriciyle karıştırdım. Kiko'nun bu ürünü cilde şahane bir parlaklık veriyor ve cildimdeki donuk görüntüyü düzeltiyor. Tabi ki, bu sadece kozmetik olarak bir düzeltme yoksa bir bakım yapıp cildimi canlandırdığını düşünmeyin. Elimin içinde karıştırdığım iki nemlendiriciyi yüzüme nazikçe masaj yaparak uyguladım. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Yaz-kış güneş koruyucuyu cilt bakımımdan eksik etmiyorum. Kış ve ilkbaharda tercih ettiğim güneş koruyucular Loreal Sublime Sun Cellular Protect Spf30 ve Kiko City Filter Sunscreen Spf 50 Primer oldu. Kiko City Filter'ın yazısını buradan okuyabilirsiniz, incecik yapılı bir makyaj bazı; fakat yazın kullanmanızı önermem çünkü çok fazla koku maddesi içeriyor. Yine Sublime Sun da bana göre yaz için yeterli değil. 
Son olarak, Lola Bomb Strawberry Daiguri lip balmı dudaklarıma sürüp gündüz cilt bakım rutinimi tamamladım.

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu yazı oldukça uzun ve bu rutin de çok çetrefilli görünebilir ama uygulaması yazmasından çok çok daha kısa sürüyor, hatta bence okumasından da. Sabah cilt bakım rutinim toplamda 5-6 dk zamanımı ancak çalıyordur fakat, bu sayede gün içinde hem cildim nemini kaybetmiyor hem güneşin zararlı etkilerinden ve serbest radikallerden korunuyor hem de makyajım çok iyi görünüyor.
Şunu her zaman hatırlatmak istiyorum; cildimiz en büyük organımızdır ve ona ihtiyacı olan bakımı yaparsak o da görevini daha iyi yapar ve yılların hasarından da hem daha geç etkilenir hem de daha sağlıklı olur. Dolayısıyla, kısa süreli seyahatlerim dahil olmak üzere, cilt bakımımdan taviz vermiyorum. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Sevgiler...