Lapitak Ayak Bakım Kremi

Merhaba...

Ayak bakımı, yapmaktan hiç üşenmediğim hatta keyif aldığım bir şey... Zaten çok kuru bir cildim olduğu için, özellikle topuklarım kuruyup çatlamaya ve sertleşmeye çok eğilimlidirler. Bugün bahsedeceğim Lapitak Ayak Bakım Kremi, sevgili İrem'ciğimin tavsiyesi ile satın aldığım ve şu aralar ikinci kutusuna geçtiğim bir ürün...

Lapitak ayak kremi

Bizim evin tam bir nemlendirici cenneti olduğu, tartışılmaz bir gerçek... Ayak bakım kremleri de günlük hayatımın bir parçası olduğundan, elimin altında her zaman bulunurlar. Lapitak, benim her gün genellikle yatmadan evvel kullandığım bir krem... Haftada bir yaptığım ayrıntılı ayak bakımımda çok daha yoğun ürünleri tercih ederken, Lapitak'ı günlük nem ve yumuşaklık ihtiyacımı karşılamak için kullanıyorum

Lapitak ayak kremi

Lapitak ayak kremi, gliserin ve allatoin içeriğiyle cildin yenilenmesine ve nemlenmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Cildin doğal nemini koruyarak, kurumuş ve hasar görmüş ayakları onarmayı vaadediyor. İçerdiği E vitamini sayesinde de tırnakların güçlenmesine yardımcı olacağını söylüyor.

Lapitak ayak kremi

Lapitak ayak kreminin içinde bulunan "allantoin" maddesi, kozmetik olarak genellikle karakafes bitkisinden elde ediliyor. Cilt rahatlatıcı ve iyileştirici etkileri olan, aslında tıbbi bir içerik... Şöyle söyleyebilirim; salyangozlar kendi kendilerini, salgılarındaki allantoin maddesi sayesinde yeniliyorlar. Salyangoz özü içeren tüm kozmetiklerde gördüğümüz bu madde, ciltteki hücre yenilenmesini sağlıyor ve cildi zarar görmekten de koruyor. Hassas ciltler için de, oldukça uygun...

Lapitak ayak kremi

Lapitak, uyguladığımda hızlı emiliyor. Günlük kullanımda bence, bir ayak kreminde bulunması gereken en önemli özelliklerden biri bu... Açıkçası, ayaklarımı yapış yapış bırakan ve zor emilen bir ayak kremini her gün kullanabileceğimi zannetmiyorum. Lapitak ayak kremi hem hızlı emiliyor hem ağır, yapışkan bir his bırakmıyor hem de oldukça başarılı nemlendiriyor. Düzenli kullanımda, topuk çatlaklarının ve sertleşmelerinin onarılmasını sağlamaya kesinlikle yardımcı oluyor ve oluşmalarını da önlüyor. Ben kremi uygulayıp hemen yatabiliyorum ya da gün içinde ihtiyaç hissedersem de (kutu üzerinde günde iki kez kullanılması öneriliyor) çoraplarımı giyinmek sorun olmuyor.

Lapitak ayak kremi

Lapitak ayak bakım kreminin yarı şeffaf diyebileceğim bir yapısı var; beyaza çalan renkte, katı bir jel kıvamında bir ürün. Parfüm içeren bu kremin kokusu hafif ve bence çok da güzel... 60 ml bir tüpte satılıyor ve açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. İçerik listesinde ikinci sırada olan gliserini, kremi uygularken hissedebiliyorsunuz. Yoğun diyebileceğim bir kıvamı olmasına rağmen, oldukça ince bir katman halinde uygulanabiliyor. Etil alkol ve paraben içermeyen Lapitak ayak kremini memnuniyetle kullanıyorum. Şu anda ikinci tüpümü kullandığım bu ürünü, bittikçe satın almaya devam edeceğim gibi görünüyor.

Lapitak ayak kremi

Lapitak ayak bakım kremini ve tüm Lapitak ürünlerini neredeyse tüm kozmetik marketlerde bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle...

Nivea Caring Shower Silk Mousse Banyo Köpüğü

Merhaba...

Köpük formdaki ürünleri gerçekten seviyorum ve eğlenceli buluyorum. Nivea'nın bir süre önce çıkarttığı banyo köpüğünü de pratik olabilir, düşüncesiyle satın almıştım. Bugün, Nivea Silk Mousse banyo köpüğünden bahsetmek istiyorum.

Nivea banyo köpüğü

Nivea Silk Mousse banyo köpüğünün bildiğim kadarıyla iki çeşidi var. Bendeki creme soft olanı ve ipeksi bir cilt vaadediyor, satın alırken kuru cildim için uygun alternatifin bu olacağını düşünmüştüm. Klasik deodorant ambalajındaki bu ürünü kullanmadan önce iyice çalkalamak gerekiyor. Şişeyi dik tutarak bir miktar köpüğü avucumuza sıkıp uygulamamız öneriliyor. Ürünü göz çevresinden uzak tutmak gerekiyor
Bu köpük beyaz renkli, kremsi ve yumuşacık yapıda bir ürün... Klasik Nivea kokusuna sahip ve ben o kokuyu çok seviyorum. Tek bir pompa ürünle neredeyse tüm vücudumu yıkayabiliyorum. Uygulama esnasında yumuşacık ve çok hoş bir his veriyor. Kolay durulanıyor ve cildimi kurutmuyor. Kullanımı gerçekten çok pratik ve duş süresini kısalttığını da söyleyebilirim.

Nivea banyo köpüğü

Nivea Caring Shower Silk Mousse banyo köpüğünün yapısı çok kremsi olduğu için, alıştığımız o gıcır gıcır temizlik hissini vermediğini söylemeliyim. Bu ürünün, cilt temizliği hedeflenen zamanlarda değil; hızlıca duş alınması gereken zamanlar için uygun olduğunu düşünüyorum. Son adımda da, kullanılabilir.

Nivea banyo köpüğü

Nivea banyo köpüğü benim için, duş rutinimin sürekli bir parçası olamasa da, seyahatlerimde valizime atacağım bir ürün... Valizde akma, dökülme endişesi yaşamadan ve pratik kullanımıyla tam bir seyahat dostu olduğunu düşünüyorum. Her gün duş alma ihtiyacı hissettiğimiz sıcak yaz günlerinde de tercih edilebilir.
200 ml, basınçlı şişede satılan Nivea Caring Shower Silk Mousse banyo köpüğü paraben içermiyor ancak, içerik listesinde SLS, PEG'ler ve son sırasında parfüm var. Cildin ph derecesi ile uyumlu olduğu belirtilmiş. Şişenin kapağı ise, oldukça sağlam kapanıyor.

Nivea banyo köpüğü

Yaz günleri için uygun olduğunu düşündüğüm, cildimi kurutmayan, eğlenceli ve pratik Nivea Caring Shower Silk Mousse banyo köpüğünü neredeyse her markette bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...


Mac Prep+Prime Fix+ (Fruity Juicy Koleksiyonu ve Klasik Versiyonu)

Merhaba...

Bugün, çok sevdiğim bir üründen, Mac Prep+Prime Fix+ 'dan bahsedeceğim. Senelerdir klasik versiyonunu bıkmadan kullandığım bu ürünün, Mac Fruity Juicy koleksiyonuyla hindistan cevizlisini çıkarınca; ambalajına da dayanamayarak satın aldım. Bu yazımda, Mac Fix+ 'dan bahsederken aynı zamanda hindistan cevizli versiyonuyla da kısaca karşılaştırmasını yapacağım.


Mac Fruity Juicy

Mac Fix+, senelerdir elimin altında bulundurduğum bir ürün... Cildimi ferahlatan, nem veren, makyajımı düzelten ürünler içerisinde ilk göz ağrım diyebilirim. Artık piyasaya çeşit çeşit yüz mistleri, termal sular vb çıksa da, ben kendisinden vazgeçemiyorum ve eski sıklıkta olmasa da kullanmaktan keyif alıyorum.


Mac Fruity Juicy

Mac Fix+, bilinenin aksine bir makyaj sabitleyici değil... İsmindeki "fix" kelimesi sabitlemek değil, düzenlemek anlamını taşıyor. Aslında, Mac'in Studio Fix pudrasının verdiği yapay ve kalın görüntüyü (cakey dediğimiz) düzeltmek için üretilmiş... 
Mac Fix+, cilt yenileyici ve makyaj bitirici bir mist olarak tanımlanıyor. Sabitlemek değil de, dediğim gibi pudralı görüntüyü almak ve makyajı daha doğal göstermek için kullanılıyor. Çoğu kişinin bu ürünü satın alıp hayal kırıklığına uğramalarının birincil sebebi de bence, Fix+ 'ın sabitleyici olduğunun zannedilmesi... Oysaki, sıradan bir yüz misti ya da termal su makyajınızı ne kadar sabitliyorsa; Mac Fix+ da o kadar sabitleyecektir.


Mac Fruity Juicy

Mac Fix+, içeriğindeki gliserin, salatalık, papatya, kamelya özleri, arginine ve kafein ile cilde nem ve canlılık vermeyi hedefliyor. Şeffaf bir yapısı var.
Ben, bu ürünü genellikle makyajımın üzerine hem pudralı görüntüyü alması hem de son adımda cildime nem vermesi için kullanıyorum. Nemlendiricimin altına tonik olarak da kullandığım oluyor ve nemlendiricimin etkisini arttırıyor. Cildim çok kuruduğunda ya da gerildiğinde rahatlamak amaçlı da kullanıyorum. Yine, makyaj altında kullanmak için de uygun bir ürün... 
Özel gün makyajlarımda, süngerimi Fix+ ile ıslattığımda da fondötenim cildime çok daha iyi oturuyor ve daha iyi duruyor. Bu ürünü, farları ıslak kullanmak istediğimizde, fırçalarımızı ıslatmak için de kullanabiliyoruz. Fakat ben, far ıslatmak için Fix+ kullanmayı kendi adıma, biraz müsriflik olarak görüyorum. 


Mac Fruity Juicy

Yaklaşık yarım kol boyum kadar uzaktan yüzüme bir kaç pompa sıkarak kullandığım Mac Fix+ 'ın farklı çeşitleri bir süre önce piyasaya çıkmıştı ancak, ben klasik versiyonundan vazgeçememiştim. Mac Fruity Juicy koleksiyonunu yakın zaman önce piyasaya çıkardığında, bu şahane ambalaja karşı koyamadım ve şişeyi atmayıp sürekli kullanırım düşüncesiyle (nasıl bahane ama) satın aldım. 


Mac Fruity Juicy

Mac Fruity Juicy koleksiyonuyla çıkan Fix+ hindistan cevizli ve yoğun nem vermeyi hedefliyor. Bence de, klasik versiyonundan tek farkı; bu çeşidinin biraz daha fazla nem vermesi ama arada dağlar denizler kadar fark var mı derseniz, bence yok. Çok hafif hindistan cevizi kokusu da alıyorum ama bu kokuyu çok dozunda ayarlamışlar, kokulu yüz mistlerini sevmeyenler bile kullanabilir, diye düşünüyorum. Hindistan cevizli çeşidinin makyajı bir tık daha fazla sabitlemeye yardımcı olduğunu da düşünüyorum ama bu konuda biraz ikilemde olduğumu da itiraf etmeliyim. Açıkçası, ben Mac Fix+ almaya devam edeceğim ancak, özellikle hindistan cevizlisini tercih edeceğimi zannetmiyorum. Klasik versiyonla arasında büyük farklar gözlemlemedim. Yukarıda saydığım içeriklerden başka, bu versiyonu tahmin edileceği gibi, hindistan cevizi içeriyor ve yeşil çay da içerik listesine eklenmiş. 


Mac Fruity Juicy

Bir çeşit PEG, parfüm (içerik listesinin sonlarında) içeren Mac Prep+Prime Fix+, 100 ml püskürtmeli bir şişede satılıyor. Ürünün 30 ml'lik seyahat boyu ve ayrıca başka aromalı çeşitleri de var. Mac Fruity Juicy koleksiyonu da hala satışta ve hindistan cevizlisini bu tatlı ambalajda satın alma şansınız da var. Ambalajı kilitlenebiliyor ve taşıma kolaylığı sağlıyor, oldukça da hafif... Ben seyahatlerimde de yanıma alıyorum, bu zamana kadar akma, dökülme sorunu yaşamadım. Ürün, paraben içermiyor.
Mac Prep+Prime Fix+ ve tüm Mac ürünlerini, Mac mağazalarından ve markanın online satış sitesinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

Merhaba...

Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.


Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp, kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.


Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?

Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla… 

Revlon Photoready Skinlights Likit Aydınlatıcı

Merhaba...

Bugün makyaj masamın en sevdiğim üyelerinden birinden, Revlon Photoready Skinlights likit aydınlatıcıyı anlatacağım. Aydınlatıcılar hayatımıza girdiğinden bu yana, çoğumuzun günlük makyajının bir parçası oldular. Strobing trendiyle birlikte de adeta altın çağlarını yaşamaya başladılar ve her marka bu akıma uyup çeşit çeşit aydınlatıcıyı piyasaya sürdü. Toz aydınlatıcıları, likit formda olanlar ve stickler de takip etti.

Revlon likit aydınlatıcı

Revlon Photoready Skinlights, yukarıda da söylediğim gibi likit formda bir aydınlatıcı... Bendeki rengi, 100 bare light... Şampanya rengi, çok doğal ışıltıları olan bir aydınlatıcı... Bu serinin bildiğim kadarıyla üç rengi var; biri daha pembe ve biri bronz. Fakat, ben ülkemizde sadece bendeki rengine rastladım. 

Revlon likit aydınlatıcı

Revlon Photoready Skinlights, benim günlük olarak en çok kullandığım aydınlatıcılardan biri... Açıkçası, bunca alternatif içerisinde favorim kesinlikle likit formdaki aydınlatıcılar... Çünkü, benim cildim çok kuru ve mat... Ben likit aydınlatıcıları, ten ürünümün altına baz olarak kullanıyorum ya da ten ürünümle karıştırıyorum. Böylece aydınlık ve sağlıklı bir görünüm elde ediyorum. 


Revlon likit aydınlatıcı

Revlon'un bu aydınlatıcısı, kararında ışıltısı ile günlük olarak bana istediğim sonucu veriyor. Hem baz olarak hem ten ürünümle karıştırdığımda abartıdan uzak bir ışıltı veriyor. Çok ince bir tabaka olarak uygularsam, tek başına bile tüm yüzümde kullanabiliyorum bu ürünü. Aynı zamanda, elmacık kemiklerimin üzerinde, alnımda, burun kemiğimde, kısacası yüzümün yüksek yerlerinde uygulamak için de çok uygun... 


Revlon likit aydınlatıcı

Fotoğrafta ışıltısı fark edilsin diye kalınca uyguladım. Ancak, ince bir tabaka olarak cilde oturduğunda varlığı bir ışık yansıması gibi kalıyor. 100 bare light rengi de, benim ten rengimle oldukça uyumlu olduğu için çok severek kullanıyorum. 


Revlon likit aydınlatıcı

Revlon Photoready Skinlights, benim cildimle iyi anlaştı. Birlikte kullandığım ten ürünleriyle güzel bütünleşti ve yapılarını çok fazla değiştirmedi. Bu açıdan da ürünü sevdim. Yapısı orta kıvamda, akışkan bir ürün değil; nemli bir süngerle uyguladığımda istediğim görüntüyü elde edebiliyorum.


Revlon likit aydınlatıcı

Revlon Photoready Skinlights 30ml bir tüp ambalajda satılıyor. Ambalajı oldukça sert ancak baş aşağı durduğu için ürün almada sıkıntı olmuyor. Ancak, dikkatli olmazsam gereğinden çok ürün geldiği olabiliyor. Her aydınlatıcı gibi, az miktarda kullanmak yettiği için de oldukça bereketli... Paraben içermiyor ancak silikon içeriyor. Fırsat bulursam, bir yurt dışı seyahatimde pembe tonlu olanına da bakmak istiyorum.

Sevgilerimle...

HC Care Micellar Cleansing Water

Merhaba...

Neredeyse her gün makyaj yapan biri olarak, makyaj temizliği ve bunun için kullandığım ürünlerin performansı benim için çok önemli... HC Care Micellar Cleansing Water, yüz ve makyaj temizleme suyu, bir süredir makyaj temizleme rutinime dahil ettiğim bir ürün...

HC Care misel su

HC Care misel su, yüzdeki kiri ve makyajı cildi yumuşak ve nemli bırakarak etkili ve nazik şekilde temizlemeyi hedefliyor. Yağlanmayı, gerginliği ve kuruluğu gidermeye yardımcı olmayı vaadediyor. Tüm cilt tipleri için uygun olan bu makyaj temizleme suyu; yüz, göz ve dudaklarda kullanmak için uygun bir formüle sahip...

HC Care misel su

Ben misel suları, makyajımın kabasını temizlemek ve makyaj yaparken olası hataları düzeltmek için kullanıyorum. Bu ürünlerden makyajımı tamamen temizlemelerini beklemiyorum ve mutlaka yüzümü bir temizleme jeli ile yıkıyorum. Son zamanlarda, eğer o gün saçımı yıkamayacaksam, yüzümle saçımın birleştiği yerlerdeki makyaj artıklarını iyice temizlemek için de misel sulardan yardım alıyorum ve sonuçtan çokça memnunum.

HC Care misel su

HC Care Micellar Cleansing Water, yüz ve makyaj temizleme suyunu, kare bir pamuğa dökerek yüz makyajımı temizliyorum. Göz makyajımı temizlemek içinse, disk şeklindeki pamuklara döküp, pamukları gözlerimin üzerinde 15 sn kadar beklettikten sonra, tek hamlede aşağıya doğru çekiyorum. Misel sular genellikle göz makyajımı temizlemede benim için yeterli olmazlar ancak, HC Care misel su bence bu konuda şaşırtıcı derecede başarılı. Benim üç kat maskaramı neredeyse tamamen temizleyebiliyor (tek seferde), yüzümü ardından yağlarla temizlerken gerçekten çok çok az kalıntı kalmış oluyor. Çoğu çift bazlı göz makyaj temizleyicisinden çok daha başarılı bulduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Hem yüz hem göz makyajını temizlemek için, tek başına yeterli bir ürün olduğunu düşünüyorum. Günlük kiri de gayet güzel temizliyor.

HC Care misel su

HC Care Micellar Cleansing Water; dikkatsizlik edip gözümün içine kaçırırsam, gözlerimi baya yakıyor. Ancak, bu durum göz makyajımı temizlerken değil, ürünü gözümün içine kaçırdığımda olan bir durum... Bu durumda bile, gözlerimde kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyet yapmıyor.

HC Care misel su

Cadı fındığı, B5 vitamini, meyan kökü ve hyaluronik asit içeren HC Care Micellar Cleansing Water; 300 ml, açık yeşil şeffaf bir şişede satılıyor. Şişenin kilitli kapağı kontrollü ürün almayı da kolaylaştırıyor. Bir çeşit PEG ve parfüm içeren bu misel suyun çok hafif, ferah bir kokusu var. Özellikle koklamazsam kokusunu almıyorum. Paraben içermeyen HC Care misel suyun açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var.

HC Care misel su

HC Care bir Türk markası, hayvanlar üzerinde test yapmıyor ve ürünlerinde hayvansal içerikli katkı maddeleri kullanmıyorlar. HC Care Micellar Cleansing Water, yüz ve makyaj temizleme suyunu ve tüm HC Care ürünlerini seçili eczanelerden ve markanın online satış sitesinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Maybelline One by One Volum' Express Maskara (Satin Black)

Merhaba...

Maybelline maskaralardan memnun olmayan var mıdır, bilmiyorum ama ben bugüne kadar kullandığım hiç bir maskaralarında henüz hayal kırıklığı yaşamadım. Bugün anlatacağım Maybelline One by One Volum' Express maskara da bir süredir kullandığım ve çok beğendiğim bir ürün...

Maybelline one by one

Benim kirpiklerim orta yoğunlukta, uzun ve sarılar... Dolayısıyla, maskaralardan beklentim kirpiklerimi belirginleştirmeleri ve hacim vermeleri... Maybelline One by One Volum' Express maskara da; tek tek ayrılmış, hacimli ve simsiyah kirpikler vaadediyor

Maybelline One by One

Maybelline One by One maskaranın plastik, tombul, konik biçimli uca doğru sivrilen bir fırçası var. Maskaranın fırçası sert değil, esnek yapısı sayesinde bence kullanımda rahatlık sağlıyor. Oldukça sık ve kısa kılları olan bu fırçayla anlaşmakta açıkçası hiç zorlanmadım.

Maybelline one by one maskara

Maybelline One by One Volum' Express maskaranın yapısı, açtığımilk günden beri ideal kıvamda, ne çok ıslak ne de çok kuru olarak kaldı. Bitene kadar yapısını koruyan maskaranın, bu özelliğini oldukça beğendiğimi söylemeliyim.
Maybelline One by One maskaranın bendeki çeşidi "satin black" ve gerçekten simsiyah bir sonuç veriyor. Kirpiklerimi gerçekten tek tek ayırıp; ilk katta hafif, ikinci kattaysa belirgin bir hacim veriyor. Ben maskarayı kullandığım süre içinde, gece makyajlarımda da tercih ettim ve üst üste uygulanabilir yapısı sayesinde aldığım sonuçtan memnun kaldım. Maskarayı uygularken en güzel sonucu, fırçayı kirpik diplerime oturtup zigzag hareketlerle kirpiklerimi tarayarak elde ettiğimi söylemeliyim. 

Maybelline one by one

Kullandığım diğer maskaralarla da iyi anlaşan Maybelline One by One maskara (çift maskara kullanmayı seviyorum) sayesinde, performansını pek sevmediğim maskaralarımı da kullanabildim. İlk katta baz olarak ya da ikinci katta uyguladığım One by One maskara, diğer maskaralarımın performansını da gerçekten iyileştirdi.


Gün içinde benim kirpiklerimde akma, bulaşma, dökülme yapmayan ve bence temizlenmesi de kolay olan Maybelline One by One Volum' Express maskaranın açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var ve düzenli kullanımda bu sürede bitiyor. Kirpiklerimde ağırlık yapmıyor. Bu maskara paraben içermiyor.

Maybelline one by one maskara

Nar çiçeği renginde bir tüpte satılan Maybelline One by One Volum' Express maskara 9,6 ml ürün içeriyor. Elimde çok fazla yedek maskaram olmasaydı, kesinlikle yeniden alacağım bir ürün olan bu maskaradan gerçekten çok memnun kaldım. One by One maskaraya Maybelline ürünleri satan her yerden ulaşabilirsiniz. 

Sevgilerimle...